Rize Barosu'nun davetlisi olarak kente gelen Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu, bir otelde basın toplantısı düzenledi. Türkiye'nin çözülemeyecek sorunu olmadığını ifade eden Feyzioğlu "Konuşarak, anlaşarak, birbirine sövmeden, birbirini anlama kararlılığı ile yürürsek her sorunu çözebilir. Biz tribüne çıkıp herkese bağıranlardan değiliz. Biz değerlendirir, konuşur, düşünüp tutsunlar diye öğütler veririz. Bunları vermeden önce halktan öğüt alırız" dedi.

TBB olarak her zaman Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin tarafında olduklarını anlatan Feyzioğlu, şunları dedi:

"Vatandaşının gözyaşını kendi derdi bilen, evlatlarının geleceğini önemseyen, önce insan diyen, bağımsız yargı diyen bir yapının her zaman yanındayız. 81 milyonu kucaklayabilmek için adalet paydasında buluşmak zorundayız. Yargıyı gelin birlikte güvenilir kılalım ve Türkiye'nin gündemindeki her soruşturmayı, her davayı birbirimizin tribünden, birbirimizin gözünü oyma vesilesi yapmaktan kurtaralım. Türkiye çok ağır bir travmadan geçiyor. Bunu atlatmak üzereyiz. Milli birlik ile atlatıyoruz. Yüzde, 10 20 30 50 ile değil, yüzde yüz ile atlatıyoruz. Başaracağız. Türkiye'yi iç savaşa sürüklemek isteyen hain FETÖ'cüleri ve bu hainlerle el ele vermiş hain PKK'lıları ve onların tetikçisi hain DHKPC'lileri, her türlü terör örgütünü Allah'ın izni ile kahredeceğiz, ama yüzde 100 birlikte yapacağız. Bunu yapabilmemiz için 81 milyonu adalet paydasında hamaset ile değil, adaletle kucaklamamız lazım. Bunun için yargıyı güvenilir kılmamız gerekiyor."

Olağanüstü dönemin geçtiğini, yargının güvenilir hale gelmesi, her türlü sistemin konuşulması gerektiğini ifade eden Feyzioğlu, "Bugünkü sistem ile zordur. Çünkü, elin devlet adamı çıkar benim cumhurbaşkanıma, benim içişleri, adalet bakanıma haddini bilmeden posta koymaya kalkar. Birileri burada sevinebilir. Biz buna sevinenlerden olmayız. Bizim cumhurbaşkanımıza, bakanımıza yurt dışından bir saldırı varsa, 'O devletimize saldırıdır' deriz. Arkasında kenetleniriz. Fakat buna malzeme veren sistemi değiştirmeliyiz. Bunu bire bir Sayın Cumhurbaşkanımıza anlatmaya, eğer hazırlarsa hazır olduğumu söylüyorum." dedi.

'DEVLET AYRI, HÜKÜMET AYRIDIR'

Türkiye'de 1725 ve 15 Temmuz sürecinde, kritik bir süreç olduğu dönemlerde her zaman dik durduklarını anlatan Feyzioğlu, şöyle konuştu:

"İyi hukukçu yetiştirmemiz lazım. İyi hukukçularımız olmazsa, başarılı olamayız. Adalet Bakanı, Yargıtay ve YÖK Başkanı ile çok yakın bir çalışma içerisindeyiz. İnşallah, hukuk eğitim öğretiminin kalitesini artıracak, mezunların ölçülük derecesini sağlayacak bir sınav sisteminin de içerisinde bulunduğu, yargı reformunun içinde milletimize armağan edilecektir. Sayın bakanımız ile yakın ilişki içerisindeyiz. Son sözüm; devlet ayrıdır, hükümet ayrıdır. Hükümeti eleştirdiğimizde devlete laf söylediğimiz anlaşılmasın. Devleti koruduğumuzda, bir siyasi partiyi koruduğumuz muamelesi yapılmasın. Biz, siyasi partilerin üstünde Türkiye Cumhuriyeti'ne hukukun tarafı olmaya, ne kadar ateş altında olsak da devam edeceğiz."

AF UYARISI: PKK'NIN EN BÜYÜK GELİRİ UYUŞTURUCUDUR

MHP'nin gündeme getirdiği af tasarısı ile ilgili bir soru üzerine değerlendirmelerde bulunan Feyzioğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın enine boyuna düşünülerek konuşulması gerektiğini yönünde yaptığı açıklamayı hatırlattı. Feyzioğlu, "Bu düşünce doğrudur. İki ucu keskin bıçaktır. Bir şey çıkarırsının, kimin yararlanacağı bilinmez. Daha önce kamuoyunda Rahşan affı ve 1974 affından çıkanlar, iki yıl içerisinde çok can yakarak içeri çıktı. Düzenlemeyi gördük ki; önümüze getirilen düzenlemede uyuşturucu satıcılarının da bir şekilde yararlandığı görülüyordu. PKK'nın en büyük geliri uyuşturucudur. Dünyanın en büyük uyuşturucu ticaretini yapan kartellerinden birisidir. Avrupalıların, Amerikalıların baş tacı ettiği, demokrasi şampiyonu ettiği alçak teröristler aynı zamanda zehir tüccarlarıdır. Bir elleri yağda, bir elleri balda yaşarlar. PKK, insanları ideoloji diye ikna edip dağlara ölüme götürüyor. Kendileri ise uyuşturucu paraları ile lüks içinde yaşıyor. Öyle Kandil'de dağda yaşadığı görüntülere bakmayın. Onlar birtakım sözde gazetecilerin çıkıp, 'Vay efendim. Zorluk içerisinde yaşıyormuş' diye romantik röportajlarıdır. Onların hiçbiri mağaralarda yaşamaz. Hain örgütün yöneticileri lüks içinde yaşarlar. Bunu da uyuşturucu parası ile yaparlar" diye konuştu.

Hukukçuların gelişmeleri her yönü ile düşünmesi gerektiğini söyleyen Feyzioğlu, "Bir taş attığında nereye isabet edeceğini bilmek zorundayız. Türkiye'yi yönetenlere, talip olanlara doğru bildiğimizi söylemeye çalışıyoruz. Söylediklerimizin yüzde yüz doğru olduğunu iddia etmiyoruz. Doğru olduğuna inandığımız için söylüyoruz" şeklinde konuştu.