Grevio'nun 2018'de hazırladığı İstanbul Sözleşmesi Raporu, Türk kadınının haklı mücadelesini ve özlemlerini Batının ideolojik çıkarlarına alet eden bir metin olarak dikkat çekiyor.


Sözde "Kadına şiddet ve aile içi şiddetle mücadele için imzalanan" İstanbul Sözleşmesi’nin uygulamasını izleyen Grevio raporunda detaylar ortaya çıktı. 

İstanbul Sözleşmesinin yürütme ve denetleme kurulu olarak bilinen Grevio isimli kurulun "15 Ekim 2018’de yayınlanan Türkiye Raporu"nda Türkiye'nin egemenlik haklarına müdahale sayılabilecek ifadeler görüldü.

İstanbul Sözleşmesi raporunun şok detaylarının içinde Türkiye'nin PKK ve FETÖ'ye karşı yapılan terörle haklı mücadelesinin çarpıtılmasından LGBTİ çağrısına kadar kadına şiddet ve aile içi şiddetle mücadelenin kapsamı dışında pek çok mesele var.

Raporda Türk kadınının haklı mücadelesini ve özlemlerini Batının ideolojik çıkarlarına bulayan çok sayıda detay var. 

İşte İstanbul Sözleşmesi raporundaki o şok detaylar:

TERÖRLE MÜCADELE KÜRT KADINLARINA ŞİDDETMİŞ

Grevio Raporu, bölücü terör örgütü PKK’ya karşı verilen terörle mücadele operasyonlarını karalıyor ve Kürt kadınlarının eşitsizlikler yaşadığını dile getirerek Türk askerinin insan hakları ihlalleri yaptığını iddia ediyor.

Raporda bölücü terör örgütünün zorla alı koyduğu kız çocukları ve kadınlar görmezden gelinirken asker ve polisin Kürt kadınlarına şiddet uyguladığı öne sürülüyor.

"Türkiye’nin güneydoğusundaki terörle mücadele operasyonları sırasında kamu ve askeriye tarafından gerçekleştirilen insan hakları ihlalleri iddiaları ışığında(17), GREVIO, etkilenen bölgelerdeki kadınlar için başta cinsel şiddet olmak üzere ve özellikle bu operasyonlar sonucunda gözaltına alınan veya tutuklanan kadınlar için artan şiddet riskinden endişe duymaktadır." (rapordan)

Sivillerin zarar görmemesi için her türlü fedakarlığı yapan kahraman Mehmetçiklerimize bu iddialar ile leke sürmeye çalışan Grevio raporu “Devletin düşmanı olarak görülen kadınlar veya bu kişilerle bağlantılı kadınlara (anne, eş, kız kardeş, kız evlat olsun) yönetilmiş şiddet dahil, her türlü durumda, yasadışı şiddete başvurmaktan imtina etmesi gerektiği prensibine bağlı kalmasını" (rapordan) tavsiye ediyor.

Türkiye'nin terörle mücadelesini her platformda yasa dışı ilan eden Batı merkezlerinin yasallık-yasadışılık ölçütlerine göre üstü kapalı ifadelerle "PKK'lılara dokunmayın" deniliyor.  

TÜRK ASKERİNİ VE POLİSİNİ TACİZCİ İLAN ETMİŞLER

Grevio raporunda Türk askeri ve polisi ise şu ifadelerle tacizci ilan ediliyor:

“Ayrıca GREVIO, hükümet kararı ile Türkiye’nin güneydoğusunda gerçekleştirilen askeri operasyonlar ve terörle mücadele operasyonlarında, kadınların taciz, cinsel şiddet ve tehditlere maruz kaldıkları ve tecavüz edilmiş ve/veya öldürülmüş çıplak kadın fotoğraflarının, emniyet güçleri tarafından sosyal medyada korkutma amacıyla paylaşıldığını iddia eden ürkütücü raporlara atıfta bulunur.” (rapordan)

"Ürkütücü raporlar" olarak atıf yapılan raporlarda ise Türkiye'nin tamamıyla insan hakları ihlalleri yaptığı bir haksız savaşta olduğu ve bu savaşı yani bölücü terör örgütü PKK'ya yönelik operasyonları derhal durdurması gerektiği vurgulanıyor. 

