Anasayfa
2018-12-17 09:42:13 ( 21 izlenme )

Avrupa Ordusu fikri fiiliyata geçiyor

Berlin Güvenlik Konferansı, Rusya-Ukrayna çatışması ortamında toplandı. Avrupa’nın savunmasını masaya yatıran uzmanlar, ‘Gelecekte savaşlar nasıl olacak? Bu halka nasıl anlatılacak?’ gibi sorularına yanıt bulmaya çalıştılar.


Ali MERCAN / Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı

Berlin Güvenlik Konferansı, Rusya-Ukrayna çatışması ortamında toplandı. Avrupa’nın savunmasını masaya yatıran uzmanlar, ‘Gelecekte savaşlar nasıl olacak? Bu halka nasıl anlatılacak?’ gibi sorularına yanıt bulmaya çalıştılar. Federal Savunma Bakanlığında bir bölüm başkanı, ‘Avrupa olarak, Avrupa’nın ortak savunması diye bir ortak görüşümüz olmalıdır’ görüşünü savundu.

Berlin Güvenlik Konferansı (BGK) Kasım ayında yapıldı. Uluslararası politikaları esas alan ve NATO çerçevesinde toplanan Münih Güvenlik Konferansı’ndan farklı olarak BGK, askeri politikalar ve savunma sanayi üzerine yoğunlaşıyor. Yılda bir yapılan BGK’ya Alman asker, ekonomi, devlet görevlilerinden ve politikacılardan oluşan binden fazla temsilci katılıyor.

AVRUPA ORDUSU NEDEN BU KADAR TARTIŞILIYOR

Bu yılki Berlin Güvenlik Konferansı’nda, Avrupa Ordusu, savunmada yetersizlikleri aşma ve gelecek savaşlarda yapay zekânın oynayacağı rol ele alındı. Diğer yandan AB içinden bu alanda atılan adımlara ve Strasbourg’ta Avrupa Parlamentosu’ndaki konuşması sırasında Alman Başbakanı Angela Merkel’e yapılan itirazlar, gözlemcilerin araştırdığı bir konuydu. İtirazların kaynağı ile ilgili tespite göre, Amerikan yönetimi ve Trump’ın Avrupa’yı ve özellikle Almanya’yı hasım olarak görmesi ve iç kargaşalık çabaları itirazların asıl nedenlerinden birisiydi. Avrupa Ordusu’nun her fırsatta tartışılmaya devam etmesi, konunun öneminden kaynaklanmakla birlikte, daha çok ABD baskılarına karşı arayışların öne çıkmasıydı...

Son BGK’da AB ordusu, yapay zekâ gibi tartışmalar hep “Önümüzdeki savaşlar, savaş alanlarında robotlar ve yapay zekânın rolü” tanımlamalarıyla birlikte anılıyor. Sadece tartışmalarda savaş ve savaş alanları kelimelerinin geçmesi bile, konunun önemini kavramaya yetiyor. Ayrıca birçok kesimde, ABD’nin gücünün yenilmezliği üzerinde sabit fikir hakim. Aynı görüş Türkiye’de bazı kesimlerde de var. “Atlantik’ten, NATO’dan bağımsız ordu zordur. Batı birlikte hareket eder, birbirinden ayrılmaz” gibi olgulara değil, ön yargılara dayalı fikirler ortalıkta dolaşıyor. Bu tartışmalar süredursun Avrupa Ordusu fikri, Rusya’nın desteği ve Avrasya’nın açık sempati ve olumlu yaklaşımı ile hızla ilerliyor.

“Avrupa Ordusu’nun NATO ile uyumlu olduğu, ona karşı olmadığı” şeklindeki görüşler bu çerçevede saflığın ötesinde bir hareketi durdurma geyretine yönelik... Oysa NATO’nun güvenlikten sorumlu olduğu alanda, ulusal orduların dışında başka bir ordu kuruluyor. Bu, süs olsun diye kurulmuyor. Bir alanda iki ordu, karşı karşıya gelecek iki gücün varlığı demektir. Politik gelişmeler de bunu göstermektedir. Atlantik’ten kopan Avrupa, Avrasya’ya yöneliyor. Avrupalılar hızlı trene binip Avrasya’ya yönelemeyecekler herhalde...

