Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Ne yapacaksan burada yap" çağrısına karşın AK Parti'den istifa eden Ali Babacan ve çoğu geçmişte AK Parti içinde önemli görevler almış isimlerden oluşan ekibinin, yeni parti kurma girişimleri Erdoğan tarafından da dikkatle izleniyor.

Babacan'la birlikte yeni parti oluşumu içinde yer alan bir siyasetçi BBC Türkçe'den Ayşe Sayın'a yeni parti oluşumunda gelinen aşamayı anlattı.

Geçmişte AK Parti içinde de önemli görev alan siyasetçi, şu anda 'insan kaynağı' oluşturma aşamasında olduğunu söyledi. Verdiği bilgiye göre sadece eski AK Partililer değil, çok farklı kesimlerden, alanlarında uzman isimlerle görüşmeler yürütülüyor.

Bir sonraki aşama olarak 'politika setlerinin oluşturulması' hedefleniyor ve Babacan mümkün olan en geniş kesimin katkısıyla parti politikalarını oluşturmayı planlıyor.

Parti kadrolarında yer alacak ekibe 'kurucu güç' pozisyonu verilerek aidiyet duygusunun hissettirilmesin amaçlandığını anlatan kaynak, "Hazır yemeğe oturmak ayrı, 'gel birlikte pişirip yemeği yiyelim' demek ayrıdır. Politika oluşturulması, harcın karışılmasında insanların aidiyet duygusu açısından önemlidir" diyor.

HENÜZ PARTİ İSMİ, AMBLEMİ NETLEŞMEDİ, ÖNERİLERE AÇIĞIZ

Partinin kuruluşu için kesin tarih verilmese de "Kasım sonu, Aralık başı" itibariyle partinin kuruluş dilekçesinin İçişleri Bakanlığı'na verilmesi planlanıyor.

Şu anda hemen bir erken seçim olasılığı görülmediği için partinin kuruluşunun 'aceleye getirilmemesi' kararlaştırılmış

"Kasım sonu, Aralık başı gibi, yani 2019 bitmeden bu iş ete kemiğe bürünsün, bir tüzel kişilik kazansın isteniyor" diyen siyasetçi henüz parti isminin, dolayısıyla ambleminin netleşmediğini söylüyor ve 'önerilere açığız' diye espri yaparken, önerilerin değerlendirildiğini belirtmekle yetiniyor.

Yeni parti için genel merkez binası tutulması için de harekete geçilmiş ve hatta bir kaç seçenek değerlendirme gündemine alınmış ama bu konu da yine 'kamuoyuna duyurulmayan, sır gibi saklananlar' kategorisinde tutuluyor.

KENDİMİZİ POLİTİK KALIPLARLA SINIRLAMAK İSTEMİYORUZ

Babacan ve arkadaşları, kendilerini siyasetin hangi yelpazesinde konumlandırmayı hedefliyor, en çok hangi kesimlerden ilgi görüyorlar?

"En çok kafa yorulan işin" yelpaze meselesi olduğunu anlatan siyasetçi bu soruya şu yanıtı veriyor:

"Kendimizi herhangi bir siyasi kalıpla sınırlamak istemiyoruz. Türkiye'ye baktığınız zaman, sosyal hatlar gerilmiş, içeride ekonomik sorunlar var, iç politikada sorunları, dış politika sorunları var, toplumsal barış konusunda endişeler var, bütün bu endişe ve sorunları çözecek politika söylemine yapılanmaya ihtiyaç var. Bunu Türkiye'yi kuşatıcı kucaklayıcı bir kadro ve bu kadronun oluşturacağı çözüm politikaları diye tanımlamak daha doğru. Şu anda ANAP'ın 4 eğilimi Türkiye'yi kucaklamaya yetmez, keza 2002 AK Partisi de. Çünkü o günden bugüne Türkiye'de ve dünyada çok şey değişti. İsimlendirmelerle kafa yormayacağız. Bu sorunları çözecek kadro var ve kadroların üreteceği politikalara kafa yoruyoruz."

SEÇMEN PROFİLİ: GENÇ, EĞİTİMLİ, KENTLİ

Yeni parti kuruluşu için doğrudan sahada henüz ölçüm yapılmasa da çeşitli kamuoyu araştırmalarıyla, seçmen profili çıkarılmaya çalışılıyor. Gelen ilk veriler, yeni partiye en büyük ilginin 'genç, eğitimli, kentli' kesimler olduğunu ortaya koymuş.

CHP ve İYİ Parti tabanının da büyük ölçüde 'eğitimli ve kentli' olduğu biliniyor. Ancak Babacan ekibi, 'AKP içindeki, eğitimli, kentli' seçmenin kendi partilerine kayacağını hesaplıyor.

En büyük ümitleri ise gençler: "Her yıl sisteme 2 milyonun üzerinde genç giriyor ve onlar iktidar partisine oy vermiyor. O nedenle AK Parti'nin geleceği sıkıntılı."

