Amasya'da bir grup gönüllü emekli, moloz ve çöplerin atıldığı alanı 22 yıl boyunca emek harcayarak küçük bir ormana çevirdi.


Amasya'nın Merzifon ilçesinde bir grup gönüllü emekli, moloz ve çöplerin atıldığı alanı 1997'den bu yana sabırla ve ciddi emek harcayarak küçük bir ormana çevirdi. 35 dönümlük alan yaklaşık 5 bin ağacın, çeşit çeşit çiçeklerin, farklı kuş türleri ve başka canlıların yaşadığı bir cennete dönüştü.

Gönüllüler, Türkiye Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı'nın (TEMA) Merzifon temsilciliğini kurarak işe başladı. Fidan yetiştirmek için arazi arayışına giren gönüllüler yer bulamayınca o dönem şehrin moloz ve çöp alanı olarak kullanılan Kuruçay bölgesine talip oldu.

Gönüllüler önce bölgeyi çöp ve molozlardan temizlediler, sonra fidan dikmeye başladılar. Azimle ve kararlıkla 22 yıl çalıştılar ve Kuruçay’daki alanı şehrin en büyük parkı haline getirdiler. TEMA Merzifon Kuruçay Parkı’ndan şimdi her yıl binlerce fidan ve çiçek yetiştirilerek çevre illere ücretsiz gönderiliyor. Binlerce öğrenciye çevre eğitimi veriliyor.

'BİZE ​‘DELİ MİSİNİZ?’ DEDİLER’

69 yaşındaki Kadir Acar diş doktoru ve halen TEMA Merzifon Temsilcisi. Çevreci kimliğiyle bilinen Acar, çöp ve moloz alanın parka dönüştürülmesinde şehirdeki gönüllülere öncülük etmiş. Acar yaptıkları işi şöyle anlattı:

“Burasının mülkiyeti belediyeye aitti ve moloz ile çöp dökülüyordu. 1997’de TEMA’nın Merzifon temsilciliğini kurduktan sonra fidan dikmeye karar verdik. Belediyedeki arkadaşlar, ‘gelin burayı ıslah edelim’ dedi. Biz de yavaş yavaş işe koyulduk. Belediyenin, bir özel şirketin iş makineleri de geldi, yardımcı oldu ve alanı temizledi. Dışarıdan toprak getirip döktük. Amasya ve Çorum’dan aldığımız fidanları diktik. Bu işe giriştiğimizde, ‘Siz ne yapıyorsunuz? Burada fidan yetişmez, deli misiniz?’ diyenler oldu. Denedik başardık. Şu anda bu yörede bulunan ağaçsı bitkilerin tamamı parkımızda mevcut.”

Hürriyet'ten İdris Emen'in haberine göre parkta 5 bine yakın ağaç olduğunu söyleyen Acar, “2008’den beri fidan ve çiçek yetiştiriyoruz. Akçaağaç, meşe, titrek kavak bunlardan sadece bir kaçı. Yetiştirdiğimiz fidanları isteyenlere ücretsiz veriyoruz. Köylere, komşu illere fidan gönderiyoruz. Çorum, Sivas hatta Kütahya’ya bile fidan gönderdik. Yetiştirdiğimiz çiçekleri saksılara koyuyoruz. İhtiyacı olan gelip alıyor” dedi.

'SENEDE 2 BİN ÇOCUĞA ÇEVRE EĞİTİMİ VERİYORUZ'

Parkın Merzifon’un en büyük yeşil alanı olduğunu belirten Acar, sözlerine şöyle devam etti:

“Aramızda daha önce çiftçilik yapan yoktu. Hepimizin mesleği farklı. Emekli asker, emekli gemi kaptanı, emekli belediye çalışanları var. Şimdi parka baktığımızda ‘çöplüğü cennete çevirdik’ diyoruz. Eski halini bilenler, şimdiki haline inanamıyor. Dışarıdan burayı görmeye gelenler çok. Çevre ilçelerden gelin ve damatlar buraya evlilik fotoğraflarını çektirmeye geliyor. Ayrıca arkadaşımız Şamil Candemir ve ekibi senede yaklaşık 2 bin çocuğa çevre eğitimi veriyor.”

‘KAHVEYE Mİ DÜŞELİM?’

70 yaşındaki inşaat ustası Durak Karakaya parkın ağır işlerine bakıyor, kazma ve budama gibi işler onun sorumluluğunda. Karakaya, “Ben 1997’den beri bu park için çalışıyorum. Bir defasında burayı devretme tartışması oldu. Bir arkadaşımız, ‘Burayı devredelim de kahveye mi düşelim?’ dedi. Kahvede geçireceğimiz zamanı bu bahçede geçiriyoruz” diyor. Parkın daimi müdavimlerinden biri de 51 yaşındaki emekli gemi kaptanı Adem Çetin. Resim tutkunu olan Çetin, bütün gününü parkta geçiriyor. Burada gördüğü kuşların resmini çizen Çetin, “Kuşlar için de bir yaşam alanına dönüştü. 7 yıldır kuşları gözlemliyorum ve resimlerini çiziyorum. Önümüzdeki dönem yine burada yaptığım resimlerden sergi açmayı planlıyorum” dedi.

‘HUZURU BULDUM’

69 yaşındaki emekli Astsubay Ersan Turgut ise parkta bulunan ağaç ve çiçeklerin sulama işinden sorumlu. Turgut, 2013’te diktiği bir ağacı bize göstererek, “Bu ağacı 2013’te diktim. Şimdi 6 yaşında kocaman bir ağaç oldu” diyor. Turgut sözlerine şöyle devam etti:

“15 yıl subaylık yaptıktan sonra bir süre esnaflık yaptım. 2000’de dükkanımı kapattım. Bir gün buraya geldiğimde Dr. Kadir Bey’in elinde eldivenle ağaçlarla ilgilendiğini gördüm. O zaman, ‘O da köy çocuğu, ben de köy çocuğuyum. O yapabiliyorsa ben niye yapmayayım’ dedim. Bütün bitkilerin sulama işini üstlendim. Çoğu zaman sabah saat 5’te buraya gelip gece 24.00’e kadar çalışıyorum. Huzuru burada buldum.”

Turgut, başından geçen ilginç bir diyalogu ise şöyle paylaştı:

“Bir gün kamelyanın orada dinleniyordum. Bir kadın geldi. Benim belediye işçisi olduğumu zannetti. ‘Nasıl maaşınız iyi mi?’ dedi. Ben de ‘İyi’ dedim. Gönüllü çalıştığımızı söylemedim. ‘Benim oğlanı da sizin yanınıza göndereyim çalışsın. Yeni askerden geldi’ dedi. Ben de eşini kastederek, ‘Beyefendi ne iş yapıyor’ dedim. ‘O emekli. Onun işe ihtiyacı yok’ dedi. Ben de ‘Siz beyefendiyi gönderin. Burası ona göre bir yer’ dedim."

BELEDİYE DE DESTEKLİYOR

TEMA Merzifon Kuruçay Parkı’ndaki çalışmalara destek verdiklerini söyleyen Merzifon Belediye Başkanı Alp Kargı, “Burası insanın doğayı sahiplenme görevini bize gösteren elle tutulur, gözle görülür bir örnek. Çünkü, ‘Yapacağız, edeceğiz’den öte, gerçekten de yapılmış ve gerçekleşmiş bir proje. Bu proje kamuyerelsivil çalışmasının bir örneği. Herkes böylesi bir projede paydaş olmaktan gurur duyuyor” ifadesini kullandı.