ALMANYA’NIN GÜNDEMİ AVRUPA ORDUSU

Yeni bir dünyanın kuruluşu, hegamonyacılığın ortadan kalkabileceği ve insanlık için eşit ve adil bir uluslararası düzenin kurulacağına yönelik inancı artırmaktadır. Bu süreçte, bir kez daha Almanya-Türkiye kader ortaklığı gündeme gelecektir. Atlantik kıskacından kurtulmak ve Batı Asya’nın ve Avrasya’nın başarısı için Avrupa Ordusu gereklidir. Rusya’nın da katkısıyla Avrupa’nın güvenliği için adım adım gelişen Avrupa Ordusu fikri, bir zorunluluk halini almıştır. Alman Dışişleri bülteni German Foreign Policy (GFP)’den özetlediğimiz noktalardan da anlaşılacağı gibi, ülkenin gündemi içinde Avrupa Ordusu en başta yer alıyor.

Geçen günlerde Avrupa Ordusu’nun acil hale geldiği AB gündemine damga vurmuştu. Fransa Devlet Başkanı Emmanuel Macron’un, Avrupa Ordusu’nun aciliyet kazandığı görüşü, Almanya Başbakanı Angela Merkel tarafından AB Parlamentosuna taşınmış ve Rusya Devlet Başkanı Putin tarafından da desteklenmişti.

Reklamdan sonra devam ediyor 

SAVAŞLARDA YAPAY ZEKA NASIL ROL ALACAK

BGK’da Avrupa Ordusu inşasında atılan yeni adımlar ele alındı. Rusya ve Çin’in savunma giderlerinin yetersiz kalmasının doğurduğu kaygılara karşılık, Batı Avrupa’da savunmada ileri adımların atılmasının zorunluluğu tartışıldı. Konferanstaki diğer bir konu da, yapay zekânın savaş alanlarında kullanılmasının getireceği sorunlar oldu. Almanya bu alanda henüz çok geri. Bunu kapatmak için de Başbakan Merkel bu alana yüklü bir bütçe ayrılacağını açıkladı.

Berlin Güvenlik Konferansı’nda gittikçe önem kazanan siber-iha ve robot savaşları yanında, yapay zekâ kullanılması tartışmaları da anlamlı bir yer tuttu. Savaşlarda diğer yeni olanakların kullanılması yanında, yapay zekâ önümüzdeki dönem açısından daha da önem kazanıyor.

Konuya ilişkin olarak Alman basınında çıkan yorumlar şöyle:

n Önümüzdeki savaşlarda mekanik zekâ da rol alacaktır. Bu gelişme o kadar hızlı olmaktadır ki, insanların kararları arkadan ağır aksak gelmektedir. (behoerden-spiegel.de 28.11.2018.)

n Yapay zekâ Alman eliti ve entellektüeller arasında da tartışma konusu. Bu çevrelerdeki uzmanlara göre, özellikle güney ülkelerinde kitlesel işsizliğe yol açacağını ve dijital teknik yüzünden “Yararsız” hale gelen proletarya ve bozulan devlet düzeni vb... (deutschland-und-die-Welt-2030.de.)

İlginçtir yapay zekâ konusunda liderliği Çin ve Avrasya yapıyor. Türkiye’de de tartışmayı Vatan Partisi yürütüyor...

‘AB STRATEJİK AÇIDAN ÖZERK OLMALI’

Almanya Savunma Bakanı Ursula von der Leyen, konferansı Avrupa Ordusu alanında atılan adımları açıklamak için değerlendirdi. Leyen, bu alanda atılacak adımlarla ilgili olarak, “Parlamentoların sınırlamalarını gündeme taşımak gerekir” dedi. Uzmanlar ise, “Avrupa tam olarak ABD desteği olmadan kendi güvenliğini sağlamalıdır. Bunun için yapay zekâyı değerlendirmek yanında, AB savaş yönetmeliğinin de hazırlanması gerekir” görüşünü savunuyor.

Reklamdan sonra devam ediyor 

Savunma Bakanı von der Leyen, Avrupa Ordusu’nun kuruluşundaki yeni adımları açıkladı. Leyen konuşmasında, “AB stratejik olarak otonomiye sahip olmalıdır ve bunu ancak kendinize ait bir ordu ile sağlayabilirsiniz. Bu ordu olacak mı, olmayacak mı sorusu artık ortadan kalkmıştır. Şimdi sadece nasıl olacağı önemlidir. AB Ordusu ve savunma birliği inşa halindedir” dedi.

