İYİ Parti kurultay sürecinde ortaya çıkan ve parti içinde krize neden olan 'oy verilmeyecekler' listesinde ismi geçen Aytun Çıray, itibar suikastına uğradıklarını ve bunun Genel Başkan Meral Akşener'in bilgisi dahilinde yapıldığını açıkladı. Çıray, Akşener'i uyarmasına rağmen müdahale etmediğini söyledi.


 Çıray, "Çünkü oy verme işlemi başlamadan önce kendisini uyardım. 'Bir operasyon yapılıyor, durdurun lütfen' dedim. Ama müdahale etmedi!" dedi. Çıray, “Suikast, ‘parti içi demokrasi’ sözde gerekçesiyle maskelemeye çalışıldı ve Sayın Erdoğan'ın çoklu senaryolarına uygun olarak tam zamanında yapıldı” ifadelerini kullandı. 

Sözcü yazarı Uğur Dündar'a konuşan Çıray, Meral Akşener'e de şöyle seslendi: “Bu vebale sakın ortak olmayın. İYİ Parti hepimizin eseri. Kuvvetler ayrılığını sağlayacak rejimin inşasını kapalı kapılar arkasında Cumhur İttifakı ile değil, seçimlerden sonra milletimizle beraber yapalım.” 

Aytun Çıray'ın açıklamalarından ilgili bölüm şöyle:

'İYİ PARTİ KURULTAYI PARTİNİN BİR İÇ MESELESİ DEĞİLDİR' 

“Tayyip Bey, siyaset ve danışman kullanma kapasitesi çok yüksek olan biri. Ben de niyet okumayı severim. Çünkü siyaset niyet okumayı gerektirir. Bence ilk senaryo İYİ Parti'nin seçime katılmasının engellenmesiydi. Bu engeli nasıl aştığımızı anlattım. İkinci senaryo, İYİ Parti'nin AKP'deki ANAP-DYP merkez değerlerine bağlı seçmenlere uygun bir siyasi profile aykırı bir görüntü vermesiydi. Sayın Koray Aydın'ın İYİ Parti'de tam hükmedecek bir pozisyonda yer alması, benim “kara liste”deki arkadaşlarımla siyasi suikasta maruz kalmam bunu önemli ölçüde sağladı. Siyasi suikasta uğrayan arkadaşlarımızla ortak paydamız; Cumhur İttifakı'nın her şekilde dışında kalmamız gerektiğine inanmamızdır. Grupta böyle düşünen çok milletvekilimiz olduğuna inanıyorum."

“Şimdi bazı olaylara tarihleriyle birlikte dikkat çekmek istiyorum: Sayın Koray Aydın 24 Haziran 2018 seçimlerinden 24 gün sonra HaberTürk TV'deki bir programda aynen şunları söyledi: “İrade bizde olsaydı, Millet İttifakı'nı kurmazdık. Saadet Partisi ve Demokrat Parti ile kurardık.”

Meclis'e 15 CHP milletvekilinin İYİ Parti'ye geçici katılımıyla henüz girmişiz. Olay, milletin vicdanında taze. Sayın Aydın bu gerçekleri bilir ve böyle konuşacak acemi bir siyasetçi değildir. Bu açıklama İYİ Parti'yi Millet İttifakı dışına çıkaracak her türlü perde arkası operasyona ve teşebbüse açık olunacağının örtülü söylemi değil midir? Sayın Aydın'ın bu açıklamasından tam iki yıl sonra, 4 Ağustos 2020'de, Sayın Devlet Bahçeli illet-zillet söylemini bıraktı. Meral Akşener'e “Evine dön” çağrısında bulundu. Sayın Erdoğan ise sadece üç gün sonra Sayın Bahçeli'nin açtığı yolu kullandı. “Sayın Bahçeli'nin, Sayın Akşener'i davetini uygun bulduğunu” ve “İYİ Parti'yi yerli ve milli” gördüğünü belirtti. Sayın Akşener de hemen, “Erdoğan'ın çağrısı ‘iyileştirilmiş, güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçelim' çağrısı ise destek veririz” diyerek “Cumhur İttifakı ile sadece parlamenter sistem anayasası için otururum“ açıklamasını yaptı.” 

'SİYASİ SUİKAST AKŞENER'İN BİLGİSİ DAHİLİNDE GERÇEKLEŞTİ' 

“Sayın Erdoğan kendi partisinden bir oy kaymasına neden olacak şekilde İYİ Parti'yi niye meşrulaştırsın? Niye?.. Bu açıklamalardan sadece bir ay, bir hafta sonra, 20 Eylül 2020'de, İYİ Parti'nin 2. Olağan Genel Kurultayı yapıldı. Millet İttifakı'nın oluşumunda ve İYİ Parti'nin Meclis'e girmesini sağlayan süreçlerde etkin bir rol oynamış bir siyaset insanı olarak, bana ve çeşitli nedenlerle çok değerli arkadaşlarıma siyasi itibar suikastı yapılmak istendi. Ve suikast, Sayın Genel Başkan'ın bilgisi dahilinde gerçekleşti. Çünkü oy verme işlemi başlamadan önce kendisini uyardım. “Bir operasyon yapılıyor, durdurun lütfen” dedim. Ama müdahale etmedi! Yüz yüze görüşmemizde bunun gerekçesini sordum, anlamlı bir cevabı yoktu. Suikast, “parti içi demokrasi” sözde gerekçesiyle maskelemeye çalışıldı ve Sayın Erdoğan'ın çoklu senaryolarına uygun olarak tam zamanında yapıldı. 

'ANAYASAYI CUMHUR İTTİFAKI İLE DEĞİL MİLLETİMİZLE DEĞİŞTİRELİM' 

“Şimdi senaryo sırası bende! Cumhur İttifakı'nın üyeleri ve Sayın Meral Akşener bir masada buluşabilmek için, sözde iyileştirilmiş ve güçlendirilmiş parlamenter sistemi meşruiyet aracı olarak kullanacaklar. Bugüne kadar bunun zeminleri hazırlandı. Benim tasfiyemi mecburi kılan yeni anayasanın seçimlerden sonra yapılması, anayasanın ikiden fazla Cumhurbaşkanı seçilemeyeceğine dair 101. maddesini gündeme getirmem ve erken seçime muhalefetin oyları ile değil, Sayın Cumhurbaşkanı'nın kararı ile gidilmesi gerektiğini önermemdir. MHP, HDP ile bir araya gelemeyeceğine göre; anayasa değişikliklerini referanduma götürmek için de İYİ Parti gereklidir. Böyle bir sözde reform, Türkiye için tam bir talihsizlik olur. Çünkü mutlak güçler ayrılığının olduğu güçlü bir gerçek parlamenter sistemin önünü kapatır. Oysa ülkenin, özellikle gençler açısından gecikecek tek bir günü dahi yok. Sayın Meral Akşener'e saygıyla sesleniyorum: Bu vebale sakın ortak olmayın. İYİ Parti hepimizin eseri. Kuvvetler ayrılığını sağlayacak rejimin inşasını kapalı kapılar arkasında Cumhur İttifakı ile değil, seçimlerden sonra milletimizle beraber yapalım.”