Işın Toymaz yazdı...

Onlar bizim hayatımıza tam 25 yıl önce yani 1995’te girdiler. Ne mi olmuştu?

Irkçı saldırılar, neonazi kundaklamaların yankılarının sürdüğü yıllardı. İşte o dönemde “Cartel 1 Numara” ile Türk müzik dünyasına zirveden giriş yaptılar. Kliplerinde Sollingen ve Mölln ırkçı katliamlarına yer verdiler.

Bugün başarılı birçok Türkçe rap şarkı söyleyen grubun önünü açtılar.

Cartel 1995 yılında “Cartel 1 Numara” adlı şarkısıyla Türk müzik dünyasına zirveden giriş yapmıştı. Türkiye’de büyük başarı gösteren Almanya kökenli grup platin ödülün de sahibi olmuştu

Çalışmalarını Berlin’de sürdüren, Cartel’in belki de en popüler grup üyelerinden Erci E.  ise salgın dönemde “Kolonya” adlı single çalışmasıyla sevenlerinin karşısına yeniden çıktı.

Avrupa ile Türkiye’den beslenmiş müzik birikimlerinin son yıllardaki şarkılarında  en net şekliyle ortaya çıktığını gözlemliyoruz.

Türkiye’de Türkçe rap’ın kapısını aralayan kült müzik grubu Cartel’in solistlerinden Erci E., RBB radyo istasyonu bünyesindeki Fritz kanalında müzikseverlere program hazırlayıp sunuyor. Ünlü rapçi, son şarkılarıyla çok daha bağımsız, özgür ve kaygısız çalışmalara imza atıyor. Nitekim, korona günlerinde “Kolonya” adlı single’ını da YouTube kanalında sevenleriyle buluşturdu.

Single’a çekilecek video klipte gençlerin danslarına da yer vermek için çağrıda bulunan Erci E. ile Kolonya‘yı, salgını, yeni dönem Türkçe rap müziği ve kendi çalışmalarını konuştuk:

2009.jpg

“ÇOK TIKLANMA ÖLÇÜ DEĞİL”

Kolonya’nın hikayesi nedir? Alıştığımız Cartel ritimlerinden farklı bir tarzla hazırlamışsınız. Kolonya da onlardan biri mi?

ERCİ E. – Salgın belirsiz günleri de  beraberinde getirdi. İzole yaşam şekli önceden tanımadığımız bir histi. Konserlere programlara koşma telaşı yok oldu. İşte o dönem Kolonya ortaya çıktı. ‘Neler oluyor, nasıl olacak dünyada neler değişecek?’ düşünceleri oluştu.

12.png

Evet Cartel ritimlerinden farklı oldu Kolonya. İnsanlar istiyor ki, kişi alıştıkları durumda kalsın. Kendimi müzisyen olarak görüyorum. Avrupa’daki yaşantının getirdiği kulak dolgunluğu artı Türkiye ritimlerini sentezlemeyi seviyorum. Uç noktaları bir araya getiren şarkılar beni heyecanlandırıyor. Sonuçta Cartel, 25 yıl önce çıktı. Onun güzelliğini de taşıyoruz. Bakarsınız içimden gelir benzer şarkılar da yaparım. Ama 25 yıl sonra artık trendlere bakmıyorum. İçimden geldiği gibi müzik yapıyorum. Çok tıklanma ölçü değil, gerçek müziği, saf şarkıları seviyorum.

“TÜRKİYE FELAKETLERE ALIŞIK, ALMANYA DEĞİL”

Kolonya ile hijyen ve sosyal mesafe mesajından çok hayatlarımızla ilgili bir arınmaya, dönüşüme dikkat çektiğinizi söyleyebilir miyiz?

ERCİ E. – Almanya’da her şey belli bir düzen ve disiplin içinde işliyor. Koronada her şey birden durdu, değişti. Kolonya ise nazik bir şekilde hijyen sağlamak için kullanılıyor bizim geleneğimizde. Kolonya sadece arınma değil, temizlenme, yeni düşüncelere müsaade etme. Yeninin bir başlangıcı. İyisiyle kötüsüyle. Eskiyi bırakabilme gücü, eskiye tutunmayı bırakmayı simgeliyor. Almanya ise  son savaştan sonra hiçbir dram yaşamayan bir ülke. Ne deprem ne Çernobil… Türkiye ise alışıktı felaketlere. Depremler, OHAL, darbe girişimleri, terör olayları. Bu dönemde her şeyi sıfırlayıp yeniden başlamak gerekiyor. Yeni umutlar, yeni şans. Tabii ki ekonomideki sıkıntılar ve daha birçok konu var can sıkan. Ancak para, pul, mal, mülk, şan şöhret değil, daha önemli şeylere odaklanmayı gerektiriyor.

