Son dönemde gündem olan Z kuşağı tartışılmaya devam ediyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın YouTube’deki YSK programını dislike’ye boğması ve “Oy moy yok” kampanyasıyla siyasetin gündemine taşınan 2000 yılı sonrası doğumlu gençlerin seçimlerin kaderini belirleyeceği belirtiliyor. Muhalefet, bu açıdan Z kuşağının oyunu almak için kolları sıvadığı görülüyor.

Öte yandan her dönem güçlü olanın yanında olmasıyla bilinen Sabah gazetesi yazarı Engin Ardıç, ‘Z kuşağı’ değerlendirmesi yaptığı yazısında, “Bunlar üç yıl sonra oy verecekler. Her beş seçmenden biri bunlardan olacakmış. Yedi milyon kişi kadar oldukları hesaplanıyor. Belirgin bir siyasi görüşleri yok. Çoğu “apolitik”… Gezi olaylarının vandallık ve çapulculuktan ileri gidememesi de bunun göstergesidir. “Toplumsal” değil “bireysel” insanlar. Bencillik düzeyinde. Aileleriyle aralarında uçurum var. Çalışmadan, kısa yoldan para kazanmak da en büyük arzuları. İçlerinde “mal ergen” tabir edilenlerin oranı hayli yüksek” ifadelerini kullandı.

‘BAĞIMLILAR’

Engin Ardıç, şöyle devam etti:

“Bu bağımlılık “toksikomani” gibidir, sigaradan da uyuşturucudan da daha derindir. (Kaldı ki bu kuşakta uyuşturucu kullanımı daha önce görülmemiş boyutlara ulaşmıştır.) Çoğu cahildir.

Bilgileri bilgisayarda karşılarına çıkan çoğu zırva ve yalan yanlış “site malumatıyla” sınırlıdır.
Özgüvenleri de “tavan” yapmış, küstahlık, saldırganlık, pervasızlık, şımarıklık ve arsızlık boyutlarına ulaşmıştır. Bilgisayar ve “sosyal medya” da hayatlarının olmazsa olmaz bir parçasıdır tabii…
Günde altı saatten fazla geçiriyorlar bilgisayarda. Bunların cep telefonlarını ellerinden alsan, ölürler.
Sosyal medyadan kessen intihara kalkışanlar çıkabilir. Bunların oyları nasıl alınır? Bol bol “bedava megabayt” dağıtmak tek çıkar yol gibi!”