Anasayfa
21 Kasım 2019 ( 129 izlenme )

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Yerli ve milli tohum, ATA tohum projesi,gıda güvenliği!

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen 3. Türkiye Tarım Orman Şurası'nda konuştu. Türk tarımını geliştirecek kararların yakından takipçisi olacağını belirten Erdoğan, "Ziraat Bankamız inşallah çiftçilerimizle, çok daha etraflıca, geniş kapsamlı, kredide bugüne kadar alışılmışın dışında bir dayanışmayı sürdürecek." dedi.


"HER BİR GÖRÜŞÜN BAŞIMIZIN ÜZERİNDE YERİ VAR"

18 Kasım'da başlayan şura boyunca Türk tarımı ve ormancılığıyla ilgili, son derece verimli, kapsamlı tartışmalar yapıldı. 15 yıl aradan sonra yapılan şurada sektörün tüm paydaşları görüşlerini özgür bir şekilde ifade etme şansı buldu. Şimdiye kadar ki en geniş katılımlı şura olarak kayıtlara geçti. Her bir görüşün başımızın üzerinde yeri vardır.

Milletimizin gıda güvenliğini garanti altına almak, her ülke gibi Türkiye için de bir milli güvenlik meselesi haline gelmiştir.

"ÖNÜMÜZDEKİ 5 YILINA İSTİKAMET KAZANDIRACAĞINI UMUYORUM"

Bizim için değişmez hüküm, her işinizde istişare ediniz. Siyasetten ekonomiye, turizme kadar bir bilsen de bin danış ilkesiyle hareket ediyoruz.

Tarım ve orman şurasında alınan kararlar bizim geleceğimizi aydınlatacak en önemli adımdır. Alınan kararların tarım ve ormancılık sektörünün önümüzdeki 5 yılına istikamet kazandıracağını umuyorum. Karar almak önemlidir ama asıl mesele hayata geçirmektir.

"ZİRAAT BANKAMIZ İNŞALLAH ÇİFTÇİLERİMİZLE..."

Cumhurbaşkanı olarak Türk tarımını geliştirecek, çiftçiyi güçlendirecek kararların yakından takipçisi olacağım. Ziraat Bankamız inşallah çiftçilerimizle, çok daha etraflıca, geniş kapsamlı, kredide bugüne kadar alışılmışın dışında bir dayanışmayı sürdürecek. İstiyoruz ki biz artık hayvan ithali yapmayalım.

Milletimizin gıda güvenliğini garanti altına almak, her ülke gibi Türkiye için de bir milli güvenlik meselesi haline gelmiştir. Temel tarım ürünlerinde dışa bağımlı olmak, en az savunma sanayisinde dışa bağımlılık kadar tehlikelidir. Türk tarımını, küresel şirketlerin, sadece kar odaklı çalışan çarkı içinde kesinlikle ezdirmeyeceğiz. Türk tarımını, küresel tarım ve gıda şirketlerinin güdümüne sokacak her türlü teşebbüsün karşısındayız.

Yüce Allah'ın tüm insanlığa emaneti olan tabiat, Batılı şirketler eliyle tarihte hiç olmadığı kadar hoyratça talan ediliyor. Geçen asırda yer altı kaynaklarının yürütülen mücadelenin aynısı bugün su kaynakları ve tarım arazileri için yapılıyor. "Ambarın anahtarı kimin elindeyse güç de onun elinde olur" derler. Milletimizin gıda güvenliğini güvence altına almak her ülke için olduğu gibi bizim de için de öncelik haline gelmiştir.

İktidara geldiğimiz günden beri tarım alanlarının geliştirilmesine, su kaynaklarının ve orman varlıklarımızın korunmasına özel önem veriyoruz. Türk tarımını küresel tarım ve gıda şirketlerinin güdümüne sokacak her türlü teşebbüsün karşısındayız. Tarım topraklarının miras yoluyla bölünmesini gelin birlikte engelleyelim. İktidara geldiğimiz günden bu yana bunu engelleyelim istiyoruz. Tarımda bu bölünmeyi engellediğimiz zaman ailece de milletçe de güç kazanırız. Çiftçimize her türlü araç gereç, gübre, tohum desteği verdik ama Türk tarımını küresel şirketlerin sadece kâr odaklı çalışan çarkı içinde kesinlikle ezdirmeyeceğiz. Tarımda milli güvenliğe öncelik vermeyen her türlü projeye kârına zararına bakmadan karşı olduğumuzun altını çizmek istiyorum.

"DÜNYANIN ÜÇÜNCÜ BÜYÜK TOHUM GEN BANKASINI HİZMETE AÇTIK"

20 yıl önce 'Acaba Avrupa'da, Amerika'da nerede tohum buluruz da biz bunu çiftçimize dağıtırız?' diye koşturup duruyorduk. Şimdi neredeyiz? Tohum ihracatımızı 11 kat artırarak 102 bin tona, ihracat rakamımızı ise 152 milyon dolara yükselttik.

