Diyarbakır’da milletvekili seçilen 30 yıla kadar hapsi istenen Saliha Aydeniz, milletvekili seçildiği için hakkındaki yargılamanın durdurulmasını istedi. Mahkeme, sanığın katılmış olduğu eylemlerin terör suçu olması nedeniyle Anayasa’nın 83. maddesine göre yargılamanın durdurulamayacağına karar verdi. Aydeniz’in Halk Sağlığı Komuta Merkezinde hemşireyken yaralanan iki teröristi Suriye’de yaralanmış sivil kişilermiş gibi 112 ambulansları sevk ederek tedavi ettirdiği ortaya çıktı. Aydeniz’in milletvekili seçilmeden önce KHK ile ihraç edildiği ortaya çıktı..

24 Haziran seçimlerinde milletvekili seçilen Saliha Aydeniz hakkında 21 ayrı terör eylemine katıldığı için "Silahlı terör örgütü üyesi olmak ve yönetmek" suçundan açılan dava 10. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Aydeniz'in avukatları milletvekilliği dokunulmazlığı nedeniyle hakkındaki yargılamanın durdurulması talebinde bulundu. Mahkeme, farklı tarihlerde işlenen 21 suçun seçimlerden önce işlendiğini, davanın da seçimlerden önce açıldığına dikkat çekti.

​MAHKEME OY BİRLİĞİ İLE REDDİNE KARAR VERDİ
Mahkeme, Saliha Aydeniz'in suçunun terör suçu olması nedeniyle Anayasa'nın 83/2. maddesinin yollanmasıyla Anayasa'nın 14. maddesi kapsamında kaldığını, yargılama devam ederken milletvekili seçildiği için hakkındaki yargılamanın durdurulması talebinin oy birliğiyle reddine karar verdi. 112 Halk Sağlığı Komuta Merkezinde hemşireyken yaralı teröristleri tedavi ettirdiği için devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğu gerekçesiyle KHK ile ihraç edilen Saliha Aydeniz'in memur kimliğini kullanarak yaralı teröristlerin tedavisi için telsiz anonsuyla devletin ambulansını teröristlerin tedavisine tahsis ettirdiği ortaya çıktı.



GÜNEYDOĞU'YA KUZEY KÜRDİSTAN PARÇASI NİTELEMESİ
Sabah'ın haberine göre iddianamede, Saliha Aydeniz'in, polisin ortam dinlemesi yaptığı sırada örgütsel toplantıya katılanlara PKK ideolojisine dair eğitimler verdiği ve "Merhaba arkadaşlar, size Özerkliğin sosyal boyutuyla ilgili hazırlamış olduğum sunumu aktaracağım. Kurultayda aldığımız önemli kararlardan biri 4 parça ayrı ayrı kendi içinde konferanslarını yapıp, ulusal kongreye gitme hedefiydi. Biz Kuzey Kürdistan parçası olarak (Doğu ve Güneydoğu'yu kastediyor) konferansımızı gerçekleştirdik. Aldığımız karar gereği önderliğin (Abdullah Öcalan'ı kastediyor) sağlığıyla ilgili bir heyet oluşturup, o heyetle İmralı adasına gidip onun sağlık durumunu yerinde incelemek, bununla ilgili de bir çalışma yapmaktı" dediği tespit edildi. Saliha Aydeniz'in ayrıca yaralı teröristlerin tedavi edilmelerine ön ayak olduğu belirlendi.

HASTA SEVKİ VAR DEDİ, YARALI TERÖRİST ÇIKTI
İddianamede, Tunceli 112 Acil Servisine trafik kazası olduğuna dair ihbar gittiği, ihbar yerine gidildiğinde ambulansın önünün teröristlerce kesilerek yaralı iki teröristin tedavilerinin yaptırıldığı, tıbbi malzemelere el konulduğu, ardından Mustafa Akan, Hanifi Yakup adlı 2 teröristin Diyarbakır'da özel bir hastanede tedavi edilmeleri için Saliha Aydeniz'in yardımcı olduğu belirtildi.

2 teröristin tedavisiyle ilgili Diyarbakır Halk Sağlığı Merkezinde görevli ambulans şoförü M.P ifadesinde, Saliha Aydeniz'in komuta merkezinde görevli olduğunu belirterek, "Telefonla kendisini aradım ve 'Bizi buraya hasta sevki için gönderdiniz. Burada kim oldukları belli olmayan yaralılar var. Neden böyle yapıyorsunuz' diye çıkıştım. O da bana, 'Olayı biliyoruz. Onlar Rojava'dan (Suriye'de yaralanan YPG'li teröristler) geliyorlar. Hemen Memorial Hastanesi'ne intikal ettirin" dedi.

