MİT mensuplarının kimliğini ifşa etme suçundan bir dönem hapis yatan Cumhuriyet yazarı Barış Pehlivan, şimdi İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun 'istifanın eşiğine geldiği' iddiasıyla gündemde. Gazetedeki köşe yazısında, Soylu'nun pazartesi gecesi İstanbul'a uçakla gelip manifesto niteliğinde bir konuşmayla istifa açıklaması yapacağını ancak bu planın bir güvenlik bürokratından gelen son dakika telefonuyla rafa kalktığını iddia eden Pehlivan, bu dedikoduların da AK Parti içerisinde konuşulduğunu ileri sürdü. 

Barış Pehlivan'a cevap İçişleri Bakanlığı Müşaviri Burak Gültekin'den geldi. Sosyal medya hesabından bir açıklama yayınlayan Gültekin, Barış Pehlivan'ın yaptığı şeyin 'gazetecilik' değil 'masabaşı senaristlik' olduğunu belirtti.

Dizifilm yapımcılarını Barış Pehlivan'ı keşfetmeye çağıran Gültekin, Cumruriyet yazarının, İçişleri Bakanı Soylu'ya ilişkin hayali senaryolar uydurarak haberini 'tıklatma' peşine koştuğunu ifade etti. İşte Gültekin'in yaptığı o açıklama:

ASPARAGAS BİR ZAMAN İSRAFI

Süleyman Soylu ve Burak Gültekin

Cumhuriyet Gazetesi Barış Pehlivan’ın bugünkü saçmalıklarını okuyunca, kendisi, gazetesi ve gazete okurları adına üzüldüm.

Çünkü bugünkü yazı tamamen masa başı yazılan, ASPARAGAS bir zaman israfı olmuş.

Umarım Barış Pehlivan’ın senaryo yazma kabiliyeti, en kısa sürede yapımcı firmalar tarafından keşfedilir de bu hayal gücünden dizi film sektörü de istifade eder(!)

Barış Pehlivan, eğer köşende uydurma senaryolar yazmakla uğraşacağına araştırmacı gazetecilik yapsaydın, yazacağın şu olurdu:

“Mersin’deki eylem olmasaydı İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, uyuşturucu ile mücadele kapsamında İstanbul’da önemli bir operasyonu izleyecek, ardından da bu operasyonun sonuçlarını açıklayacaktı.”

Neydi bu operasyon?

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun uzun zamandır illere giderek sabahın erken saatlerinde açıkladığı kökünü kurutma operasyon serisinin önemli bir ayağıydı.

Uzun zamandır İstanbul’da takip edilen sokak satıcılarına yönelik  'Kökünü Kurutma Operasyonu' gerçekleştirildi.

Eğer sürekli koruyup kolladığı, kanallarına çıkıp popülaritesini ve kesesini zenginleştirdiği CHP’nin Tutuklu Gazeteciler listesindeki teröristlerin ürünü olan (tabi o konuya sesini çıkaramazsın, anlıyoruz)

Mersin’deki hain terör saldırı olmasaydı gece saat 03.00 gibi Atatürk Havalimanı’na, Emniyet Teşkilatı’na ait uçakla gidecek, oradan operasyona katılacak ekiplere hem moral, hem de başarı dileklerini iletecekti.

SALDIRI OLUNCA MERSİN'E GİTTİ

İstanbul Emniyeti, bu operasyon öncesi, hem Bakan Soylu’nun bu operasyonun sonucunu açıklaması hem de İstanbul Emniyeti’ne alınan 180 motosikletin dağıtım töreni için basın mensupları Vatan Caddesi Emniyet Binası’na davet etmişti.

Ancak Mersin’de Polisevine yapılan terör eylemi sonrası Bakan Süleyman Soylu, Emniyet'e ait uçakla Adana’ya, oradan da helikopterle Mersin’e gitti.

Kökünü Kurutma Operasyonu, İstanbul Emniyeti tarafından açıklandı, motosiklet dağıtım törenine de Bakan Yardımcısı Sayın İsmail Çataklı katıldı.

Eğer gazeteci gibi gerçekten bir şeyleri araştırmış olsaydın, bu bilgilere ulaşacaktın. Ama hepimiz biliyoruz ki, 'operasyon gazeteciliği' araştırmaya değil iftira ve hayal gücüne dayanır.

İçişleri Bakanımıza karşı düşmanlık, sizde hastalık halini almış,

Fobi olmuş, akli melekelerinizi çalıştıramaz hale getirmiş.

Hatta öyle ki, bir operasyon gazetesinin attığı, aslı astarı olmayan saçma sapan iddianın bile peşine takılacak düzeyde  zavallısınız.

'KUZUM SEN GAZETECİLİK YAPMAK İSTİYORSAN...'

Hiç merak etme, kimseye söylemeyeceğiz; Bakanımızın ismini geçirince yazılarınızın başka sitelerde kullanıldığını, aramalarda önde çıktığını, tiraj yaptığını, tık gazeteciliği peşinde olduğunu anlayabiliyoruz.

Bakanımıza attığın iftiralar haricinde başka bir şey yazamadığının, yazsan da okunmadığının hepimiz farkındayız.

Okuyucu sayısı sınırlı olunca birilerine iftira atarak ancak tık gazeteciliği yapmayı seçmişsin.

Sahte gündemler ve sahte haberler seni bir tık bile büyütmez, boş yere çabalama.

Bir de sana tavsiyem: Kuzum eğer sen gazetecilik yapmak istiyorsan, organize suç örgütleriyle içli dışlı olmayı bırak. Sonra paçavra gibi ortada kalmayasın.

Köşende bunu da yayınla, belki bir kaç tık daha alırsın...