Sağlık
15 Mayıs 2020 ( 41 izlenme )
Reklamlar

BİR ŞAMAN GİBİ OLABİLMELİ İNSAN

Çiğdem Çimen yazdı...


Öz benliğimizi, ulusal değerlerimizi hatırlayalım. Bunların unutulmasına asla izin vermeyelim. Şöyle bir silkelenip kendimize gelelim. Özümüze dönelim. Kendimizi ayıltalım. Önce insan olduğumuzu bilelim. Zihnimizi gereksiz özentilerden, boş bilgilerden arındıralım. Zihnin açılması için kullanılan eski Şaman merasimlerinden kalmış ‘’başını soğuk suya sokmak’’ deyimi vardır. Tüketim çılgınlığını oluşturan düzene kapılıp gidersek kim garantisini verebilir ki bir mankurta dönüşmeyeceğimizin. Belki de yaşadıklarımızın üzerine soğuk bir su içecek durumda bile olamayacağız. Bu denli acınacak ve perişan bir halde olmayı hiçbirimiz istemeyiz.
O zaman bizi biz yapan değerlere sıkıca sarılıp sahip çıkalım. Tıpkı şamanlar gibi. Onların yaşantısı bizlere ışık tutuyor. Bir şaman, toplumu görev ve yükümlülük düzeyinde eğitir. Toplumun bütün kültürel değerlerini yeni kuşaklara aktarmayı ihmal etmez. Bir şaman ettiği yemin doğrultusunda topluma yararlı olmaya her ne olursa olsun devam etmiştir. Bir şaman, fakirlerin sorunu ile ilgilenmiştir. Fakirleri kötülüklerden korumuştur. Ak ruhlara kurbanlar verip, onlardan bolluk, bereket isteyen ak Şamanlar vardı. Onların ruh anlayışında yardım etmek, korumak ve doğru yolu göstermek yer alır. Şamanlar, kötü ruhlarla mücadele ederken adeta bir savaşçıya dönüşür. Giysilerine ok, yay, tokmak, davul ve pek çok demir aksan takar. İnsanları kötülüklerden kaçınmaya, iyilik yapmaya çağıranlar şamanların ta kendisidir. Toplumun yozlaşan hayatını durdurmaya çalışırlar. İnsanın canlı bir varlık olan doğa ile ilişkisinin zamanla bozulmasını, insanların doğayı ihmal etmesinden kaynaklandığını belirtirler. Bir yandan da insanın iç dünyasını kıskançlık, haset, nefret, kin gibi olumsuz hisler ile kararttığını söylerler.
***
Bir şaman, tıbbi eğitim almadığı halde hastalıkla ilgili bilgilerin kaynağına bir başına ulaşandır. İnsanların çevre ile uyumlu olarak yaşama sırrına çoktan erişmiştir. İnsanları iyileştiren şaman, toplumu da hastalıksız yaşamasını sağlar. Hastalığı iyileştirmek adına gerçekleşen şaman ritüellerinde; toplumda birlik ve beraberliği sağlama, dayanışmayı pekiştirme mesajları verilir. Onlar için hastalık, zorlukları yok etmek anlamına gelir. Korona günleri ile doğanın gücünü ve önemini kavradık. Hiç beklemediğimiz bir anda hayat durağanlaşınca, sağlığımız dışında her şeyin önemsiz olduğunu deneyimledik. Ne kadar mal mülk sahibi olsak da bütün dünyadaki insanlar ile bir olduğumuzu fark ettik. Evinden dışarı adım atamayan, içinde bulunduğu duruma karşı savunmasız, olanı biteni anlamaya çalışan kimselere dönüşüverdik. Sağlığımızı korumak için gerekli olan tedbirlere uymaktan ve iyi dileklerde bulunmaktan başka yapabileceği başka bir şeyi olmayandık. Elbette bu kadar aciz değiliz. Aksine her zamankinden daha çok yapabileceklerimiz var. Dilim döndüğünce anlatmaya çalıştığım şamanları düşünün. Size rehber olmalarına izin verin. Onlar gibi olmak için illa demir aksanlardan oluşan zırhı kuşanmaya hiç gerek yok. Doğaya saygılı ve uyumlu, kendisiyle barışık, yaşadığı toplum için neler yapabileceğini düşünen, içinde kötülük barındırmayan bir kimse olmaya çalışın. Kötülerle savaşan, iyilerin hakkını koruyan, toplumu olumlu yönde etkileyen, bilgeliğini yardım etmek için kullanan, kendini kimseden üstün görmeyen, doğanın işine karışmadan yaşamayı becerebilen, kötülüğü aklından bile geçirmeyen kimseler olmak yani aslında bir şaman gibi o erdem giysisini kuşanan kimseler olsak kime ne zararımız olur ki… Aksine faydamızın olacağı su götürmez bir gerçek. Belki her şeyi para, rant, kapital olarak görenler bu durumdan hoşnut olmayabilir… Onlar değil mi zaten ulusal değerleri, okyanus ötesi rüyalarda çoktan unutanlar. Milletimizin dayanışma ve birlik içinde yaşamasına engel olamayacaklarını gösterelim. Onurlu geçmişimizi unutturmak isteyenleri haklı çıkartmayalım. Şamanlar gibi toplumu düşünen olalım. Vatanın ana gibi olduğunu bilelim. Vatana, yabancı güçleri davet etmenin anayı yabancı güçlere teslim etmek anlamına geldiğini hiç unutmayalım. "Keşke Yunan kazansaydı, ‘İngiliz işgali olsaydı’" diyenlere, ulusal tarihimizi ve kimliğimizi yok sayanlara, vatan topraklarını, derelerini, yaylalarını, akarsularını, kuruluşlarını satanlara, yabancılara özerk yönetimler için söz verenlere karşı amansız bir savaşı sürdüren bir şaman olalım. Yarınlarda çok daha güzel günlere kavuşmak istiyorsak.

İLK KURŞUN

Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Başdanışmanlar bunu iyi okusun! Erdoğan o kritik iki yanlışı nasıl yaptı? Soros 10 yılda 11 milyar doları 'Turuncu Devrim'lere mi harcadı? Türkiye'den ABD'ye sert Mazlum Kobani mesajı! "Amerika için Bağdadi ne ise...". Hayali Seçmen var mı? YSK Başkanı Güven’den flaş açıklama