Cumhuriyet ve Sözcü, manşetinden Kaftancıoğlu’nun cezalarını gizledi. CHP’ye yakın yazarlar hakaretlere değinmedi, terörden ceza verildiğini yazdı. Yargıtay bu yöndeki cezalarını bozmuştu.

Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu hakkında 3 ayrı suçtan verilen 4 yıl 11 aylık hapis cezasını onadı. Kararın ilamının ardından CHP İstanbul İl Başkanlığı önünde toplanan CHP’liler, karara tepki gösterdi. Burada konuşma yapan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, kararı “zulüm” olarak yorumladı. Kılıçdaroğlu’nun Kaftancıoğlu’nun hakaretlerine hiç değinmemesi ise dikkat çekti. CHP lideri konuşmasında şunları söyledi:

“Bu ülkeye edilen zulme son vereceğiz hep birlikte. Doğusu batısı, kuzeyi güneyi, vicdanı olan her vatandaşla beraber yol yürüyeceğiz. Türkiye'yi zulümden ve zalimden kurtaracağız. Yönetenlere, yönetene, Erdoğan'a sesleniyorum; Erdoğan sen ikiyüzlüsün. Sen fırsatçısın. Sen bir zorba ve manipülatörsün. Ama zulmün, küstahlığın artık son buluyor.”

KAFTANCIOĞLU’NUN SİCİLİ

Yargıtay, Kaftancıoğlu’na Cumhurbaşkanına alenen hakaret, kamu görevlisine alenen hakaret ve Türkiye Cumhuriyeti Devletini alenen aşağılamak suçlarından verilen cezayı onadı. Öte yandan Silahlı terör örgütü propagandası yapmak ve halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etmek suçlarından verilen cezalar ise bozuldu.

Kaftancıoğlu’nun onanan suçlarının dışında geçmişinde pek çok vukuat bulunuyor. Kaftancıoğlu’nun sicilinde öne çıkan bazı tutumlar:

1- Devlete “seri katil” dedi.

2- Sosyal medyada sözde Ermeni soykırımını ima ettiği paylaşım yaptı.

3- Mustafa Kemal’in askerleriyiz sloganını reddetti,

4-ABD merkezli Foreign Policy dergisi tarafından övüldü.

5- Time dergisinin “Muhalefetin dişli kurmay başkanı” dediği kişi.

6- LGBT teşvikçiliği yaptı.

7-Cumhurbaşkanına alenen hakaret etti.

8- PKK’nın partisi BDP’yle CHP’nin aynı yolda olduğunu söyledi.

9-Kobane bölgesine yönelik harekata karşı çıkarak bölücüleri korudu.

10- Hrand Dink’in katledilmesi sonrası FETÖ’yü perdeledi ‘devlet katil’ dedi.

‘YARGILANMAMASI SÖZ KONUSU OLAMAZ’

AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili ve TBMM Anayasa Komisyonu Başkanvekili Ali Özkaya, Yargıtay'ın Canan Kaftancıoğlu kararına ilişkin, "Ceza Kanunu gereğince suç olan bir konu kim işlerse işlesin suçtur. CHP il başkanı diye soruşturulamaz, yargılanamaz diye bir şey söz konusu olamaz. Yargıtay, terör örgütünü ve teröristleri övme şeklindeki beyanlara da beraat kararı vermiş. Çok ciddi şekilde Canan Kaftancıoğlu lehine özgürlükçü yorum yapmış" dedi.

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu'na, sosyal medya paylaşımları nedeniyle "kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret", "Türkiye Cumhuriyeti Devletini alenen aşağılamak" ve "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlarından verilen 4 yıl 11 ay 20 gün hapis cezası Yargıtay 3. Ceza Dairesi tarafından onanmıştı. Kaftancıoğlu'na, "PKK/KCK silahlı terör örgütü propagandası yapmak" suçundan verilen 1 yıl 6 ay hapis ile "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etmek" suçundan verilen 2 yıl 8 hapis cezaları ise daire tarafından bozuldu. Yargıtay'ın kararını Aydınlık’a değerlendiren AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili ve TBMM Anayasa Komisyonu Başkanvekili Ali Özkaya, "Ceza Kanunu gereğince suç olan bir konu kim işlerse işlesin suçtur. CHP İl Başkanı diye soruşturulamaz, yargılanamaz diye bir şey söz konusu olamaz" şeklinde konuştu.

'SUÇ İŞLEYEN...'

