Bir çocuğun hayalinin olması ne güzel şeydir. Keza gerçekleşmesi için çabalaması da. Aileler, çocuklarının yanında olduğunu göstermelidir. Çocuklarının ne yapıp ne yapmak istemediğine kulak vermelidir. Çocuklar, en büyük destekçisinin ailesinin olduğunu bilmelidir. Bunu bilen bir çocuk, umudunu yitirmez. Çocuğunuz Michael Jordan gibi olmak istiyorsa ona bu isteğinin bir hayal, sıra dışı bir istek olduğunu söylemeyin. Ona deyinki çok çalışırsan neden olmasın… Tıpki yıllar önce Michael Jordan’ın annesinin söylediği gibi. Michael Jordan, lisede seçmelere katılır. İlk seferde takıma seçilmez. Seçmelerden sonra eve dönünce bütün gün ağlar. Anne Jordan, oğluna yarından itibaren çok çalışmaya başlarsa bir dahaki sefere başarabileceğini söyler. Michael Jordan bütün yaz tatilini idman yaparak geçirir. Ertesi sene yeniden seçmelere katılır. Bu sefer takıma seçilir. Üst performansı nedeni ile Amerika’nın en başarılı lise oyuncularından oluşan The McDonalds All-American Team takımında yer alır. Ve sonra bütün dünyanın bugün de hayranlıkla konuştuğu o unutulmaz kariyeri başlar. Bu anıyı, annesi Deloris Jordan, yayınlandığı andan itibaren bütün dünyada izlenme rekorları kıran The Last Dance adlı belgeselde anlattı. Basketbolun efsanevi isminin, kariyeri boyunca en büyük desteği ailesinden gördüğüne belgeselin birçok bölümünde tanık olduk. Babası, James Jordan ölümüne kadar oğlunun her maçını tribünden izlemiş. Annesi, onun başarı merdivenlerini tırmanışını o günkü heyecanıyla anlattı. Michael Jordan, milyonların izlediği belgeselde babasının ölümü ile ilgili gelişmeleri anlatırken gözyaşlarını tutamadı. Basketbola ara verdikten sonra geriye döndüğünde takımı Chicago Bulls ile yaşadığı tarihi NBA şampiyonluğunu babasına adaması, izleyenleri derinden etkiledi. Onun gibi doğuştan yetenekli, mükemmeliyetçi, kazanma hırsını hiçbir zaman kaybetmeyen birisinin ailesinden destek görmese de mutlaka başaracağını düşünebiliriz. Annesi denedin, başaramadın ve bir daha denememelisin gibi olumsuz yönde konuşsaydı Jordan, kendini değersiz ve yetersiz hissedebilirdi. Gelecek yılki seçmelere katılmayabilirdi. Basketbolu tamamen bırakabilirdi. Michael Jordan kendine inanan, güvenen, iradesi güçlü, çalışma disiplinine sahip biri olmasaydı bu olasılıklar mümkündü. Her çocuk, her genç onun gibi olamayabilir. En ufak bir tepkiden etkilenebilir. Hayallerinden vaz geçebilir. Kendisinde başarabilecek gücü bulamayabilir. Bunu bilerek çocuklarınızın hayallerini destekleyin. Ne olursa olsun daima yanında olun. Bilemezseniz ki günün birinde çocuğunuzun bir Michael Jordan olmayacağını. Kim istemez ki çocuğunun onun gibi basketbol idolü olmasını, pek çok NBA starı tarafından sevilip saygı görmesini, yaşam boyu adının başarılar ile anılmasını, sporcu olmasının yanında yardımsever, güvenilir bir insan olarak gösterilmesini. Çocuklarımız farklı bir alanlardaki ünlü isimler gibi olmak isteyebilir. Onların başarı hikâyelerinden ilham alabilir. Kendisine bu yönde bir yol çizmek isteyebilir. Bu noktada en değerli varlıklarımız, geleceğimiz çocuklarımızın yanında olalım. Hatta bizler onları sanatla, sporla ilgilenmeleri için teşvik edelim. Onlara yeteneklerinin farkına varabilecekleri, geliştirebilecekleri alanlar yaratalım. Çocuklarımız için hayat sadece okuldan, sınavlardan, alacakları notlardan ibaret olmasın. Okul hayatları ile birlikte istedikleri alanda başarıya ulaşacaklarını bilsinler. Ailelerin yaşam koşulları zor mutlaka çocuğumun bir mesleği olsun, başka bir uğraşı olmasın gibi düşünce de olmamalarını diliyorum. Hayallerini gerçekleştiren çocuklar ve onlar ile gurur duyan ailelerin çoğalması umudu ile yazımı sonlandırıyorum.

İLK KURŞUN