Almanya Ortadoğu ticaretine açılmak, Tahran ve Riyad arasında denge oluşturmak için İran'la ilişkileri hayati önemde görüyor. Bu dengeyi bozmak isteyen ABD'ye karşı Berlin ve Brüksel mesafeyi açıyorlar

ALİ MERCAN / VATAN PARTİSİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI

Atlantik ve Avrupa arasındaki çelişmeler yeni olgularla derinleşmeye devam ediyor. Bunlardan en önemlisi hiç şüphesiz ABD'nin İran'la atom anlaşmasından çekilmesi ve onu takip eden yaptırımlar ve ona bağlı tehditlerdir. Almanya ve AB ülkelerinin İran'la çok yönlü ilişkileri ve bölgedeki çıkarları nedeniyle atom anlaşmasına bağlı kalmaları hayati önem taşıyor. ABD'nin anlaşmadan çekilmesi ve İran'a yönelik yaptırımlar ilan etmesi AB'nin üç güçlü ülkesi tarafından kabul edilmedi. İran'a yönelik yaptırımlar büyük ölçüde Avrupa şirketlerini vurdu. Almanya, Fransa ve İngiltere ile ABD arasındaki açı büyürken, Çin ve özellikle Rusya ile yakınlaşma arttı.

İRAN ÜZERİNDEN ATLANTİKAVRUPA YAPTIRIM SAVAŞI

İran Yönetimi'nin ABD'nin beş ülke arasında imzalanan atom anlaşmasından çekilmesi ve ardından gelen yaptırımlar karşısında AB Atlantik'ten daha çok uzaklaştı. Bu konudaki yeni adımlar Alman Dışişleri Bülteni German Foreign Policy (GFP)'nin 6 Mayıs tarihli sayısında özetle şöyle belirtildi: Berlin ve Brüksel ABD'nin yaptırım savaşını tırmandırması üzerine, İran'la imzalanan Atom anlaşmasını yeni adımlarla kurtarma çabalarını hızlandırdılar. Bu çabalardan birisi de sene başında ABD'nin denetleyebildiği banka aracılığı olmadandeğiş tokuş yoluyla yürütülecek dış ticaretin (INSTEX) artık faaliyete geçirilmesidir. Bu açıklama en önde gelen üç AB ülkesi Dışişleri Bakanı ve AB Dışişleri yetkilisi tarafından geçtiğimiz Cumartesi (04.05) yapıldı. Bu uygulamaya diğer ülkeler de davet edildi. Burada dikkat çeken ayrıntı, bu açıklamaya Rusya ve Çin'in de eklendiği özellikle belirtildi. Bu açıklamadan önce Washington İran'dan petrol alan ülkelerden bazılarının muafiyetlerinin uzatılmayacağını ve petrol alımını sürdürenlerin misliyle cezalandırılacağını açıklamıştı.

Alman dış politika uzmanlarına göre ABD İran'a karşı uygulamaları ile Almanya'nın Ortadoğu planlarını karşısına alıyor. Buna karşılık Almanya çıkarlarının hasıraltı edilmesine mani olmak ve politikalarını yürütmek istiyor. Buna ait adımlardan birisi olan INSTEX şimdiye kadar henüz uygulanamadı. ABD engelleme çabalarına rağmen şimdi uygulanmaya geçilmesi isteniyor.

AB: AMERİKA ULUSLARARASI HUKUKU İHLAL EDİYOR

Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, Fransız, İngiliz meslektaşları ve AB Dışişleri yetkilisi Federica Mogherini ABD Başkanı Donald Trump'un kararını esef ve kaygı ile karşıladıklarını açıkladılar. Washington 6 ay önce İran'dan petrol alan 8 ülke için yaptırımlardan muafiyet ilan etmişti. Şimdi verilen süre dolmuş bulunuyor. ABD sürenin dolmasına rağmen tek taraflı ilan ettiği karara uymayanları cezalandıracağını açıklamıştı. Sürenin uzatılmayacağı da açıklamada yer alıyor. Yasağa uymayıp İran'la petrol ticaretini sürdürenler ABD'nin misillemesini göze almak zorundalar. AB Dışişleri sözcülerine göre bu tehdit açıkça uluslararası hukukun ihlalidir.

İlk tepkilere göre İtalya, Yunanistan ve Tayvan bildirimi aldıktan sonra İran'la ticareti sonlandırdılar. Japonya ve Güney Kore oldukça sınırlandırdılar. Çin, Hindistan ve Türkiye ise ilk planda tepki göstermediler.

EN ÇOK TÜRKİYE ZARAR GÖRÜYOR

Türkiye 2017 yılında petrolünün yüzde 44,6'sı ve gazının yüzde 18'ini İran'dan aldı. Ankara komşusuna Amerika tarafından yapılan dayatmaları kabul etmeyeceğini açıkladı. GFP, 'Amerika'nın baskılarına Ankara'nın ne kadar dayanabileceği şüphelidir' tespitini yapıyor. 'Çünkü zaten araları çok gergin, daha fazla dayanabilir mi?' diye soruyor. Bu arada Hindistan ve Çin'in ticaret hacmi durumu net değil. İran bu ülkelerle ilgili net bilgi vermiyor.

