Erdoğan'ın mart ayından itibaren kademeli normalleşme sürecine geçileceğini belirterek, "İllerimize, vaka ve aşı, oranları gibi kriterlere göre düşük, orta, yüksek ve çok yüksek riskli olarak sınıflandıracağız. Normalleşme takvimini de buna göre yürüteceğiz" açıklaması gözleri bilim dünyasına çevirdi.

Bilim insanları, vatandaşlara seslenerek eski hatalardan ders çıkartılması gerketiğini vurguladı, maske, mesafe, hijyen ve 'sabır' uyarısında bulundu.

Milliyet'in haberi göre yeni kısıtlamaların gelmemesi, vaka sayılarıın artmaması için marttan itibaren tedbirlerden ödün verilmemesi gerektiğini dile getiren uzmanlar, 'dişinizi sıkın' mesajı verdi.

"VAKA SAYILARINI DÜŞÜRÜRSEK YAZA RAHAT GİRERİZ"

Prof. Dr. Tevfik Özlü (Bilim Kurulu Üyesi): İllerin vereceği bir karar süreci olacak. Hangi adımların, hangi kapsam ve dozda ne zaman olacağını iller bazında karar verilecek. Aşılamayı hızlı yapar, vaka sayılarını düşürürsek hep birlikte yaza rahat gireririz. Normalleşmeye geçilse bile dikkat edilmesi gereken üç kural, maske, mesafe, sosyal izolasyon... Riskin düşük olması hep düşük kalacağı anlamına gelmez. Nomalleşme sonrası vaka sayıları artmamalı. Artık hiçbirimiz yeni kısıtlama ve katlanmış vaka sayılarını istemiyoruz. Yasaklar geri gelsin istenmiyorsak virüsün yayılmasına izin vermeyek adılar atmalıyız. Maskemizi usulüne uygun olarak sosyal alanda takıp, diğer insanlarla mesafemizi iki metre olarak belirlememiz gerekiyor.

Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz (Bilim Kurulu Üyesi): Salgın devam ediyor. Bu nedenle önlemleri devam ettirmemiz lazım. daha önce yaptığımız hatalardan ders alarak, tedbirlerden ödün vermeden hareket etmemiz şart. Aşının bize sağlayacağı avantajlardan faydalanmak için biraz daha dişimizi sıkmalıyız. Elde ettiklerimizi tekrar kaybetmek, aynı kısır döngü, hasta ve ölüm sayılarında artış yeni kısıtlamalar anlamına gelecek. Kontrolsüz gevşeme büyük risk olduğundan herkes dikkatli ve sabırlı olmalı.

"MART AYI İLE BİRLİKTE AYNI HASSASİYETİN SÜRDÜRÜLMESİ GEREKİYOR"
Doç. Dr. Zeliha Tufak Koçak (Bilim Kurulu Üyesi): Normalleşmeye giderken tedbirlerimize dikkat etmezsek sonuçları çok ağır olabilir. Dolayısıyla günlük yaşamda, aile ve ev içi ziyaretlerde, yakınlarımız veya dostlarımızla görüşürken mutlaka maske, mesafe, hijyen kuralına uymamız gerekiyor. Maske ve mesafe şu an için aşı kadar hatta aşıdan da etkili. Aşı ne kadar önemliyse bu tedbirlere uymamız da bir o kadar önem arz ediyor. Bu kurallara dikkat edilmediğinde bilim insanlarının tek başlarına salgınla mücadelesi yeterli olmaz. Bu salgının üstesinden hep beraber geleceğiz. Halkımız, esnaflarımız, kamu kurum ve kuruluşları kısaca herkes tedbirlere riayet etmeye devam ederce başarı yakalanır. Türkiye pek çok ülkeye göre tedbirlere uyuyor, vatandaşlarımız çok dikkatli ve titiz davranıyor. Mart ayı ile birlikte aynı hassasiyetin sürdürülmesi gerekiyor."

Prof. Dr. Füsun Eyüboğlu (Göğüs hastalıkları uzmanı): Yeni normal düzende, tedbirleri elden bırakmamız lazım. Kalabalık ve kapalı ortamlarda mecbur kalmadıkça vakit geçirmeden, maske ve mesafemizden ödün vermeden tedbirlere harfiyen uymalıyız. Riskli ve kırılgan gruplarda olan vatandaşların mutlaka maske kuralarına uyarak topluluk içinde mümkün olduğunca dikkatli ve az kalması gerekiyor. Yine olabildiğince evden çalışmak ve toplu alan konusu olduğunda özen göstermemiz lazım. Toplumsal sorumluluk bilinciyle sabırlı olmak durumundayız. Biraz sabırlı olursak bu badireyi atlatırız."

Prof. Dr. Sait Gönen (Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Dekanı): Son bir aylık dönemde Cerrahpaşa'ya günde 350450 arası Covid19 test yaptırmaya başvuran vatandaşlar geliyor ve pozitiflik oranı yüzde 3 seviyesine inmiş durumda. Salgının zirve döneminde bu oran yüzde 30 civarındaydı. Bu tablo bize bir aydan fazla süredir uygulanan kısıtlama ve tedbirlerin sonuç verdiğini gösteriyor. Şu an için aşılama rakamımız 4 milyona yaklaşmış durumda. Aşılamanın biraz daha arttığı döneme kadar maske, mesafe, hijyenden kesinlikle taviz vermememiz gerekiyor. Bu nedenle mart ayında kademeli normalleşmeye geçtiğimizde her vatandaşımıza büyük sorumluluk düşüyor. sanki salgının zirve dönemi gibi tedbirleri bırakmadan, kafe ve lokanlara, hücum etmeden dikkatli olursak, üçüncü kez sıkıntı yaşamamış oluruz. Bizler ksıtılamaların sağlık boyunuu görüyoruz. Elbette ekonomik, sosyal boyutu da va. Ancak zorlanan esnafımız ve halkımız kontrolsüz davranızar, yeni ksııtlamalar, yeni hastalar, artan ölümler görürüz, Önümüzdeki dönemde sabırlı olup bu badireyi atlatmamız lazım"

"KIRGINLIĞI OLAN EVDEN ÇIKMASIN"
Prof. Dr. Tufan Tükek (İstanbul Tıp Fakültesi Dekanı): 
Bir yıl içinde belli özellikleri alışkanlık kazandık. Artık toplumda herkes maske, mesafenin korunması gerektiğini kabul etmiş durumda. Vatandaşlarımız virüse karşı nasıl korunmamız gerektiğini biliyor. Çok iyi korunan, maskesini takan, kalabalığı karışmayan hasta olmuyor. Mart ayında başlayacak kademeli açılmayla beraber, son 1,5 aydır uyguladığımız tedbirlerden ödün vermememiz gerekiyor. Özellikle çok hafif kırgınlığı olan kişilerin bile evden çıkmaması, kapalı ortamlara girmemesi gerekiyor. Herkes, hepimiz, çok sıkıldık ancak kafe, lokanta, AVM'lere hücum etdersek, mart ayı sonunda yeniden kısıtlamaları, hasta sayıları ve ölümlerde artışı görürüz. Alınan tedbirler sayesinde hasta pozitiflik otanımız yüzde 5'in altına indi. Mart'tan itibaren bu disiplinden taviz vermeden dişimizi sıkmak zorundayız."