Son 17 yılda ülkemize birçok alanda nasıl çağ atlatmışsak, tarım ve hayvancılık konusunda Türkiye'!yi ilklerle buluşturduk. 137,7 milyar lira çiftçilerimize tarımsal destek verdik. Bunlar hayali rakamlar değil, yaptıklarımız... Ana muhalefetin başı çıkıyor saçmasapan konuşuyor. Bunlar resmi rakamlardır. Devlet yalan söyelemez, gerçeği söyler. Tarımsal hasılada dünyada 7. Avrupa'da birinci sıradayız. Buğday üretiminde çok önemli bir rakamı yakaladık. Tabii bunları anlamaz. Buğdayı görse tanımaz. Tarımda dış ticaret fazlamız 4,8 mliyar dolar gibi bir rakama ulaştı. Tarımsal ürün ihracatımız 3,7 milyar dolardan 17,7 milyar dolara çıkardık.

Organik ürün sayımızı 150'den 213'e çıkardık. Bu ürünleri yurt dışına da pazarlayarak 2018 yılında 361 milyon dolar gelir elde ettik. Aynı şekilde 145 bin ton olan tohum üretim miktarı 1 milyon tona çıktı. Ah ah… 20 yıl önce acaba Avrupa'da, Amerika'da nerede tohum buluruz da bunu çiftçimize dağıtırız diye koşturup duruyorduk. Şimdi neredeyiz. Tohum ihracatımızı 11 kat artırarak 102 bin tona, ihracat rakamımızı ise 152 milyon dolara yükselttik. Bu dönemde alan bazında tarımsal üretimin yerli tohumdan karşılanma oranı ise yüzde 80 oldu.

ATA Tohumu Projesiyle, ülkemiz gen kaynaklarını oluşturan bitki çeşitlerinin koruma altına alınmasını sağlıyoruz. Dünyanın 3'üncü büyük Tohum Gen Bankasını, 250 bin örnek kapasitesiyle Ankara'da hizmete açtık. Bugün itibariyle Gen Bankasında 3 bin 400 türe ait 121 bin örnek muhafaza altındadır.

Bunun yanında genç nüfusun köyde yatırım yapmasını ve tarımsal nüfusun gençleşmesini sağlamak için köye dönüş projesini başlattık. Genç çiftçilerimize kişi başı 30 bin lira tutarında hibe desteğini 2016-2018 yılları arasında devreye aldık.

ÜLKEMİZDE ÖYLE BİR MUHALEFET VAR Kİ, BÖYLE HAYIRLI BİR İŞİ BİLE KARALAMAYA KALKAR

Tarım ve hayvancılıkta bu adımları atarken, ormanlarımızı da asla ihmal etmedik. Ülkemizin orman alanını ve ağaç servetini çoğaltmak, biyolojik çeşitliliği geliştirmek, çevreyi korumak için ciddi yatırımlar yaptık. Biliyorsunuz bu yıl maalesef bölücü terör örgütü, ormanlarımızı yaktığını bizzat itiraf etti. Onlar sakallarımızı keserken, biz de açık net onların kolunu kırmaya devam ettik. Malum 11. ayın 11'inde, saat 11.00'de, 11 milyon fidanı tüm Türkiye'de diktik. Bu böylece devam edecek.

17 yılda toplam 4,5 milyar fidanı toprakla buluşturarak, orman varlığımızı 20,8 milyon hektardan 22,6 milyon hektara çıkardık. Böylece, erozyonla kaybettiğimiz toprak miktarını yıllık 500 milyon tondan 154 milyon tona kadar düşürdük.

Son olarak 11 Kasım tarihinde ülkemizin 81 vilayetindeki 2023 ayrı noktada, toplam, az önce de ifade ettiğim 11 milyon fidanı, "Geleceğe Nefes" adı altında diktik. Çünkü ormanlarımız varsa nefes var, ormanlarımız yoksa nefes yok. Onun için 11 Kasım'ı ayrıca "Milli Ağaçlandırma Günü" ilan ederek, bu alanda ülkemizde yeni bir dönemi başlattık. Böylece gelecek nesillere daha yeşil, daha güzel, her bakımdan daha yaşanabilir bir ülke bırakmış olacağız. Ancak ülkemizde öyle bir muhalefet var ki, böyle hayırlı bir işi bile karalamaya kalkar.

Miras mevzuatını yenileyerek tarım arazilerin bölünmesine engel olacağız.

BAŞKAN ERDOĞAN TARIM VE ORMAN ŞURASI'NDAN ÇIKAN KARARLARI MADDE MADDE AÇIKLADI...

-(Tarım Şurası kararları) Arazi toplulaştırma ve sınıflandırma işlemlerini hızlandırarak projeyi 10 yıl içinde tamamlayacağız"

-Miras mevzuatını geliştirerek tarım arazilerinin bölünmesi sorununa kalıcı çözüm getireceğiz.

-Toprak Bilgi Sistemi'ne bağlı tarımsal arazi kullanım planları hazırlayacağız."

-Kırmızı et sektörünü hafife almayacağız, ürünlerini hafife almayacağız. Küçük ve büyükbaş hayvancılıkta yerli ırkların muhafazasına ve ıslahına yönelik çalışmalara ağırlık vereceğiz.

-Ülkemiz su kaynaklarının verimli yönetilebilmesi amacıyla Su Kanunu'nu çıkaracağız.

-Son 1,5 yılda zorunlu olmadıkça et ithalatı yaptırmadık. Besilik hayvan için kasım ayıyla beraber yeni ithalat müracaatı almıyoruz. Buna 2020'de de devam ediyoruz.

Bunlar da İlginizi Çekebilir