15 Temmuz'daki darbe girişimiyle kanlı yüzünü gösteren Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 17 ve 25 Aralık darbe girişiminin ardından 7 yıl geçti. FETÖ'nün emniyet ve yargıdaki militanları tarafından darbe girişiminin hedefi Başkan Erdoğan'ın şahsında Türk milletiydi. Türkiye, 17 Aralık 2013 sabahı İstanbul merkezli operasyonlarla güne uyandı. FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in talimatıyla 2 aşamada gerçekleştirilecek olan hain girişim, örgütün adliye ve emniyetteki militanlarınca gerçekleştirildi. 17-25 Aralık darbe girişiminin yargı ayağında, Zekeriya Öz, Fikret Seçen, Celal Kara, Mehmet Yüzgeç, Muammer Akkaş gibi savcılar bulunurken, emniyet ayağını ise, Nazmi Ardıç, Yakup Saygılı, Ömer Köse gibi Ergenekon, Balyoz, Şike gibi kumpas soruşturmalarına imza dönemin polis müdürlerinden oluşturdu.

BAŞROLDE ZEKERİYA ÖZ VAR
17 Aralık'taki ilk operasyon, Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'ndan, kamuoyunun yakından tanıdığı savcı Zekeriya Öz koordinesinde gerçekleştirildi. 2007'de başlanan Ergenekon soruşturmasının savcısı olarak ünlenen Öz, özel yetkileri alınıp kaçakçılık ve narkotik suçlardan sorumlu İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili olarak görevlendirilmişti.

YÖNLENDİREN FİKRET SEÇEN'Dİ
Operasyonun medyayla ilişkileri ve yönlendirme işini yürüten de, yine eski Ergenekon savcılarından, dönemin başsavcı vekili Fikret Seçen'di. Yolsuzluk iddiasıyla yürütülen soruşturmaları, Öz'ün talimatıyla narkotik suçlar bürosu savcısı Celal Kara ile memur suçları savcısı Mehmet Yüzgeç yürütüyordu. Kara ve Yüzgeç'in başlattığı eş zamanlı operasyonlar aslında 3 ayrı soruşturma dosyasıydı. "Rıza Sarraf grubu", "Fatih Belediyesi" ve "TOKİ grubu" olarak yürüttükleri dosyaları, paket yapıp 17 Aralık sabahı topyekûn bir saldırıya geçmişlerdi.

FETÖ'NÜN YARGI VE EMNİYET AYAĞI
FETÖ'cü savcıların talimatıyla İstanbul Emniyet Müdürlüğü, organize ve mali suçlarla mücadele şubelerinde kadrolaşmış FETÖ'cü polisler, 17 Aralık'ta 300 polisle yapılan ilk baskınlarda 89 kişiyi gözaltına aldı. Bunların arasında İçişleri Bakanı Muammer Güler'in oğlu Barış Güler, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan'ın oğlu Salih Kaan Çağlayan, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar'ın oğlu Abdullah Oğuz Bayraktar, Halk Bankası Genel Müdürü Süleyman Aslan, Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir ile iş adamları Rıza Sarraf ve Ali Ağaoğlu da vardı. Türkiye'yi sarsan operasyonlardan dönemin Başsavcısı Turan Çolakkadı'nın haberi yoktu. Soruşturma dosyaları FETÖ'cü savcılar tarafından son ana kadar üstlerinden bile gizli tutuldu. Örgütün sinsi ve karanlık planları, ileriki günlerde tamamen açığa çıktı.

MİLİTAN HAKİMLER İŞ BAŞINDA
Başsavcıya bilgi vermeyen, aylarca dosyayı UYAP'a yüklemeden sinsice hazırlık yapan özel ekip, işini her açıdan sağlama almıştı. Operasyon için kullanılacak nöbetçi hakimler önceden planlanmıştı. 16 Aralık Pazartesi günü gözaltı kararlarını imzalayan nöbetçi hâkim Cemil Gedikli idi. Aralık ve Ocak ayı nöbet çizelgesi de operasyon takvimine ayarlanmıştı. Nöbet çizelgesindeki hakimler, Ergenekon ve Balyoz gibi davalarda tutuklamalarıyla ünlü hakimlerdi.

ÖRGÜT ÜYESİ OLMAYANLARA SÖYLENMEDİ
17 Aralık sabahı şok etkisi yapan ilk dalga da örgüt üyesi olmayan polis müdürlerine söylenmedi. Engel olacakları bilindiği için şube müdürü ve sorumlu il emniyet müdür yardımcısına söylenmeyen kumpas, istihbarat şubeden sadece FETÖ'cü komiser ve polislere haber verildi. FETÖ'cü emniyet müdürlerinin üst makamdan onay almadan operasyona soyunması üzerine "adli kolluk yönetmeliği"ni değiştirmek için düğmeye basıldı. Emniyet ve jandarma birimlerinin gizli soruşturmalarda üslerine haber vermesini zorunlu kılan değişiklik Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. 3 saatte değiştirilen yönetmelik ile Kara'nın kumpası bozulmuş oldu.

HAİN EMELLERİ SUYA DÜŞTÜ
Örgüt açısından kusursuz görünen darbe planı, hükümetin İstanbul Emniyeti'ndeki çok sayıda müdür ve polisi görevden almasıyla suya düştü. 17 Aralık kumpasının hemen ardından harekete geçen Emniyet Genel Müdürlüğü, ilk iş olarak kumpasa imza atan Terörle Mücadele Müdürü Ömer Köse, Organize Şube Müdürü Nazmi Ardıç, Mali Şube Müdürü Yakup Saygılı, Asayiş Şube Müdürü Ertan Erçıktı ve Kaçakçılık Şube Müdürü Tuğrul Turhan'ı görevden aldı. Bu polis şeflerinin yerlerine yeni görevlendirmeler yapıldı.

Görevden alınan polis şefleri yakın tarihteki Ergenekon, Balyoz, Şike, Askeri Casusluk gibi soruşturmalarda da aktif rol almış isimlerdi. Zamanla hepsinin FETÖ ile bağlantıları ortaya çıkan emniyet müdürleri ilerleyen günlerde tutuklanarak yargılanmaya başlanacaktı.

ÖZ, EMNİYET'E GELİP TEHDİT ETTİ
19 Aralık günü operasyonu bildiği halde göz yumduğu ileri sürülen İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın merkez valiliğine atandı. Aynı gün İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne baskın yapan Zekeriya Öz, bizzat emniyete gelerek görevlilere, şüphelilere yöneltilecek soruları değiştirmemeleri, aksi halde kelepçelenerek tutuklanacaklarını söyleyerek gözdağı verdi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 21 Aralık'ta Ordu'da yaptığı konuşmada "Devlette paralel bir yapı olmaz. İninize gireceğiz, didik didik edeceğiz" dedi. Erdoğan, meydanlarda her fırsatta operasyonun ABD'de yaşayan Fetullah Gülen'in talimatıyla, ona bağlı yargı ve emniyet görevlilerince yapıldığını anlatarak, bu darbe girişimine boyun eğmeyecekleri mesajını verdi.

KARA, İTİRAF ETTİ
Zekeriya Öz'le birlikte polislere 17 Aralık'ın talimatını veren Celal kara, yine Öz'le birlikte Gürcistan sınır kapısından kaçmadan önce 25 Ocak 2015 tarihinde Cumhuriyet gazetesinin o dönemki genel yayın yönetmeni Can Dündar'a bir röportaj vermiş ve "1 Numara Erdoğan'dı" diyerek, 17 Aralık operasyonlarının amacının Erdoğan'ı devirmek olduğunu itiraf etmişti.