Bu korsanlıkların Türkiye’ye sökmeyeceği görülecektir. Çünkü Türkiye egemenlik haklarını koruma doğrultusunda tarihi bir karar vermiştir.

Atlantik’te Korsanlaşan Avrupa: İrini Ve Medusa
Büşra Ezgi 
Büşra Ezgi

Avrupa Birliği, 31 Mart 2020 tarihinde, 1 yıl sürecek bir harekât başlattı.1 Önce İtalya, sonra Yunanistan’ın komutanlığında, Fransa ve Almanya donanmalarının da katılımıyla başlatılan bu harekata Yunanca “barış” anlamına gelen İrini adı verildi. Fakat bu sözde “barış”, dünyayı kana bulayan ABD’nin sözlüğünden alınmıştır. Pax Americana (Amerikan Barışı) denilen emperyalist düzen anlayışının Atlantik Avrupası’ndaki uzantısıdır.

İrini Harekatı’nın kâğıt üzerindeki görev tanımı, BM’de Libya’ya yönelik alınan silah ambargosunun uygulanmasını sağlamaktır. Fakat gerçek amacı, Libya’daki meşru hükümetin devrilmesini sağlamak, destekledikleri darbeci Hafter’i başa geçirmek ve Doğu Akdeniz’deki emperyalist planlarını yerle bir eden Türkiye’yi Antalya Körfezi’ne hapsetmektir.

Nitekim bu operasyon, 4 Kasım 2019 tarihinde Mavi Vatanımızda yer alan 7. parselde gaz arayan Fransız TOTAL ve İtalyan ENİ sondaj gemilerinin Türkiye’nin kararlılığıyla sahadan kovulması sonrasında gelmiştir.2 Libya’ya insani yardım götüren Türk bandıralı yük gemisine yapılan korsan baskını da Operasyon’un gerçek amacını gözler önüne sermiştir.

Netice itibariyle Libya Mutabakatı’yla planları altüst olan Atlantik güçleri, soluğu Avrupa Birliği’nde almış, ambargoyu bahane ederek Doğu Akdeniz’de Atlantik jandarmalığı, daha doğrusu korsanlığı yapan bir görev gücü oluşturmuştur.

MEDUSA, 2020’NİN İKİNCİ BÜYÜK TATBİKATI

“Medusa” isimli çok uluslu hava deniz tatbikatı, 2017 yılından itibaren Mısır ve Yunanistan’ın önderliğinde yapılıyor. Bu yıl da 30 Kasım-6 Aralık tarihlerinde gerçekleştirilecek.3 Medusa bir çeşit gerilimi tırmandırma operasyonu. 2020 yılı içerisinde de İskender 2020 Tatbikatından sonra ikinci büyük tatbikat olma özelliğini taşıyor.

Tatbikata bu sene ilk defa iki önemli ülke katılacak. Bunlardan birisi, Türkiye’nin milli değerlerini hedef alan, Doğu Akdeniz’de Yunanistan’a Fırkateyn yardımı yapan ve IRINI Operasyonu’nun da başrolünü üstlenen Fransa. Bir diğeri ise Doğu Akdeniz’de Türkiye’ye pozisyon aldık açıklaması yapan Birleşik Arap Emirlikleri.

IRINI Operasyonu ve Medusa-10 Tatbikatı, Doğu Akdeniz’de yapılan diğer tatbikatlara hiç benzemiyor. Bu iki “organize işin” bir özelliği de hem uzun süreli olması hem de kesintisiz olarak devam ettirilmesi. Diğer önemli özelliği IRINI, Türkiye’ye karşı bir fiili saldırıyken, Medusa-2020 Türkiye’yi ablukaya alan bir faaliyet kapsamına sahip.

ATLANTİK’İN KORSANLIK KUVVETLERİ

Bu operasyonlarla ilgili akıllara gelen bir soru, meşru Serrac hükümetini tanıyan İtalya’nın IRINI operasyonda, üstelik komuta merkezi olarak neden yer aldığı. Aynı soru, Fransa ve ABD’nin dış politika anlayışıyla çelişmeleri bulunan, AB toplantılarında Türkiye’ye karşı daha ılımlı bir çizgiyi temsil eden Almanya için de sorulabilir.

Üstelik bu iki ülke, İrini Operasyonu’nda birdenbire Atlantik’in korsanlık kuvvetleri haline geldiler. Uluslararası hukuku, deniz hukukunun en temel kurallarını alenen çiğneyen, işgalden ve korsanlıktan başka bir anlam taşımayan Türk gemisinin baskınına ortak oldular.

Burada ABD’nin o bildik “sopa-havuç” formülünün devreye girdiği anlaşılmaktadır. Türkiye Doğu Akdeniz’de Antalya Körfezi’ne hapsedilirse İtalyan ENI, hukuksuz faaliyetlerine devam edebilecek, Almanya da enerji kaynaklarından gücü orantısında pay alacaktır. Havuç budur.

