Türkiye Gençlik Birliği’nin genel sekreterliğini yürüttüğü ve 18 ülkeden 25 örgütün ortak platformu olan Dünya Anti-Emperyalist Gençlik Birliği (WAYU), ABD'deki gelişmeler hakkında, emperyalist sisteme karşı direnen dünya gençlerinin görüşlerini ifade eden bir açıklama yayınladı. Joe Biden’ın ABD Başkanlığı için yemin ettiği saatlerde WAYU hesaplarından yayınlanan açıklamanın üst metninde "Emperyalizmin yeni başkanını 'Amerikan rüyası sona erdi' diyerek selamlıyoruz" ifadelerine yer verildi. WAYU Yürütme Kurulu imzası taşıyan metinde, Kongre Binası Baskını'nın, ABD’nin müesses nizamında oluşan çatlağın derinliğini, halkın buna karşı bastırılamaz isyanını ve çok kutuplu dünya gerçeğini gösterdiği vurgulandı. "Bu çatışmaların derinleşmesi, Amerikan halkının olduğu kadar ABD emperyalizminin dolaysız tehditlerine direnen ezilen dünya için olumludur. Ayrıca barış ve refah arayan tüm insanlığın esenliğine hizmet etmektedir" denildi. Amerikan hegemonyasının defedileceği bir altüst oluş iklimi geliştiği vurgulanan açıklama, bu tarihi anın sunduğu fırsatları değerlendirmek adına tüm anti-emperyalist güçlerin birleşmesi çağrısıyla sonlandı.

'KİLOMETRE TAŞI'

Gençliğin bildirisi şöyle: "6 Ocak tarihi, emperyalist dünyanın çöküşünü gösteren kilometre taşlarından birisidir. Tüm dünyanın gözü önünde Amerikan demokrasisinin kutsal mekanı olan Capitol kongre binası, seçimin hileli olduğunu iddia eden ve 'hırsızlığı durdurun' diyen Amerikalılar tarafından basıldı. ABD artık tüm dünyanın gözünde seçimlerini barış içinde yapamayan, müesses nizamına karşı bir isyanla tehdit edilen ve iç bütünlüğünü yitirmiş bir ülke durumundadır. Batı liberal demokrasisinin merkezi ABD, şimdi emperyalist müdahale yoluyla diğer ülkelerde oluşturduğu krizle yüz yüzedir. Bu isyan, tüm dünya için tarihi bir an ve hayırlı bir gelişmedir. Dünya Anti-Emperyalist Gençlik Birliği (WAYU) olarak Amerikan rüyasının artık kesinlikle sona ermiş olduğunu ilan ediyoruz."

'BASTIRILMASI MÜMKÜN OLMAYAN KRİZ'

"Bu ayaklanma; neoliberal küreselleşme, finansallaşma ve sonu gelmeyen savaşların sacayaklarına dayanan Amerikan müesses nizamının içinde debelendiği bastırılması mümkün olmayan krizin bir başka belirtisidir. Geçen yıllarda ezilen ulusların ve halkların direnişi sayesinde, Amerika Birleşik Devletleri birçok büyük cephede mağlup olmuş, üretim gücünü Asya’ya kaptırmış ve küresel hegemonyası hem Batı dünyasında hem de küresel Doğu ve Güney’de erozyona uğramıştır. Sonuç olarak, ABD egemen sınıfı ve toplumunun tamamı iki kampa bölünmüş ve ülke genel olarak bir iç çatışmalar ve kargaşa bir iklimine girmiştir. Sisteme karşı rahatsızlığın Capitol Kongre Binası'nı basan Amerikalılar ile sınırlı olmadığı aşikardır. BlackLivesMatter protestocuları, devrimciler, anti-emperyalistler, sendikacılar da dahil olmak üzere örgütlü olsun ya da olmasın, toplumun büyük kesimler müesses nizama karşı mücadele etmektedir ve etmeye de devam edecektir. ABD Temsilciler Meclisi’nin çatısı olan Capitol Binası, hep bir demokrasi mabedi ve 'özgür dünyanın' kutsal mekanı olarak sunulmuştur. Ancak aslında dünya çapındaki tahakküm ve esaretin merkezidir. Orada temsil edilen 'demokrasi', Amerikan askerleri ve NATO birliklerinin süngülerinin üzerinde Afganistan, Irak, Suriye, Libya, Vietnam'a götürülen 'demokrasi'dir. Dahası, Amerikan halkı için muazzam oranda artan eşitsizliğin, mali oligarşinin karları lehine ve halkın çıkarlarına karşı alınan emperyalist kararların merkezidir. Bu sahte demokrasinin merkezinin saldırıya uğramış olması, Amerikan sistemindeki çatlağın ne kadar derinleşmiş olduğunu göstermektedir. Örgütlü direniş ile ezilen ve gelişmekte olan ülkelerin artan birliği ve dayanışması sayesinde tepetaklak giden bu hegemonya, ABD emperyalizminin tamamen çöküşüne yol açacaktır."

'EZİLEN DÜNYA İÇİN OLUMLU'

"Kongre Baskını olayı çok kutuplu bir dünyanın gerçekliğini bir kez daha kanıtlamıştır. Küresel imparatorluk parçalanırken, ABD iç birliğini koruma ve toplumsal kargaşaları zapturapt altında tutma yeteneğini kaybediyor. Bu çatışmaların derinleşmesi, Amerikan halkının olduğu kadar ABD emperyalizminin dolaysız tehditlerine direnen ezilen dünya için olumludur. Ayrıca barış ve refah arayan tüm insanlığın esenliğine hizmet etmektedir. 

Sonuç olarak, Amerikan askerlerinin tamamını topraklarımızdan kovup ABD’nin siyasi ve ekonomik zorbalığını ve kültürel hegemonyasını sona erdireceğimiz bir altüst oluş iklimi gelişmiştir. Şimdi inisiyatifi ele geçirme, yeni bir dünya ve yeni bir uygarlık için taarruz pozisyonuna geçme zamanıdır. Dünyanın dört bir yanındaki anti-emperyalist gençlerin ortak platformu olarak, bu tarihi anın sunduğu fırsatları değerlendirmek için tüm anti-emperyalist güçleri birleşmeye çağırıyoruz."