Katıldığı televizyon programındaki konuşmalara ilişkin "Cumhurbaşkanına hakaret" suçundan başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan Sedef Kabaş, sevk edildiği nöbetçi hakimlikçe tutuklandı.

Kabaş’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan bahsederken dile getirdiği “büyükbaş hayvan” ifadesi tepkilere neden oldu. Binlerce vatandaş, sosyal medya üzerinden Kabaş’a tepkisini dile getirdi. 

Kabaş’ın davranışı, geçmişte meydana gelen benzer olayları da akıllara getirdi. Çoğunlukla Halk TV ve Tele 1’de program yapan Ayşenur Arslan, Can Ataklı, Uğur Dündar, Mine Kırıkkanat, Merdan Yanardağ gibi gazeteciler de yazdıkları yazılar ve katıldıkları televizyon programlarında sarf ettikleri yakışıksız söylemler ve nefret sözleriyle dikkat çekmişlerdi. 

11 AY CEZA ALMIŞTI

Sedef Kabaş, Mayıs 2019’da Cumhurbaşkanına hakaretten 11 ay 20 gün hapis cezasına çarptırılmıştı. Kabaş ayrıca, 1725 Aralık 2013 operasyonları sırasında Zaman Genel Yayın Yönetmeni FETÖ’cü Ekrem Dumanlı’nın tutuklanmasına tepki göstermişti. Kabaş o dönemde yaptığı paylaşımda şunlar söylemişti:

“Adalete bak.. Çarşı yargılanıyor, Bilal geziyor.. Ekrem Dumanlı tutuklandı, Reza Zarraf serbest.. #17Aralık”

Gazeteci Ayşenur Arslan, Ocak 2018’de Medya Mahallesi programında Erdoğan'a hakaret ettiği suçlamasıyla 1 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Mahkeme 11 ay 20 güne indirdiği hapis cezasını erteledi. Arslan Ekim 2020’de Halk TV’de sunduğu Medya Mahallesi programında, "Laiklik ne demektir özellikle biz kadınlar için ne demektir? AKP'ye oy veren okuması yazması olmayan kadınlar için demiyorum ama, üniversiteler bitirmiş kadınların göremediği laiklik ne demektir." diyerek kadınları aşağılamıştı. Öte yandan, Temmuz 2021’de Halk TV’de Ayşenur Arslan'ın sunduğu programda konuşan CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel, “Camide tesbih çekerken bile bak samimiyetimle söylüyorum; 'Euro, Dolar' diye çekmiyorlarsa adım Atila Sertel değil. Arada altın da diyor olabilirler. Ama EuroDolar diye çok çeken var.” ifadelerini kullandı. Sertel'in açıklamalarına Ayşenur Arslan gülerek karşılık vermişti.

CHP'DEN 'HAKARET' YASASI KALDIRILSIN TEKLİFİ
CHP, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) "Cumhurbaşkanına hakaret" suçunu düzenleyen maddesinin yürürlükten kaldırılması için kanun teklifi hazırladı. CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel'in imzasını taşıyan kanun teklifi, TCK'de değişiklik yapıyor. Teklif, TCK'nin "Cumhurbaşkanına hakaret" suçunu düzenleyen 299'uncu maddesinin yürürlükten kaldırılmasını öngörüyor. Kanun teklifinin gerekçesinde, 299'uncu maddenin, "tarafsız, siyasi parti bağı bulunmayan" cumhurbaşkanları için tasarlandığı ifade edildi.

HAKARETTEN CEZA ALAN ‘GAZETECİLER’

Cumhurbaşkanına hakaretten ceza alan gazeteciler arasında Can Ataklı da yer alıyor. Ataklı hakkında, Ağustos 2020’de "Cumhurbaşkanına alenen hakaret" suçunu işlediği iddiasıyla 4 yıl 8 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istendi. Ayrıca Ataklı hakkında, 21 Mayıs 2021 tarihinde sunduğu programda Rizeli vatandaşlar için sarf ettiği “Bir sürü sersem sepelek adam” sözleri dolayısıyla da Rize Dernekler ve Vakıflar Birliği Vakfı (RİDEVA) ve Rize Dernekler Federasyonu (RİDEF) tarafından hakaret davası açılmıştı.