Atılan tivitlerin daha önce gündem konusu olup olmaması şeklindeki tartışmaları hatırlatan Özkaya, "Önde gelen siyasi partilerin il başkanı olunca ister istemez hepimizin her hal ve tavrı gündeme geliyor. Bugün belki sosyal medyada milyonlarca suç teşkil eden husus vardır. Bunlar belirlendiği zaman takip edilebiliyor. Tek tek hepsini takip etmek pek mümkün değil. Belki geç olur ama suç işlenmişse 'Hayır bu suç yargılanamaz' demek mümkün değil. Hatta Yargıtay genişletici yorum yapmış. Terör örgütünü ve teröristleri övme şeklindeki beyanlara da beraat kararı vermiş. Canan Kaftancıoğlu lehine özgürlükçü yorum yapmış. Suç suçtur. Kim işlerse işlesin sonucuna katlanır. 'Nasıl olur da Canan Kaftancıoğlu yargılanır?' demek hukuk devletini tanımayan kabile zihniyeti mantığı davranışıdır" ifadelerini kullandı.

'KÜFÜR CEZALANDIRILIR'

Avukat Zeynep Küçük de Yargıtay'ın verdiği kararı şöyle değerlendirdi:

"Yargıtay kararını cezalar açısından yeterli görüyorum. Son derece doğru hatta eksik olduğunu düşünüyorum. Çünkü Canan Kaftancıoğlu'nun attığı tivitlerin halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçunu oluşturduğu kanaatindeyim. Kim kime bu şekilde küfrederse cezalandırılmalıdır ve cezalandırılır. Canan Kaftancıoğlu'nun 'Ben bunları fikirlerimi açıklama özgürlüğü kapsamında söyledim' şeklindeki savunması bence sadece toplumu tahrik etmeye yönelik bir açıklamadır. Çünkü orada fikir beyanı yok sövme var. Sen eğer devlete 'katil' dersen devleti aşağılamış olursun. Cumhurbaşkanına bu şekilde tivit atarsan ona hakaret etmiş olursun. Cumhurbaşkanı ya da herhangi bir şahıs, kimseye yapamazsın bunu. Yargının da bunun cezasını vermesi beklenir."

CEZA HUKUKSUZMUŞ!

Yargıtay kararının ardından Kaftancıoğlu için destek açıklamaları geldi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, “İl Başkanımız Canan Kaftancıoğlu İstanbul’daki değişimi birlikte adımladığımız yol arkadaşımdır.  Bu kararı siyasi buluyor ve kınıyorum. Başkanımızın yanındayım. Destek için yanına gidiyorum.” derken Gelecek Partisi lideri Ahmet Davutoğlu da “Siyasete göz dağı vererek, seçim sürecini etkilemek isteyenleri uyarıyorum: 90’ların yargıyı araçsallaştıran vesayetçi anlayışı ile iktidarda kalamazsınız. Ayarını bozduğunuz kantar, gün gelir sizi de tartar!” ifadelerini kullandı.

DEVA Partisi lideri Ali Babacan, “Nereden gelirse gelsin, haksızlığa boyun eğmeyiz. CHP İstanbul İl Başkanı Sayın Canan Kaftancıoğlu’na verilen cezanın hedefinde demokratik siyaset olduğunu bilecek kadar deneyimliyiz. Bu adaletsizlikten hep beraber kurtulacağız.” şeklinde destek verdiği Kaftancıoğlu için Saadet Partisi lideri Temel Karamollaoğlu ise “Hakkında verilen haksız ve hukuksuz kararın ardından Canan Kaftancıoğlu’nu arayarak geçmiş olsun dileklerimi ilettim. Hiç kimse endişeye kapılmasın, umutsuzluğa düşmesin! Siyasi kararların odağı haline gelen yargı kurumunu yeniden ayağa kaldıracağız.” dedi.

Öte yandan Cumhuriyet ve Sözcü gazeteleri de manşetten yayınladıkları haberlerde Kaftancıoğlu’nun cezalarını gizledi. Cumhuriyet gazetesi haberi “Ceza değil seçim adımı” başlığıyla verdi. CHP Parti Meclisi  üyesi Hakkı Süha Okay’ın ‘il başkanlığına engel değil’ açıklamasına rağmen Sözcü gazetesi manşetten siyasi yasak getirildiğini iddia etti.

Karar gazetesi yazarı Akif Beki ise yazısında karara neden olan hakaretlere değinmezken Kaftancıoğlu’nun terör suçu işlemediğine vurgu yaptı. Halbuki Yargıtay, terör örgütü propagandası yapmak suçundan cezasını bozduğunu açıklamıştı.

İYİ PARTİ, HDP VE FETÖ’DEN DESTEK

İyi Parti’den yapılan açıklamada Yargıtay’ın kararının yargıya olan güveni sarstığını iddia edildi, Hukuku ve adalet duygusunun zedelemesini kabul edilemeyeceği belirtildi.

