Tepki çeken yayınların yer aldığı Netflix ve benzeri yayın platformları Teori dergisinin gündeminde. Derginin Youtube kanalında geçen günlerde Aşk 101 dizisi üzerinden topluma dayatılan yaşam modelini inceleyen “Aşk 101 Ne Anlatıyor” başlıklı yayın yapıldı.

Teori Genel Yayın Yönetmeni Kuntay Gücüm, dizideki “İnsanları ana sıkıştırmaya çalışan vurgulara” dikkat çekerek Netflix ile mücadele edebilmek için devrimci ve yaratıcı seçeneklere ihtiyaç olduğunu belirtti. Kuntay Gücüm, dizi ile ilgili konuşmasında şu vurguları yaptı:

“Kahramanlarımız hayatlarının en mutlu gününü sandalda, boğazın ortasında geçirirler; şehir içinde toplumdan en uzak olunabilecek noktada, küçük bir mekânın içine sıkışmış şekilde.”

“Toplumsal yaşamın kuytularının idealleştirilmesi ve insanların oraya yönlendirilmesi, hayatın dışına atılması, dar çerçeveye sıkıştırılması AŞK 101’e özgü değil ve liberalizmin insan tanımıyla ilgili. Netflix orijinal yapımlarında yaşamı sadece dar bir mekâna değil, tek bir sözcüğe veya ana sıkıştırmaya çalışan vurgulara da çok sık rastlanıyor.”

USMER Genel Koordinatörü Duygu Yeniay Üsküplü, dizinin geçmişle hesaplaşma, geleceğe dair umutsuzluk ve bireyselliğin ön plana çıkartıldığını belirtti. Üsküplü şunları kaydetti: “Dizide geçmişle ilgili bir hesaplaşma var. Burada geçmişi temsilen, geçmişin toplumsal köklerini ve birikimini ifade eden şey aile, bilimi ve bilgiyi temsil eden ise eğitim. Her ikisinin de paydaşları yetersizler. Esas kahramanların aileleri faklı yönleriyle sorumlular. İçlerinde en olumlu en sorunsuz şekilde tarif edilen Işık bile çok başarılı, çok olumlu, neşe dolu, umutlu, fedakâr, yardımsever ama o da gerçek hayatı yaşamıyor. Açık bir geçmişle hesaplaşma var.”

Mesaj: Yıkılan aile, yıkılan ev, karanlık gelecek

“Dizide gelecek diye bir şey yok. Gelecek tamamen umutsuz, bir beklenti yok. Bu çoklukların lise hayatı içerisinde tarif edilenin içerisinde zaman atlamalarına dikkat edilmesi lazım. Biraz önce olumlu diye bahsettiğim karakterin otuzlu yaşlardaki sesi bir arka ses oluyor. Bu çocuklar verdikleri sözüm ona mücadelenin ardından gelecekten nereye ulaşmışlar bu anlamda buluştukları mekân çok belirleyici. Mekân ise yıkılan bir ev imgesi. Yani gelecek parçalanıyor yıkılıyor tarifi.”

Aydınlık