Anasayfa
2019-01-09 01:07:43 ( 190 izlenme )

CIA cihatçıları ve Uygurlar!

Veriler ve bilimsel yorumlar şunu gösteriyor: 2050’de Çin, dünyanın en büyüğü olacak!

Bu olgudan hareketle günümüzün egemeni Paxamericana, kendince önlemler alıp Çin’in yolunu kesmek istiyor.

Bunun için özellikle İslam’ı kullanıyor ki hatırlayalım benzer şeyi geçmişte SSCB’yi çevrelemek adına Yeşil Kuşak’ı inşa için yapmıştı.

Yapılan propagandalar malum.

Ne imiş efendim Çin, Uygur Türklerine işkence ve zulüm yapıyormuş.

Bu bağlamda kendilerince belgeler uydurup yayınlıyorlar.

Oysa Cumhuriyet yazarı Sevgili Barış Terkoğlu önceki gün sütununda tek tek kanıtlayarak ortaya koydu, o belgelerin tamamı sahte!

Öyle iken heyhaaaat, bizim saf Türkçüler bu zokayı yutuyor!

Maalesef Doğu Türkistan dün ve özellikle bugün emperyalizmin yeni cenk arenasıdır.

Suudi petro-dolarlarının finansmanıyla Sincan Uygur Özerk Cumhuriyetine nüfuz eden siyasal İslamcı-Vahhabi çeteler, İslam maskesi ile ABD’nin çıkarları için vuruşuyor ki ardında elbette CIA var.

Bu yalın gerçeğe rağmen Türkçü ve Milliyetçilerin bunu görmemeleri akıl alacak şey değil.

Hukuk, ahlaksızlık değildir Binali Bey!

Binali Yıldırım’a sordular:

- “Hem TBMM Başkanlığı, hem AKP’den İstanbul Belediye Başkan adaylığı etik midir?”

Yıldırım’dan cevap:

- “Hukukun olduğu yerde ahlak konuşulmaz.”

Kusura bakmasın ama Binali Bey’in bu ifadesi sakat.

Birinci husus, hukuk hiçbir ahlakızlığa cevaz vermez.

İkinci konu, hukuk, kendisinin İstanbul adaylığına olur vermiş değil. Evet en temel yasa olan Anayasamızın 94. maddesi net, Binali Bey istifa etmeksizin AKP’den aday olamaz nokta.

Öyle iken bunu çarpıtmak ayıp ötesidir...

Deniz Çakır-türbanlı kavgası şovdur!

Deniz Çakır ile türbanlılar atışmasında iki taraf şov yapıyor.

Deniz Çakır’ın amacı gündemde kalmak ve reytingini sürdürmektir. Türbanlılar ise, seçim öncesi yeni bir Kabataş palavrasını var etmenin peşinde.

Artık bu ülkenin gündeminde böyle bir konu yoktur ve olmamalıdır.

Var etmeye çalışanlar, bundan siyaseten nemalanmak isteyenlerdir.

AKP ile dinci basının bu palavraya sarılması, istismar edecek başka bir şey bulamadığı içindir.

Suriye’de üç politika, üç ayrı yoldaş!

Dış politikada destan yazdık!

İktidarın Reisi öyle buyurdu.

Günlerdir, Reis destandan neyi kastetti diye düşündüm lakin bir cevap bulamadım.

Derken aklıma Suriye politikamız düştü!

Hani Fırat’ın doğusunda, ABD ile kolkola olduğumuz!

Hani biraz daha ortaya gelindiğinde Rusya ve İran ile omuz omuza olduğumuz!

Hani biraz daha Batı’ya yani İdlip’e gidildiğinde siyasal İslamcı örgütlerle sarmaş dolaş olduğumuz!

Yoksa destansı dış politika Suriye’de önüne gelene göz kırpıp, sendenim demek midir?


Aydınlık

Bunlar da İlginizi Çekebilir