HDP Meclis Grup Başkanvekili Saruhan Oluç ise “İktidar demokratik siyaset alanını yargı eliyle dizayn etmeye devam ediyor. Canan Kaftancıoğlu hakkında verilen bu karar hukuki değil siyasidir. Bütün baskı ve hukuksuzluklara rağmen adalet mücadelesinden vazgeçmeyeceğiz.” sözleriyle Kaftancıoğlu’na destek verdi. HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş da "Bu karar yargının değil siyasal erkin verdiği bir karardır" diyerek sahip çıktı. Öte yandan terör hükümlüsü eski HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş'ın eşi Başak Demirtaş da, Kaftancıoğlu'na destek mesajı paylaştı. Demirtaş, "Siyasi yollarla yenemedikleri herkesi, siyaset ve hukuk dışı yollarla yenmeye çalışıyorlar. Bunu başarıp başaramayacakları bizlere bağlı. İnanıyorum ki başaramayacaklar! Seninleyim Canan." dedi.

FETÖ’nün Tr724 haber sitesinde yazan Alper Ender Fırat da “Adaleti Makbule Teyze için de Kaftancıoğlu için de Akın İpek için de, Osman Kavala ya da Mustafa Ünal için de yani herkes için istemedikçe hiçbir mahalle bu zalim düzenin dayağından kurtulamayacak.” ifadelerini kullandı.

Öte yandan Almanya’nın Avrupa’dan Sorumlu Devlet Bakanı, Yeşiller Partisi üyesi Anna Lührmann ile Avrupa Parlamentosu milletvekilli, İspanya Sosyalist İşçi Partisi üyesi Nacho Sánchez Amor da Kaftancıoğlu’na verilen cezaya tepki gösterdi, suçun ifade özgürlüğü kapsamında olması gerektiğini savundular.

EMNİYETTEN UZUN'A TEPKİ

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’na "Halide Edip, 23 Mayıs 1919 günü İngiliz işgali altındaki İstanbul Sultanahmet meydanında özgürlük nutku atmıştı. İşgalciler bile ona, senin gibi ceza vermemişlerdi" paylaşımıyla destek veren eski İstihbarat Daire Başkanı Sabri Uzun'a Emniyet Genel Müdürlüğü tepki gösterdi. Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi Başkanlığı yine Twitter üzerinden cevap vererek tepki gösterdi. Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından yapılan paylaşımda, "İstihbarat Daire Başkanlığı yapmış birisinin böyle bir ahlaksızlığı kabul edilemez" denildi.

AÇIKLAMADA HAKARETLERE DEĞİNMEDİ

CHP MYK toplantısının ardından açıklama yapan Parti Sözcüsü Faik Öztrak, Kaftancıoğlu kararını değerlendirdi. Kaftancıoğlu’nun ceza almasına neden olan hakaretlerden söz etmeyen Öztrak, tarihin demokratik siyaset ve adaleti savunanların hakkını teslim edeceğine inandığını dile getirdi. Öztrak, "Demokratik siyasete kasteden, vesayetçi tehdide karşı gösterdiğimiz bu dayanışma tarihe altın harflerle geçecektir." dedi.

YARGITAY’IN ‘KAFTANCIOĞLU’ KARARI

Canan Kaftancıoğlu’nun 4 yıl 11 ay hapis cezasının onandığı Yargıtay kararında şu ifadeler yer alıyor:

“Sanığın, Twitter adlı sosyal medya platformunda bulunan ve herkesin erişimine açık olan, kendi kullanımında olduğunu kabul ettiği Canan Kaftancıoğlu @ccanannnn kullanıcı isimli hesabı üzerinden; 31.05.2013 tarihinde duvarın üzerine "O... Ç... TAYIP!" yazılı görsel bulunan "günün özeti. Ben yazmadım miki yazdı!", 26.12.2013 tarihinde "RTE 'asıl hedef benim' diyor, hedef değil asıl hırsız sensin!", 23.03.2014 tarihinde "Şiştt sessiz olun RTE kapattığını sanıyor. Salak!...", 02.08.2014 tarihinde "Kılıçdaroğlu: Alevi Demirtaş: Zaza Erdoğan: Hırsız" seklindeki paylaşımları dışındaki diğer paylaşımlarının kamu görevlisine karsı görevinden dolayı hakaret; yine 25.08.2013 tarihinde, "Sahi devlet katil olmak yerine kahraman olmayı seçseydi ne güzel olurdu!", 12.07.2014 tarihinde "...Derin devlet diyerek olaya mistizm katıyor ve asıl devleti aklıyoruz aslında. Bu cinayetleri devlet isledi...!", 12.05.2014 tarihinde "... Hrant'da da dinlememi miydik? Boşuna demiyoruz devlet katil değil seri katil diye. Öfkeliyim çok!", 11.03.2014 tarihinde "Devlet katil değil seri katil.. #HosçakalBerkinim" seklindeki paylaşımları dışındaki diğer paylaşımlarının ise Türkiye Cumhuriyeti Devletini alenen aşağılama suçlarının unsurlarını oluşturmadığı gözetilmeden hükme esas alınması sonuca etkili görülmemiş; (…) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükümlere esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükümlerin ayrı ayrı ONANMASINA (…)”