“TÜRKİYE’DE RAP DAHA DA ÖZGÜRLEŞTİ”

Tarzınızdaki dikkat çekici değişimi nasıl açıklıyorsunuz? Hayata bakış açınızın değişmesi müziğinize nasıl yansıyor?

ERCİ E. – Almanya eski Başbakanı Gerhard Schröder’in bir sözü var. Gençlikte daha idealist oluyorsunuz olgunlaştıkça mümkün olanın peşine düşüyorsunuz. Artık kimseye kalkıp da “Almanya’da yaşıyoruz sokaklar kan” diye şarkı söyleyemem. Bilgi artık her yere büyük bir hızla ulaşıyor. Türkiye’deki insana bunu tarif etmek gerekmiyor. Ortak felsefeyle ilerlemek gerekiyor. O zamanlar internet bile doğru dürüst yoktu düşünün. Artık yaralarımıza merhem olan başka boyutta şarkılar var.

3005.jpg

– Cartel Türkçe rap dünyasını nasıl etkiledi?

ERCİ E. – Türkçe rap aldı başını gitti. Cartel’den bu yana Almanya’da da Türkçe şarkı söyleyen gençler olduğu ortaya çıktı. Karşılıklı “birbirini fark etme” başladı. Müzikal anlamda iletişim arttı. Türkçe rapte teknolojik ilerlemeler de var. Türkiye’de daha rahat bir rap ortamı mevcut. Ezhel, Kamufle, Ceza çok güzel şarkılar yapıyorlar. Daha özgürler. Katı sınırlar eskiden lazımdı. Ama şimdi onların hepsi kalktı.

“ŞİMDİ KONUŞMA ZAMANI”

Cartel kurulduğunda Almanya’da Türklerin evini ırkçılar kundaklıyordu. Siz de Mölln ve Solingen katliamlarına yer veren klipler çektiniz. Aradan 25 yıl geçti ve ırkçı terör hortladı. Almanya’da yaşayan Türkiye kökenli bir şarkıcı olarak ülkede tırmanan ırkçı şiddet size neler düşündürüyor?

ERCİ E. – Almanya’daki tırmanan ırkçılık ve sağ popülist partilerin çıkması çok şaşırtıcı değil. 11 Eylül saldırılarından itibaren dünyada Müslümanlara karşı bir korku ortaya çıktı. Cüppeli, sakallı tipler Müslümanları temsil eder hale geldi. Konulara hâkim olmayanlar için korku resmi bu. Ayrıca burada yaşayan Türklerin Türkiye’deki iktidara hayranlık duymasından rahatsız oluyorlar. Burada özgürlükçü ve demokratik bir ülkede yaşarken Türkiye’deki iktidara destek vermeleri de Almanları endişelendiriyor. IŞİD saldırıları korkuları tetikledi. AfD gibi sağ popülist partiler de bu korkuları çok iyi kullandı. Aşırı sol da korkularını dillendirenlere bir çırpıda “nazi” damgasını yapıştırınca kutuplaşma iyice yayıldı. Diğer taraftan mülteci akını korkuttu.  Korkularını dile getirenleri dışlarsan sağ partilere oy vermeye başlıyor. Bu insanları kazanıp anlatmak gerekiyordu. Toplum ciddi şekilde kutuplaştı. Son dönemde uyum, yabancı düşmanlığı gibi konulardan uzak durdum son yıllarda. Belki inancımı da kaybetmiş olabilirim. Belki “konuşmak lazım” diye bir şarkı olabilir. Neden olmasın.

