RECEP ERÇİN

Döviz kurlarındaki hızlı yükseliş imalatçıları tedirgin etti. Cuma günü dolar kurunun rekor kırdığı saatlerde otomotiv editörleri ile sohbet toplantısında olan Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği’nin (TAYSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Albert Saydam, “Bizim bütün ülke olarak beklentimiz dengeli bir kur olması. Kurun iniş ve çıkışından daha çok tarif ettiğimiz beklentiyi sadece dengeli kelimesinde toparlayabiliriz.” dedi.

FİYAT GÜNCELLENİNCE MALİYET ARTACAK

“Şu anda hiç birimiz bir plan yapamıyoruz, bugün mü ödememizi yapalım yarın mı yapalım? Bugün ve yarın arasında kurda ne fark olacak?” diye soran Saydam, “Bu... çipten başlayarak alüminyum, çelik, plastik, kauçuk ve birçok ara mamulde ham maddede dışa bağımlıyız. Sadece satış fiyatımızda TL bazında bir artış olmuyor, ham madde giderlerimizde de aynı oranda artışlar oluyor. Az önce söylediğim gibi dengeli olması hepimizin beklentisi.” ifadelerini kullandı.

Bugüne kadar ödemelerde hiçbir zaman sorun yaşamadıklarını fakat fiyat güncellemelerinde sorun yaşadıklarını kaydeden TAYSAD Başkanı, “Fiyat güncellemesi dediğim çok basit bir anlamda bugün bile fiyatı güncellemediğinde bir ay evvelki kurla fiyatlar güncellendiğinde maliyetler ciddi anlamda artmış oluyor” bilgisini verdi.

2022 ÇOK DAHA ZOR OLACAK

Dünya otomotiv sanayinde bu sene 210 milyar dolarlık bir kayıptan bahsedildiği ancak şu anda bu tutarın 250 milyar dolara doğru gittiğini kaydeden Saydam, şunları söyledi:

  • Basit bir hesapla bizim de yaklaşık olarak 3 milyar dolarlık, 34 milyar dolarlık bir kaybımız var. Biz derken Türk otomotiv sanayi, tedarik ve ana sanayi dahil.
  • Doğal gaz yüzde 200 oranında arttı. Çelik yüzde 65 arttı. Bunun haricinde diğer plastik emtialarda artış var. Alüminyumda artış var. Bunun ötesinde, artışa rağmen temin edememek sorunları var.
  • Dünya otomotiv sektörünün genel ve hemfikir olduğu bir görüş; 'küresel olarak 2022 çok daha zor bir yıl olacak'.
  • Bugünkü durumumuz ne yazık ki pandeminin en yoğun yaşandığı duruma benzer. Üyelerimizde ciddi anlamda, ne yazık ki, kapasite kullanımında düşüklükler var. Bu, söylediğim gibi neredeyse pandemi dönemindeki olumsuz tabloyla eş değer bir duruma gelmiş vaziyette. İzinleri kullandırıyoruz. Kapasite kullanımımızda ciddi bir azalma var. Ama tekrar söylediğimiz gibi, bazı adımlar atılırsa, özellikle ihracatta bu kayıpların kapatılabileceğini tahmin ediyoruz.

TÜKETİM TOPLUMUNUN GELDİĞİ NOKTA BU....

“Dünyada bir yalınlaşma ve yeni bir yaklaşım gerekiyor. Özellikle Doğu Blokun yıkılmasından sonra tüketim toplumunun geldiği nokta bu. Kırıcı rekabet ve küreselleşme.. Ancak belki de şu anda tüm bu ihtiyaçlarımızı gözden geçirmemiz gerekiyor” mesajı veren TAYSAD Başkanı Saydam, TAYSAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Yakup Birinci'nin de yer aldığı toplantıda editörlerin sorularını da cevaplandırdı.

“Eğer doğru adımları atarsak Türk otomotiv tedarik sanayinin yine bir sıçrama gerçekleştirmesi mümkün. Peki, bu ihracat olarak ne demektir? Şu anda yaklaşık olarak 1111.5 milyar dolar gibi bir tutar. İki sene içinde bu tutar 15 milyar dolara çıkabilir. Bakın, 15 milyar dolara çıkarken şunun altını çizmek istiyorum, pazar büyümesini öngörmememize rağmen” ifadelerini kullanan Saydam, bu iddiasına ilişkin bir soru üzerine, “Araç üretemiyoruz, o zaman tedarik sanayinin ihracattan daha doğrusu uluslararası ticaret hacminden daha fazla pay alması lazım. Buna teknik olarak hazırız ama maliyetler ve finansal yapı olarak bazı soru işaretlerimiz var” diye konuştu.

İHRACAT ANLAYIŞIMIZ DEĞİŞEBİLİR

Türkiye’den mal satarak değil iflaslarda da söz hakkımız olabileceğini yani Avrupa'da iflas eden şirketleri satın alarak bir sıçrama yapabileceğini anlatan Saydam, şu örneği verdi: “Lehman Brothers’dan sonra o krizi atlatamayan bir Alman far üreticisi şu anda onun kapısında Almanya’da Türk bayrağı dalgalanıyor. İflas etmişti ama şu anda LED far üreticisi ODELO, Türkiye’de çok ciddi istihdam yaratıyor, hem de katma değer yaratıyor.

Biz halen ihracatı; ülkemiz sınırları içerisinde imal edip yurt dışında az önce bahsettiğimiz uzak coğrafyalarda satmak olarak algılıyoruz. Bu yaklaşımı da biraz değiştirmek lazım. Az önce ODELO örneğini sizlere vermiştim; Almanya’da bir şirketi satın aldı, satışı onun üzerinden yapıyor, kısmen belki Almanya’nın komşusu bir ülkeden üretim yapıyor ama ürün geliştirmeyi, tasarımı, kaliteli elemanların yaratmış olduğu değer şu anda Türkiye’de yapılmakta. Kapısının önünde Türk bayrağının olması bence ihracat diye düşünmek için yeterli olacaktır.”

Aydınlık