Reklamdan sonra devam ediyor 

En güçlü üç AB ülkesi, dışişleri bakanlarının geçtiğimiz haftasonu yaptıkları açıklamayla "Yasadışı ABD yaptırımlarını savuşturmak ve İran'la ticarette mali akışı düzenleme" niyetlerini belirttiler. Bu amaçla yılbaşında Paris'te kurulan INSTEX (Instrument in Support of Trade Exchangec) harekete geçirilecek. Bu yoldan ABD'nin kontrol edebildiği banka trafiğinden kurtulabilecekler. Ancak bugüne kadar ABD'nin yaptırımları içinde bulunan muafiyetler nedeniyle işletemediler. Son durumda üç AB ülkesi yanında Çin ve Rusya, İran'la bu yoldan ticareti hayata geçirmeyi kararlaştırdılar.

Almanya Ortadoğu ticaretine açılmak, Tahran ve Riyad arasında denge oluşturmak için İran'la ilişkileri hayati önemde görüyor. Bu dengeyi bozmak isteyen ABD'ye karşı Berlin ve Brüksel mesafeyi açıyorlar.

İRAN ÜLTİMATOM VERDİ

ABD yaptırımlarına karşı İran 60 gün süre tanıdığı bir ültimatom verdi. Hasan Ruhani'nin açıklamasına göre uranyum zenginleştirmesinde kabul ettikleri sınırlara uymayacaklar. Bunun üzerine Trump Yönetiminin İran üzerindeki baskıları yoğunlaştı. İran'a yönelik petrol ve doğalgazla ilgili ticaret yasağına demir çelik, aluminyum ve bakır da eklendi. AB sözcüleri ültimatom kabul etmediklerini açıkladılar. Ancak bunu anlaşmayı kurtarmak için istediklerini ifade ediyorlar.

Birkaç kez daha yazdığımız gibi AB'nin İran'la ilgili politikalarının esasını ekonomik, güvenlik ve savunma alanlarındaki ilişkilerini korumakta ısrar etmek oluşturuyor. İran'la ilişkiler Almanya ve AB için hayati önemde kabul ediliyor. Aynı zamanda bu yoldan bölgede etkilerini sürdürmeyi mümkün görülüyor. Bu amaçla atom anlaşmasını kurtarmayı ve sürdürmeyi esas alıyorlar. Bunu başarabilmek için İran'a yönelik bazı yaptırımlara katılıyorlar. Yani bütünü kurtarmak için parçayı feda ediyorlar. Son İran ültmatomunda olduğu gibi AB yetkilileri bunu kabul etmediklerini belirttiler. Ancak İran şimdiye kadar kabul ettikleri bütün noktalara uyduğunu ve Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (IAEA)'nun 14 kontrolünün bunu gösterdiğini açıkladı. Ruhani ayrıca AB'ye yönelik olarak kendilerinin görüşme masasını terketmediklerini de belirtti. 12 aydır kurallara uymanın ötesinde taviz verdiklerini, yaptırımları hafifletmek için sabırla beklediklerini belirten Ruhani sadece yeni yaptırımlarla karşılaştıklarını da açıklamasına ekledi.

ALMANYA'NIN İKİLEMİ VE ÇIKMAZI

ABD yaptırımları ve İran'ın ültimatomu arasında ikileme düşen Almanya (AB) aynı zamanda bir kıskaç içine düşmüş bulunuyor. Ancak Ortadoğu pazarı Almanya için hayati önemdedir. Burada Almanya ABD ile aynı göz hizasında uluslararası politika yapma taraftarıdır. Almanya (AB), son gerginliklerle birlikte bir kez daha ABD'ye ve haliyle Atlantik ilişkilerine karşı mesafesini derinleştirdi. ABD sadece İran'la petrol ticareti yapanları cezalandırmakla tehdit etmiyor askeri yaptırımlardan da söz ediyor. Savaş uçakları, B52 bombalarının bölgeye yığınak yapılacağını açıklıyor. Bu tehditlerde İran ve Suudi Arabistan arasındaki dengeleri gözeterek bölge barışı üzerinde etkili olmak isteyen Almanya'yı tedirgin ediyor.

Dışişleri Bakanı Heiko Maas son olarak tekrar altını çizerek İran'la atom anlaşmasını koruyacak, sözverdiğimiz ticari ilişkilerimizi sürdüreceğiz dedi. Maas aynı zamanda, ültümatom nedeniyle İran'ın atom anlaşmasına bağlı kalması gerektiğini de sözlerine ekledi.

Alman Dışpolitika Bülteninin de saptadığı gibi ABD'nin İran'a yaptırımlarından en büyük zararı Türkiye görüyor. Çok yakın işbirliği içinde olan bu iki ülke yaptırımlar nedeniyle daha da yakın olmak zorunda kalıyorlar. Türkiye bu gelişmede de Asya ve Avrupa arasında kara köprüsü olması durumunu olumlu yönde değerlendirmek durumunda. ABD'nin bölge hegemonyasına karşı Türkiye'nin bu rolü, doğu Akdeniz ve Ege'den kuşatma, bölücü terörünü ve FETÖ darbecilerini destekleme ve bunlarla itttifak yapan partilerle iç politikada karışıklık ve kamplaşma yoluyla önlenmeye çalışılmaktadır. Ancak Türkiye yakın bir gelecekte çıkş yoluna girmiş, kurulan "Yeni Dünya"nın öncü bir kurucusu olarak yerini almış olacaktır.