Fakat meselenin bir de sopa boyutu vardır. Zira, İtalya Libya’da Serrac hükümetini desteklemiş ve İsrail-Fransa-Yunanistan-GKRY’ın başını çektiği Türkiye ve KKTC’yi yok sayan EAST-MED anlaşmasına dahil olmamıştır. Almanya’nın da Rusya’yla imzaladığı KuzeyAkım-2 projesi ve Çin’le yaptığı dijital altyapı anlaşmaları nedeniyle ABD’yle derin çelişmeleri vardır. Her iki ülke de ama özellikle Almanya, Türkiye’nin önemli ticaret ortaklarıdır.

Öyleyse Almanya ve İtalya neden bu Atlantik korsanlığına dahil oluyor? Çünkü bu iki ülkede ve AB’nin merkezi kurumlarında ciddi bir Atlantik ağırlığı vardır. ABD’de “Amerika geri döndü” diyen Biden’ın seçilmesiyle bu güçlerin atağa geçtiğini görmek zor değil. Gemi baskını gibi provokasyonlar, ABD aklını yansıtan politikaların ürünüdür ve Türkiye ile Atlantik’ten kopma eğilimleri bulunan Avrupa ülkelerini birbirinden uzaklaştırmak içindir.

ATLANTİK’E KARŞI AVRASYA

Bu korsanlıkların Türkiye’ye sökmeyeceği görülecektir. Çünkü Türkiye haklıdır. Uluslararası hukuk Türkiye’den yanadır. Fakat daha önemlisi, Türkiye egemenlik haklarını ne pahasına olursa olsun koruma doğrultusunda tarihi bir karar vermiştir. Mavi Vatan’da yapılan gövde gösterisi tatbikatlar ve sondaj çalışmaları, KKTC’nin kararlılığı bunun göstergesidir.

Türkiye sonuç olarak bölgede inisiyatifi eline almıştır. Her fırsatta başta Yunanistan olmak üzere İtalya ve Almanya gibi Avrupa devletlerine sorunları müzakere masasında çözme çağrısı yapmaktadır. Atlantik’in oyununa gelmeyin, bu sizin de çıkarlarınıza aykırı uyarısı yapmaktadır. Şimdiye dek Avrupa’da Atlantik siyasetleri hakimdir ama bu çok sürmeyecektir.

Bu durumu değiştirmek için en önemli hamle, güce güçle mukabele etmektir. Zor, oyunu bozar. Doğu Akdeniz’de Rusya, İran ve Çin ile dev bir tatbikat yapalım ve bakalım İtalya ve Almanya bir daha bu Atlantik korsanlığına dahil olma cesaretini gösterebilecek mi? Bu devletler akılsız değildir. Kurtuluş Savaşımızda olduğu gibi yenemeyeceklerini anladıkları zaman anlaşma yolunu tercih edeceklerdir. Çünkü başka çareleri kalmayacaktır.

Türkiye’nin deniz yetki alanlarına ilişkin Libya ile imzaladığı tarihi muhtıra, bölge ülkeleriyle de yeni anlaşmaların önünü açmıştır. Türkiye, Libya Mutabakatı’nın ardından Suriye ve Lübnan ile de benzer anlaşmalar yapması, aynı doğrultuda Mısır’ı da yanına çekecek şekilde kazanıcı adımlar atması dengeleri büsbütün değiştirecektir.

Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı’nın ateşleri içinde sınanıp Cumhuriyet’in atılım yıllarında süren dış politikası, bugüne ışık tutmaktadır. Her şeyden önce milletimizin ve ordumuzun öz gücüne güveneceğiz, fakat aynı zamanda stratejik dostu ve düşmanı doğru saptayıp ittifak potansiyelini değerlendireceğiz. Nihayetinde bu sayede dengeleri değiştirecek, denizlerimize kıyıdaş olan ve ülkemize komşu ülkelerle iyi ilişkiler temelinde, Atlantik merkezli emperyalist planları Mavi Vatanımıza gömeceğiz. Böylece Türkiye, Doğu Akdeniz’deki gerçek barışın öncüsü olacaktır.

Büşra Ezgi Duman

TGB Denizli İl Başkan Yardımcısı

KAYNAKÇA:

1. "EU launches Operation IRINI to enforce Libya arms embargo". Council of the European Union.
2. https://www.trthaber.com/haber/gundem/turkiyenin-itirazi-karsilik-buldu-fransiz-ve-italyan-sirketler-dogu-akdenizde-7-parselden-cekiliyor-439155.html
3. https://www.aydinlik.com.tr/haber/korsanliga-pandemi-molasi-bitti-224682

Çizim: Ertan Özel
Çizim: Ertan Özel

tgb.gen.tr