Kemal Kılıçdaroğlu'nun Amerikan angajmanıyla hareket ederek Rusya ile daha şimdiden 'düşman' olacağının işaretini vermesi, Türkiye'nin başına pek çok belalar açma potansiyeli taşıyor. Muharrem İnce'ye yönelik kumpasın ana aktörleri CIA ve FETÖ'yü perdelemek için Rusya iddiasına sarılan Kılıçdaroğlu 14 Mayıs'ta iktidara gelirse Türk dış politikasında ne olur? İşte maddelerden sadece birkaçı...

Muhalefet koalisyonunun cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, 14 Mayıs seçimlerinde ipi göğüslediği takdirde ABD'nin taşeronu olarak Türkiye'yi Rusya ile karşı karşıya getireceğini şimdiden ilan etti. 

Muharrem İnce hakkında sürdürülen karalama kampanyasında tüm işaretler ABD ve Avrupa'da konuşlu CIA aparatı Fetullahçı teröristleri gösterirken Kılıçdaroğlu, Pensilvanya'yı perdelemek için Rusya'yı suçladı. 

Yayınladığı şu tuhaf mesajda Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin yıllardır hassas biçimde sürdürmeye çalıştığı denge politikasını yerlebir edeceğinin sinyalini verdi:

"Sevgili Rus Dostlarımız. Dün bu ülkede ortaya saçılan montajlar, kumpaslar, Deep Fake içerikler, kasetlerin arkasında siz varsınız. Eğer 15 Mayıs sonrası dostluğumuzun devamını istiyorsanız, elinizi Türk'ün devletinden çekin. Biz hâlâ işbirlikten ve dostluktan yanayız."

Kılıçdaroğlu'nun bahsettiği 'montaj' kayıtlar ve 'kumpasların' bizzat muhatabı olan Muharrem İnce ise Rusya'yı değil Fetullahçı teröristlerle onlara destek veren istihbarat örgütlerini suçluyor. CHP Lideri'nin ise yıllardır Fetullahçı örgüte 'FETÖ' demekten bile imtina ettiği biliniyor. 

Henüz seçilmeden dış politikada Amerikan angajmanıyla hareket edeceğini açıkça ilan eden Kılıçdaroğlu, pazar günü ipi göğüslediği takdirde bölgesel ve küresel siyasette birtakım komplikasyonlara yol açacak. Bunlardan bazıları şöyle:

KILIÇDAROĞLU SEÇİLDİĞİ TAKDİRDE...

  • Küresel gıda krizi endişelerini sonlandıran tahıl anlaşması bir daha gündeme gelmemek üzere rafa kaldırılır.
  • UkraynaRusya savaşında Türkiye'nin sürdürmeye çalıştığı denge siyaseti son bulur. Ankara arabuluculuk yolunda güvenilir bir aktör olmaktan çıkarak taraf haline dönüşür.
  • ABDAvrupa destekli Ukrayna'ya Rusya'nın nükleer bombalı saldırıda bulunması halinde yaşanması muhtemel Üçüncü Dünya Savaşı'ndan Türkiye'yi hariç tutmak oldukça güçleşir. 
  • Beyaz Saray'dan (Joe Biden yönetiminden) bağımsız adım atamayan Kılıçdaroğlu, Türk ordusunu Amerikan provokasyonuyla Rusya ile savaşmaya zorlayabilir.
  • ABD ve NATO savaş gemilerinin Rusya'ya karşı Karadeniz'e açılma isteği kabul edilir. 
  • Türkiye'nin Rusya'dan ucuz doğalgazpetrol satın alma imkanı ortadan kalkar. Karadeniz gazı, mevcut altyapı imkanları ve kuyu sayısı bakımından ihtiyacın hepsini karşılamayacağı için Türk halkı enerjiyi daha pahalı satın almaya mecbur kalır.
  • Trakya'da kurulması planlanan gaz dağıtım merkezi projesi sonlanır. 

  • Kuzey Akım 1 ve 2'yi denizin altında bombalatıp Almanya'nın elini kolunu bağlayan Joe Biden yönetimi bu kez TürkAkım ve Mavi Akım'ın tahrip edilmesi 'işlerine' yönelebilir.
  • Türk işadamlarını onlarca milyar dolarlık müteahhitlik projelerinden çeken Rusya, aynı zamanda Türkiye'den gıda ürünü satın alımına son verebilir.
  • Ülke ekonomisinin bacasız fabrikası turizm, Kılıçdaroğlu yönetiminin Amerikan odaklı yaklaşımı nedeniyle büyük darbe yer. 2015'teki uçak krizi sonrasında olduğu gibi Rusya'dan Türkiye'ye gelen turist sayısı dip seviyeyi görür. 
  • Yine Joe Biden yönetiminin talimatıyla Türkiye'nin Rusya ile dış ticareti pek çok kalemde sonlanır.
  • Bu esnada Kılıçdaroğlu meşhur KHK'lı sözünü tutarak devleti yeniden FETÖ'cü teröristlere teslim etmeye çalışacağı için devlette iç savaş başgösterir. 
  • Emperyal sömürüye karşı Türkiye'nin Afrika'da desteklediği ülkelere yardımlar ABD'nin talimatı gereği kesilir. 
  • CHP yönetimi kardeş Azerbaycan'ı değil Ermenistan'ı desteklediği için BaküAnkara hattında büyük kırılmalar yaşanır.