MİKRO ETNİSİTE VE CİNSEL KİMLİK ÜZERİNDEN AYRIŞTIRICI SİYASET

Raporda devletin bölücü terör örgütü PKK'nın kadın dernekleri ve lezbiyen dernekleri ile diyalog kurarak ortak hareket etmesi tavsiye ediliyor.

“GREVIO Kürt kadınlar gibi belirli etnik grupların mensubu olan kadınlar, kırsal kesimde yaşayan kadınlar, engelli kadınlar, lezbiyen kadınlar ve kayıtlarda bulunmayan göçmen kadınlar dahil göçmen ya da mülteci kadınlar gibi grupları temsil eden kadın örgütlerinin etkili şekilde sürece dahil edilmesinin, başarılı politikalar oluşturmada kilit bir rol üstleneceğinin altını çizer.” (rapordan) deniliyor.

FETÖ’CÜLERİN İHRACINA GREVİO TEPKİSİ

Grevio raporunda, devletin içerisine yerleşerek 15 Temmuz Darbe girişiminde bulunan FETÖ terör örgütü mensuplarının KHK ile ihracına da tepki gösteriliyor.

“GREVIO Türkiye’deki hakim olan mevcut durumun etkilediği alanları vurgulamıştır. Terörle mücadele tedbirleri, Güneydoğu Anadolu Bölgesindeki güvenlik operasyonları ve başarısız darbe girişimi sonrası kamu görevlilerinin toplu ihracıyla ortaya çıkan kamu görevlileri kaynağının boşalması gibi çeşitli faktörlerin, kadınların şiddetten uzak yaşama hakkının yerine getirilmesine uygun olmadığını ortaya koymaktadır.” (rapordan)

“Kamu hizmeti sektöründeki kaynakların boşaltılması gibi çeşitli faktörler, terörle mücadele önlemleri ve Türkiye’nin güneydoğusundaki güvenlik operasyonları kadınların şiddetten arınmış bir yaşama hakkının yerine getirilmesinde elverişli değildir.” (rapordan)

LGBTİ'LERE FON ÇAĞRISI

Türkiye’nin terörle mücadele operasyonları hakkındaki iddialarla yetinmeyen Grevio Raporu, LGBTİ’ler için sözde düzeltme ve fon çağrısında da bulunuyor.

"Türkiye’de lezbiyen, biseksüel ve trans kadınlar yüksek düzeyde önyargı ve ayrımcılıkla(23) karşılaşmakta, bu da onları zorla evlendirme ve “düzeltici tecavüz”(24) dahil çeşitli şiddet türlerine karşı kırılgan hale getirmektedir. Mağdurlar, destek hizmetleri ve konukevlerine erişimde de ayrımcılıkla karşı karşıya kalmaktadır(25). GREVIO’ya genel politikalarda LGBTİ bireylere karşı hoşgörüsüzlük ile mücadele veya özellikle kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddet ile mücadeleyi hedefleyen politikalarda bu konuları ele almak üzere yetkili makamlarca alınan tedbirler hakkında az bilgi ulaşmıştır." (rapordan) deniliyor.

“Söz konusu kadınları temsil eden kadın STK’ları destekleyerek, bu STK’lara fon sağlayarak veya yakın işbirliği içinde çalışarak bu kadınların bakış açılarının; kadına yönelik şiddetin önlenmesi ve kadına yönelik şiddetle mücadele amaçlı politikaların tasarım, uygulama, izleme ve değerlendirilmesine dahil edilmesi” (rapordan) başlığıyla PKK’nın kadın yapılanmalarına ve Taksim’de tepki çeken pankartları taşıyan feminist örgütlere Türkiye’nin fon sağlaması gerektiği savunuluyor.

İlgili Makale: Emperyalizmin Dayatması: İstanbul Sözleşmesi