Reklamdan sonra devam ediyor 

Partinin oturacağı seçmen kitlesi dışında, alacağı oy oranı da önemli. Ancak şu anda bu konuda somut bir çalışma yapılmadığı için net bir oy oranı ifade edilmiyor.

LİDER DEĞİL KADRO HAREKETİ

Babacan hareketi, daha çok 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile anıldı. Gül'ün yeni parti oluşumu içinde yer almamakla birlikte, destek verdiği biliniyor. Ancak Babacan'ın 'karizmatik bir lider olamayacağı, bu nedenle Gül'ün gölgesinde kalacağı' yorumları da sık sık yapılıyor. Babacan ekibi, bu eleştirilere şu yanıtı veriyor:

"Zaten biz, bu bir lider hareketi değil, kadro hareketi diye yola çıkıyoruz. Bu bir avantajdır. İkinci dünya savaşı karizmatik liderlerin kaprislerinin yol açtığı yol açtığı bir faciadır. Onun için ortak akıl ve kadro hareketi olarak ortaya çıkıyoruz.

AK Parti'den ayrılma ve yeni parti oluşum kararının temel nedeni olarak 'Erdoğan partisi' haline dönüşmesi, 'ortak akıl, şeffaf yönetim, öngörülebilir siyaset' anlayışından, yani 'makulden uzaklaşılması' gösteriliyor:

"AK Parti hareket olarak çıkarken ihtiyaç duyduğu kadroları temin etmek için arazide ciddi bir araştırma yaptı, kendisini en iyi temsil edeceğini düşündüğü aktörleri bulabilmek için. Kimse kara kaşı kara gözü için taltif edilmemiştir. Nihayetinde AK Parti bir takım, kadro hareketiydi ve bu kadro başarılı oldu, 810 sene güzel işler yapıldı. Ama bu terkip bozuldu, ekip dağıtıldı, o tarihten sonraki halimiz de ortada..."

HAMASET VE DİNİ DUYGULARI SÖMÜRME OLMAYACAK

Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu ile neden birlikte hareket edilmediği ise 'siyaset yapma anlayışlarındaki farklılık' olarak gösteriliyor.

Bu konuda Davutoğlu'nun başbakanlığı döneminde Abdullah Gül ile aralarındaki görüş ayrılığının etkili olduğu yorumları yapılsa da, ilk başlarda Babacan ve Davutoğlu'nun bir araya geldiğine dikkat çekiliyor.

"Siyaset yapma anlayışındaki farklılıkların" ne olduğu konusuna girmemeye özen gösteren, "Lider değil, kadro hareketi olduklarına" bir kez daha vurgu yapan kaynak, " Tarz olarak baştan şunu reddettik: Hamaset yok, dini duyguları siyasette kullanmak yok. Bunu tercih etseydik, zaten bu oluşum için yola çıkmazdık" demekle yetindi.

TRANSFER GİRİŞİMİ YOK

Babacan ekibinin, başta AK Parti içindeki 'rahatsız' isimler olmak üzere parlamentodaki partilerde 'milletvekili transferi' ile grup kuracağı yorumları da sıkça yapıldı.

Ancak Babacan ekibi, böyle bir niyetlerinin olmadığını "Parlamentoda bir aidiyet bağı olan hiçbir milletvekili ile temas etmedik ama kendileri temas etmek isteyen kişilerle de nezaket çerçevesinde görüşüyoruz. Mevcut milletvekilleri ile görüşelim transfer edelim gibi bir çalışmamız yok" sözleriyle ifade ediyorlar.

Aralarında eski bakanlar Beşir Atalay, Sadullah Ergin, Nihat Ergün, eski Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'ın da bulunduğu birçok ismin partinin çekirdek kadrosunda yer alması bekleniyor.

Başta Babacan olmak üzere, siyasette belli noktalara gelmiş, halen de kariyer şansı olan birçok ismin 'risk' alarak yeni bir siyasi oluşuma yönelmeleri 'fedakarlık' olarak değerlendiriliyor ve fedakarlık yapan isimler arasında eski Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de sayılıyor.

BABACAN TWITTER'I AKTİFLEŞTİRECEK

Şimdiye kadar iki basın açıklaması dışında kamuoyu önüne çıkmayan Ali Babacan'ın bundan sonra daha 'görünür' olması kararlaştırılmış.

Bu kapsamda Twitter hesabını son olarak 20 Haziran 2015'te kullanan Babacan'ın yakın zamanda hesabını aktifleştirilmesi ve parti çalışmaları ve açıklamalarıyla ilgili mesajlarını buradan paylaşması düşünülüyor.

Babacan'ın 1015 gün içinde ise yeni partinin kuruluş ve ilkeleri konusunda bilgi vermek üzere kamuoyu önüne çıkarak açıklama yapması planlanıyor. Ancak yakın çevresi, bunun hangi yöntemle olacağı konusunda ise bilgi paylaşmamayı tercih ediyor.