RTÜK 11 Ağustos 2021’de, Tele 1’de yayımlanan “Gün Başlıyor” programında sunucu Can Ataklı’nın hükümetin yangınlara müdahalesini kastederek, “Gerizekalılık yapıyorlar diyorum…yeteneksizlik var, çapsızlık var. İnsanları mahvetmişsin, ülkeyi mahvetmişsin, yakmışsın” şeklindeki ifadelerinin “eleştiri sınırlarının ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı ve iftira niteliğinde” olduğu belirtti ve kanala idari para cezası verdi.

Uğur Dündar, 2014’te yazdığı bir köşe yazısında AKP İzmir Milletvekili Binali Yıldırım’a hakaret ettiği gerekçesiyle yargılandığı davada “hakaret” suçunu işlediği gerekçesiyle 11 ay 20 gün hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme cezayı, seçenek yaptırıma çevirdi.

Gazeteci Mine Kırıkkanat, Eylül 2020’de Tele 1’de yayınlanan bir programda Türk milletini aşağılayarak, “Tabii ki cahillerimiz çoğunlukta. Yeni bir standart dediğimiz bir kültür Avrupa ülkelerinde çok daha yüksek. Hatta İran da daha yüksek. Bizde o çok daha aşağıda olduğu için, bu kanıksamak aslında kültürsüzlük anlamına geliyor. Batı kültüründe devamlılık vardır. Bizde bu bile yok ya.. Ya bizde bu bile yok. Bu bile yok. İktidardaki cahil sağcılarımıza ne olduğunu henüz anlatamadık.” ifadelerini kullandı.

Tele 1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ, Haziran 2016’da “Erdoğan'ın kanlı planı” ve “CHP kanlı planın farkında değil” başlıklı yazılarından dolayı Cumhurbaşkanı'na hakaretten 11 ay 20 gün hapis cezasına çarptırıldı.

Yanardağ ayrıca, Eylül 2020’de Birgün’de yazdığı yazıda muhalefete “yaratıcı yıkıcılık” önererek, “Bu tarihsel dönemeçte ihtiyacımız olan şey yaratıcı yıkıcılıktır. Neyi nasıl yapacağımızı düşünmek değil. İnce ayrımlar üzerinden tartışmak, sadece acı çekilen mistik seanslar anlamına gelecektir. Kaldı ki, yaratıcı yıkıcılık, siyasal ve toplumsal bir yenilenmeye yol açacak yaratıcı bir kuruculuktan başka şey değildir.” dedi. Yanardağ’ın önerdiği yaratıcı yıkıcılığa ABD merkezli kuruluş Rand Corporation’un hazırladığı “Türkiye'nin Milliyetçi Rotası” başlıklı raporda da işaret edilmişti.

21 Şubat 2015’ta Can Dündar hakkında da bir röportajında Cumhurbaşkanı’na hakaret ettiği gerekçesiyle soruşturma başlatılmıştı. Firari Dündar hakkında 2 Nisan 2018’da tutuklama ve kırmızı bülten çıkarılmıştı.

KILIÇDAROĞLU'NDAN DESTEK

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, da tutuklanan Sedef Kabaş’a sahip çıktı. Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın gündem yaratma peşinde olduğunu iddia ederek Kabaş’a sadece “deyim paylaştı diye” gece baskını yapıldığını söyledi.

CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI OKTAY’DAN TEPKİ

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Sedef Kabaş'ın bir televizyon programında Cumhurbaşkanlığı makamına hakaret içeren ifadeler kullanmasına ilişkin, “İfade özgürlüğünün sınırları her ne kadar geniş olsa da hakaret bu sınırlar içinde yer alamaz, almamalıdır.” değerlendirmesinde bulundu.

Oktay, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, şunları kaydetti: 

“Muhalefetin bir kez de olsa bizleri şaşırtmasını ve yanlışa ‘yanlış’ demesini beklerdik. İfade özgürlüğünün sınırları her ne kadar geniş olsa da hakaret bu sınırlar içinde yer alamaz, almamalıdır da. Bunun tüm çağdaş demokrasilerdeki karşılığı suçtur. Failleri de adalet önünde hesap vermelidir. Cumhurbaşkanımızı hedef alan hakaret dilini kınıyor ve reddediyoruz.”

NE OLMUŞTU?

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Kabaş'ın televizyon programında yaptığı konuşmalarla ilgili "Cumhurbaşkanına hakaret" suçundan soruşturma başlatmıştı.

Kabaş'ın suça konu konuşmasını yaptığı kanalın merkezi Sarıyer'de olduğu için dosya, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmişti. Savcılıkça, Kabaş hakkında gözaltı kararı verilmişti.