Eski Hava Kuvvetleri savcısı, emekli Hakim Albay Ahmet Zeki Üçok, dün tahliye edilen ve itiraz üzerine bugün yeniden yakalanan eski savcı Gültekin Avcı’nın ‘FETÖ’nün teorisyeni’ olduğunu söyledi. Avcı’nın tahliyesi gibi ‘hukuk adına utanç veren kararlar’ olduğunu belirten Üçok, ‘Bakanlıklar olsun, kamu kurumları olsun, buna benzer yerlerde mücadele tamamen durmuş vaziyette' dedi.

GAMZE ÇINLAR / Veryansın Tv

Emekli Hakim Albay Ahmet Zeki Üçok, dün tahliye edilen ve itiraz üzerine bugün tekrar gözaltına alınan FETÖ’nün kritik isimlerinden Gültekin Avcı’nın Ergenekon, Balyoz, İzmir Askeri Casusluk gibi kumpas davaları sürecindeki rolüne ve FETÖ ile mücadele konusunda alınan yanlış kararlara dikkat çekti.

Telefonla ulaştığımız Üçok, Veryansın Tv’nin sorularını yanıtladı.

Gültekin Avcı’nın tahliye haberine sosyal medyadan tepki gösterdiniz. ‘Tahliye eden hakimlere hakkımızı helal etmiyoruz’ dediniz. Bu kişinin örgütteki rolünü anlatabilir misiniz?

“Gültekin Avcı kendi savcı olduğu için, kumpas davalar döneminde FETÖ’cü hakim ve savcılara yol gösterdi. İzmir Casusluk davasında İzmir Adliyesi’ne gidip oradaki savcılarla beraber çalıştı. Balyoz, Ergenekon süreçlerinde her gece televizyonlara çıktı. Diyelim ki hukuki bir şey tartışılıyor, bizim bir talebimiz olmuş mahkemeden, Gültekin Avcı televizyonda çıkıp ‘Mahkeme reddedecektir’ benzeri şeyler söylüyor, sonra mahkeme de o talebi reddediyordu. Aynı zamanda İstanbul’a da gelip FETÖ’cü savcılara yol gösteren bir adam. Kendi savcılığından gelen üçkağıtçılıklarını FETÖ’cü savcı ve hakimlere aktaran biri. O yüzden FETÖ’nün teorisyeni.

‘BİR ÇOK KİŞİYİ BÖYLE SALDILAR’

Böylesine önemli bir adamın salıverilmesini şiddetle kınıyorum. Hep derler ya ‘garibanlar içeride’ falan diye. Bu gariban olmayanlardan biri işte. Daha önce de bir çok kişiyi böyle saldılar. Heyetlerin bu konularda gerekli hassasiyeti göstermediklerini düşünüyorum.

‘DİĞERLERİNİ TUTMAK İÇİN GEREKÇEN KALMIYOR’

Özellikle Ergenekon Balyoz vb davalarının hakim ve savcılarıyla ilgili yargılamalarda savcıların çok dikkatli olması lazım. Bu davalar hukuksuzlukların zirve yaptığı davalar. Hukuk adına utanç verici kararların alındığı davalar. Sen şimdi böylesine hukuksuzlukları yapan bir adamı salarsan diğerlerini tutmak için bir gerekçen kalmıyor. Hakim ve savcılarımızın gerekli özeni göstermediklerini görüyoruz.”

İzmir Casusluk davasında görev alan hakim ve savcıların yargılaması başladı iki gün önce Yargıtay’da… Kumpas hakimleri ve savcıları “görevi kötüye kullanmak” suçundan yargılanıyorlar. Sizce bu suçlama yerinde mi?

Mesela Askeri Yargıtay’ın FETÖ’cü üyeleri de, FETÖ’ye üye olmamakla birlikte Fetullah Gülen’e yardım’dan yargılanıyorlar. Yani en alt cezalardan iddianameler düzenlendi. Aynı şekilde İzmir Casusluk davasında da öyle. Bir tek bu konuda Bakırköy Savcılığı’nın iddianamesi var. Onun haricinde hakim ve savcılar hakkında açılan davaların yüzde 90’ı ‘FETÖ’ye üye olmamakla birlikte örgüte yardım ettikleri’ iddiasıyla açılıyor. Bu kişiler yüzlerce insanın hayatını kararttılar, hukuksuzluklar yaptılar, boşu boşuna hapiste tuttular. Mahkeme kararlarıyla tespit edilmiş, kesinleşmiş kararlar var. Buna rağmen göz göre göre niye tahliye ediyorsun. Bu alt sınırlardan mı vereceksiniz cezayı? Üzülüyoruz, inşallah bundan sonraki süreçlerde buna benzer hatalar olmaz.

‘FETÖ ile çözüm süreci’ mi geliyor? Bu iddialara ne dersiniz?

Özellikle sivil askeri yargıda, poliste yapılan bir takım mücadeleler var. O da son birkaç yıldır sadece ‘ankesör telefon’ üzerine dönen bir süreç oldu. Ama sivil bakanlıklar olsun, kamu kurumları olsun, buna benzer yerlerde mücadele tamamen durmuş vaziyette. Oralarda mücadele falan yok. Kamu kurum ve kuruluşlarındaki ortalamayı çıkardım, FETÖ’nün tespit edilme oranı yüzde 4. Böyle bir şey olur mu?

YÖK’TEKİ BİR FETÖ’CÜ BİR UZMAN ÇAVUŞTAN DAHA MI ÖNEMSİZ?

Her gün askerlere operasyon oluyor. İyi de YÖK’teki bir profesör bir uzman çavuştan daha mı önemsiz? Bunları bir değerlendirmek lazım. Hazine Müsteşarlığı’ndaki üst düzey FETÖ’cü bir bürokrat bence bugün askerlere yapılan operasyondan daha önemli bir mevkiide.

‘BÖYLE MÜCADELE Mİ OLUR?’

Mücadelenin çok ağırdan alındığını söylüyorum. Birkaç savcı, polis arkadaşımızın üzerinde yürüyen bir FETÖ mücadelesi var. FETÖ’nün uluslararası bir örgüt olduğunu söylüyoruz, CIA, MOSSAD destekliyor diyoruz ama ne mücadele veriyoruz bunlara karşı? İstanbul’da varsa 2030 savcı arkadaşımız, Ankara, İzmir’de toplasan 100150’yi geçmez. Askerlerden 1520 kişi belki vardır… Böyle mücadele mi olur? Topyekûn yapacaksın mücadeleyi. Siyasetinle, kamu kurum ve kuruluşlarınla, muhalefetinle… Biz her gün Fetullahçı Terör Örgütü’nün ne kadar büyük bir örgüt olduğunu anlatalım ama mücadeleye gelince 5001000 kişiyle bunu yapalım. Bu şekilde FETÖ ile mücadele edemezsin, etsen de başarılı olamazsın.”