Leyen özetle şunları söyledi: “AB Ordusu NATO’dan bağımsız olarak kendi kumanda, sevk ve idare yeteneğine sahip olacaktır. Bunun için Federal Meclis’in karar mekanizmalarının yeniden düzenlenmesi gerekiyor. Brüksel’de ulusal parlamentoların güvenlik politikacıları aracılığıyla bir ortak komisyon oluşturulmalıdır. Bu komisyon acil durumlarda savaş veya barış kararları alabilecek şekilde donatılmalıdır. Ayrıca AB’de çoğunluk tarafından alınan uluslararası politika kararlarına uymak zorunlu olmalıdır. Bu şekilde üye ülkeler istemeseler de uluslararası politika kararlarına uymalıdırlar.”

STRATEJİK OTONOMİ ASKERİ GÜÇLE OLUR

Avrupa Ordusunun gelişimi üzerine görüşmelerin devamında Federal Almanya’nın tutumu şöyle belirlendi: “Gerçekten AB stratejik otonomi kazanmak istiyorsa, şimdiye kadar olduğundan daha kuvvetli, hatta tam anlamıyla kendi güvenliği için tedbir almalıdır. Alman Marshall Fonu Şefi Jan Techau bu talebi şöyle dile getirdi:

“AB Ordusu kuruluşunun bir parçası olarak, sadece konvansiyonel değil, aynı zamanda nükleer caydırıcılık tedbirlerini de kendisi örgütlemelidir. Bu, çok belirgin olarak kendisine ait istihbarat örgütleri ile tahkim edilmelidir. Günümüzdeki siber savaşlar, medya ve algı operasyonlarıyla ilgili araçlar yaratılmalıdır. Kendi güvenliğini sağlayan Avrupa, ‘Dünyaya hükmeden’ güçlerin altında sayılmamalıdır. Amerika’nın bugüne kadar başardıklarını aşmalıdır. Bu stratejik öngörüler okullarda okutulmalı, devlet kademelerindekiler bilgilendirilmelidir.”

BATI’NIN SAVUNMA BÜTÇESİNDE AŞIRI ARTIŞ

GFP’ye göre uzamanlar şöyle bir kaygı paylaşıyo: “Batı’nın savunma atılımı Rusya ve Çin karşısında aşınmış mıdır? Gerçekten Çin ve Rusya savunma giderlerine Batı’ya göre çok daha az bir bütçe ayırmaktadırlar. Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü’nün rakamlarına göre, ABD’nin 2017 savunma bütçesi 602,8 milyar dolar, Çin’in 150,5, Rusya’nın ise 61,2 milyar dolar. Rusya’nınki ABD’nin onda biri kadar. Rusya, Suudi Arabistan’dan bile az bütçe ayırmaktadır. Sadece dört AB ülkesinin 2017 yılında silahlı kuvvetler için ayırdığı bütçe 163,9 milyar dolar. Çin’den daha fazla ve Rusya’nın üç katı. Bu arada, Almanya askeri harcamaları için 2015’te 34 milyar Avro olan bütçesini bu yıl 38,9’e yükseltirken, gelecek yıl 43,2’ye çıkaracak. Üstelik, Berlin yeni silahlanma projeleri için milyarlarca avro tutarında bütçe ayırdı. 2023’te askeri bütçe 60 milyar avro olacak. Yani bugün Rusya’nın harcadığından daha fazlasını ayıracak.

BİR AVRUPA ‘ORTAK HİKAYESİ’

Berlin Güvenlik Konferansı, Rusya-Ukrayna çatışması ortamında toplandı. Uzmanlar Avrupa’nın savunmasını tartıştılar. Uzmanlar, gelecekte savaşlar nasıl olacak? Bu halka nasıl anlatılacak? Sorularına yanıt bulmaya çalıştı. Federal Savunma Bakanlığı’ndan bir bölüm başkanı, “Avrupa olarak, Avrupa’nın ortak savunması diye bir ortak görüşümüz olmalıdır. Avrupa’nın savunma birliği anlatımı bütün vatandaşlara ulaştırılmalıdır. Bu görüş ve gönül birliğinin peşinden, güvenle dinamik savaşlara girilebilir. Ortak anlatımımız olası itirazları ortadan kaldırmalıdır” görüşünü savundu.


Aydınlık

Bunlar da İlginizi Çekebilir