BAYILMA ANONSU YAPTI GİTTİĞİMİZDE YARALI TERÖRİST ÇIKTI
Halk Sağlığı 1 No'lu İstasyonda görevli Ş.G ise yaralı teröristlerin tedavisiyle ilgili alınan ifadesinde, "112 komuta kontrol merkezinden bize bayılma vakası anonsu geldi. Bu anonsu da komuta merkezinde görevli Saliha Aydeniz yaptı. Ambulans'ta şoför M.P ile ben vardım. Olay yerine gittiğimizde siyah renkli Arap plakalı uzun bir araç geldi. Araçta durumları ağır 2 yaralı vardı. Saliha bize bayılma vakası olduğunu söylemişti. Adamları yaralı görünce şaşırdım. Şüphelenince hemen Saliha'yı aradım ve 'Bana bayılma vakası demiştin. Yaralı şahıslar var. Neden böyle bir şey yaptın' dedim. Telefonda tartıştık. Sonra şahısların Suriye'den geldiklerini, onların da bizim kardeşlerimiz olduğunu ve yardımcı olmamız gerektiği gibi şeyler söyledi ve yaralıları hastaneye götürmemizi söyledi.



YARALI TERÖRİSTLER İÇİN AMBULANS
Halk Sağlığı Diyarbakır 2 No'lu 112 İstasyonunda şoför olan H.D ise ifadesinde, "Komuta merkezimiz 'Telefonla görüşelim' dedi. Telsizde uzun konuşmalar yapılamadığından dolayı muhabereyi meşgul etmemek için telefonla sık sık komuta merkezimiz görüşür. 4110 No'lu ambulansımız, siyah renkli arkası vagon yabancı ve Türkiye'de kullanılmayan aracın arkasındaydı. Ben adamlara sinirlendim ve 'Sen o kadar yol getirmesini biliyorsun da, hastanenin yolunu mu bilmiyorsun, ben bunları almıyorum, bunlar normal bir vaka değil. Bu hastanın adı nedir?' diye sordum. İçlerinden biri 'Mohammad Hasan' dedi.

Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi 4. sınıf öğrencisi R.B ise ifadesinde, "HDP Milletvekili Nursel Aydoğan, sağlık meclisinde birlikte çalıştığımız Saliha Aydeniz'e Suriye'deki çatışmalarda yaralanan 2 kişinin Suriye koşullarında tedavi edilemediklerini ileterek Diyarbakır'a gönderileceklerini belirterek Sağlık Meclisi olarak ondan destek talebinde bulundu" dedi.

İKİ TERÖRİSTİ 112 GÖREVLİLERİ TEŞHİS ETTİ
Tunceli'nin Pülümür İlçesi Zage Mevkiine yaralı teröristlerin tedavisi için yönlendirilen 112 Acil'de görevli N.N.E, trafik kazası ihbarıyla gittiği yerde yaralı 2 teröristin tedavisi için kendilerini alıkoyan teröristleri fotoğraflarından teşhis etti. Bu kişilerin daha sonra Diyarbakır'a Saliha Aydeniz'in yönlendirmesiyle hastaneye sahte kimliklerle yatışı yapılan Mustafa Akan ve Muhammad Hasan oldukları parmak izi ve uzmanlık raporuyla tespit edildi. Pülümür Toplum Sağlığı Merkezi'nde görevli olan F.M ifadesinde, "Trafik kazası ihbarıyla gittiğimiz Zage'yi 1 kilometre geçtikten sonra ormanın içinden yola bir PKK'lı çıkıp bizi durdurdu. Yoldan uzaklaşıp ormana gittiğimizde 15 kişilik terörist grup vardı. Tümü silahlıydı. Yerde 2 yaralı vardı. Sorduğumda mayın patlaması diye cevap verdiler. Tedavilerini yaptık. Tedavi esnasında Tunceli 112'den bir ambulans daha geldi, 2 kişi olan PKK'lı şahıslardan birini biz, diğerini Tunceli'den gelen ekip tedavi etti" dedi.

SOSYAL MEDYADA ÖCALAN VE HENDEK PROPAGANDASI
İddianamede, sanığın sosyal medya hesabında, PKK terör örgütünün sözde öz yönetim ilanıyla çukur ve hendekler kazarak polis ve askerlere yönelik saldırılarını halkın sözde meşru direnişi gibi gösterdiği kaydedildi. Güvenlik kuvvetlerinin operasyonlarını katliam olarak nitelendirdiği, PKK'nın kadın yapılanması KJA'nın öncülüğünde "Önderliğime, toprağa, özgürlüğe sahip çıkıyorum" kampanyası başlatıldığına ilişkin terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan'ın fotoğraflarıyla paylaşımlar yaptığı belirtildi.

Sanığın görev yaptığı hastaneye getirilen teröristlerin tedavisine yardımcı olduğu, Tunceli'de yaralanan teröristleri bile Suriye'de yaralanmış gibi gösterip ambulanslarla tedavilerine ön ayak olup faaliyetlerindeki süreklilik ve yoğunluk dikkate alınarak üst sınırdan mahkûm edilmesi istendi. Duruşma ertelendi.

.