PETER MAFFAY ETKİSİ

Almanya’nın efsanevi rock şarkıcısı Peter Maffay, dünyanın birçok ülkesindeki sanatçılarla birlikte çalıştığı ‘‘Begegnungen’’ adlı albümünde 1998 yılında Türkiye’yi temsilen sizlerle yani Cartel’le çalıştı. Maffay ile albümde ‘‘Maffay’la Cartel’’ adlı şarkıyı seslendirdiniz. Alman rock yıldızı ile şarkı söylemek, turneye çıkmak müzik hayatınızı nasıl biçimlendirdi?

ERCİ E. – Çok etkili ve başarılı, unutulmaz bir turneydi. Kendi kültürümüzü temsil edebildik. İsrail, Amerika, Asya’dan gruplar vardı. Peter Maffay tüm gruplara eşit şekilde saygı gösterdi. Dünya müzikleri buluştu. Bir ay boyunca turnedeydik. Konserlerin sonunda 1,5 saat de kendi şarkılarını çaldı. Bizim şarkıda da nakaratı bizimle Türkçe söyledi. Orada edindiğimiz tecrübe çok önemliydi ve büyüktü. Çok şey aldık bu ortak çalışmadan. Gruplarla çok güzel dostluklar kurduk.

Cartel, Türkiye’de büyük bir başarı göstererek platin ödülü de aldı. Herkesin merak ettiği soruyu bir kez de ben buradan aktarıyorum: Cartel üçüncü kez bir araya gelir mi?

ERCİ E. – Hiç sanmıyorum. Ama keşke olsa. En azından nostaljik olarak bir araya gelip tek bir şarkı yapmayı çok isterim.

41.png

ROL MODELLERİ İYİ SEÇMEK GEREKİYOR

– Buradaki rapçi gençlerimizi nasıl gözlemliyorsunuz?

ERCİ E. – Ne yazık ki trend değişti. Gündeme girmiyorlar, kimseyi rahatsız etmek istemiyorlar, politik söylemleri yok. “Benim arabam, kadınlar benim gibi” şarkılar. O tarz rap dolaşıyor ortada. Almanya’daki raplerde ego, şiddet ve güç üzerine gidiliyor. Trend öyle. Gençler meşhur olmak istiyorlar hem de süratle. Daha 13 yaşındaki çocuklar tutulan şarkıcıları örnek alıyorlar. ‘Onlar böyle meşhur oldularsa ben de benzer konuları işlersem meşhur olurum’  düşüncesine kapılıyorlar. Benim de en çok kaçtığım konu bu.  Oysa müzik o kadar çok olanaklar sunuyor ki, istersen sazla da kanunla da rap yapabilirsin. Türk gençlerine gelince. Sunulanlara bakmak lazım. Alman piyasasında “gangsta” tarzı müziklere bakıp örnek alabiliyorlar. Sunulan rol modellere çok dikkat etmek gerekiyor.

Berlin’de gençleri ve çocukları müzik alanında çalıştırıyorsunuz, tiyatro pedagogu olarak da eğitiyorsunuz. Rap’e merak salan  Almanyalı gençlere başarı yolunda vereceğiniz bir reçete var mı?

ERCİ E. – Bu işin reçetesi yok tabii. Ancak şunu kesinlikle söyleyebilirim: Kendilerini bulsunlar kendileri olsunlar, sağlam dursunlar. En az yetenek kadar karakter çok önemli. Dünyaya, hayata karşı duyarlı olsunlar. Duruşları olsun. Bunlar unutuluyor. Ancak böyle değil işte. Tek formül, sorgulamayı bırakmamak. Hayatın göründüğünden çok daha büyük bir şey olduğunu fark etsinler. Öğrensinler, öğrensinler… İçlerindeki çocuğu korusunlar ve “Her şeyi biliyorum” havasına kapılmasınlar.

– Klibinize dans videoları göndermeleri için gençlere çağrınızı isterseniz bir kez daha yineleyelim. Nasıl videolar ve hangi adrese göndersinler?

ERCİ E. – Çok keyifli, neşeli  videolar gelmeye başladı. Montajlara da başladık kısmen. Avustralya’dan bile dans videoları geliyor. Kimse çekinmesin, göndersin. Daha bir buçuk hafta daha var. İsteyenler şu eposta adresime gönderebilirler.  erciekolonya@gmail.de

IŞIN TOYMAZ – BERLİN


Artı49.com