Bahçeli'nin açıklamalarından öne çıkanlar: 

- Montrö Boğazlar Sözleşmesi Lozan Antlaşması’nın tamamlayıcı bir halkası, ayrılmaz bir parçasıdır. Aynı zamanda bizim kırmızı çizgimiz, Karadeniz’in barış ve istikrar güvencesidir.

- Vehimlerinin ve gizli emellerinin esiri olan 104 emekli amiral Türk demokrasi tarihinin kara bir lekesidir. Bu lekeyi temizlemek demokrasinin, hukukun ve milli iradenin tarihe karşı namus, şühedaya da vefa borcudur. Mutlaka yaptıklarının bedelini ödemeliler.

- Bu çağrı bal gibi darbe çağrısıdır. Bu bildiri demokrasiyi hedef alan torpidodur. Bu bildiri hukuk gaspı milli iradeye doğrultulmuş silahtır.


1 yılı aşkın süredir beşeriyet salgının karşısında mücadele vermektedir. Koronavirüs vaka ve vefat sayısı tedirgin edici boyuttadır. Bizlere düşen kontrollü bir hayat düzenlemektir. Olumsuz tesirleri en aza indirmek maksadıyla hükümetimiz yoğun çaba harcamaktadır. Maskeye kola değil ağza takmak, hijyen ve sosyal mesafeye uymak zorundayız. Aşılama çalışmaları başarılı bir şekilde devam etmektedir. Türkiye'de yapılan aşı sayısı 17 milyonu bulmuştur. Bilinmelidir ki virüs bizim irademizden daha güçlü değildir.

Siyaset virüslerini kul affeder mi? Dertte yoklar, tasada yoklar ama sıra istismara geldi mi teker teker gizlendikleri delikten çıktıklarını herkes görmektedir. Biz onlar gibi küçülmeyeceğiz. Karanlıktan aydınlığa taş fırlatanların mahcup olacağı günler uzak değildir. Biz büyük bir ülke olan Türkiye'yiz.



Kim ne söylerse söylesin, biz Türkiye'nin tarafındayız. Siyasi işportacıların oyunlarını bozacağız. Tıbbın imkanlarıyla yokuşların aşılacağına inanıyoruz.

Hiçbir gelişme tesadüf olarak ortaya çıkmış değildir. Muhattap olduğumuz her tehdidin dış bağlantısı var. Durduğumuz yer, baktığımız menzil karmaşık meselelerin düğümünü çözecektir. Başkalarının dolduruşuna gelirsek teslimiyetçiliğin anaforuna düşmemiz kaçınılmazdır. Biz Türkiye sevdalısıyız.



UKRAYNA-RUSYA GERİLİMİ
Rusya-Ukrayna sınırında savaş helikopteri uçmakta, tehdit etmektedir. Ukrayna AB'nin kalkanı olduğu söylemiştir. NATO ve Rus uçakları tehlikeli bir it dalaşına girmiştir. Karadeniz'den Akdeniz'e uzanan yolda gerginlik farklı boyutta devam etmektedir.

ABD Dışişleri Bakanı'nın S-400'ü elimizden çıkarmayı dile getirmesi zamanlama bakımında manidardır.


AMİRAL BOZUNTULARI KARA BİR LEKEDİR

Möntrö tartışmaları derken Türkiye 104 amiralin muhtırası ile sarsılmıştır. Möntrö Lozan'ın bir halkasıdır. Hiç kimsenin Möntrö'yü tartışmaya açtığı yoktur. Bu zorlama zeka özürlü paylaşımın failleri herkesi kendi gibi ahmak mı hissediyor. Bu amiraller kara bir lekedir.

Üzerinde durulması ve sorgulanması gereken bir şey de bunları bir araya getiren motivasyon nedir? 104 amiral suç işledi cezasız kalamaz.

Bu çağrı bal gibi darbe çağrısıdır, milli iradeye doğrultulmuş bir silahtır.

Hiç kimse sinir uçlarımızla oynamasın, darbeler sahnesi kapanmıştır. Darbe demek uçurum demektir. Darbe demek, kan, göz yaşı demektir. Hayasızlar, muhtıracı münafıklar önce bizim bedenimizi çiğnemek zorundadır. Şerefsizleri birer birer toprağa gömeriz. Cumhurbaşkanımızı
İbreti alem için rütbeleri sökülmeli, emekli maaşları alınmalıdır. Arkasında kim var alayı ortaya çıkarılmalı.



CHP'YE TEPKİ
Darbeler tarihi bir bakıma CHP tarihidir. Darbelerle yüzleşmek CHP ile yüzleşmek demektir. Bu yandan çarklı tankların arasından atlayıp zıplayıp Bakırköy belediyesine gitmişti. Ey kendini bilmez 4 Nisan bildirisinin neresi sahte gündem. Daha hangi hallede parmak sallayacaksın. Kılıçdaroğlu'nun pusulası bozuktur. Bildiride görülmeyen imza Kılıçdaoğlu'na aittir.

4 Nisan bildirine itiraz etmek için daha neyin olması gerekmektedir. CHP yönetimi faziletsiz bir zihniyetten başka bir şey değil.

104 amiralin içinde bir İP'linin de olması suç üstüdür. İP'in başkanı zevzeklikle suçlamıştır. 104 şuursuz sadece gevezelik mi yapmıştır, İP'in başkanı zevzek arıyorsa etrafını kolaçan etmelidir. Darbe heveslileri zevzek değil haysiyetsizdir. 4 Nisan bildirisine karşı amasız fakatsız duruş göstermeyen siyasi kadavralardır. Gerçek demokrasiyi biz savunacağız. Milletin hukukunu bir muhafaza edeceğiz.

HDP'NİN KAPATILAMASI İÇİN AÇILAN DAVA
AYM'nin kararı bizim açımızdan yok hükmündedir. AYM'nin HDP'yi arkalayan kararı yok hükmündedir. AYM adil ve hakkaniyetli bir karar vermemiştir. Bu vatanda bulunmamızın usul sorunları var mı? Usul eksiklikleri var diye iade eden zat hainlerin karşısına çıkabilecek yüreğe sahip midir? Biz millet ne diyorsa ona göre hareket ediyoruz. HDP'ye zaman kazandıran AYM'nin hassasiyet göstermediğini görüyoruz. Mahkeme başkanının tarafsızlığı söz konusu değil.