Anasayfa
30 Haziran 2019 ( 35 izlenme )

Alman devleti bir komünistin adını niçin kullanıyor?

Şeytanın, emperyalistlerden öğreneceği çok hile var. Emperyalist Alman devleti, komünist Rosa Lüksemburg’un adını kullanarak faaliyet gösteriyor, ilişki kuruyor, istihbarat topluyor.

ROSA LÜKSEMBURG KİM?

Rosa Lüksemburg’un sosyalist/komünist hareket içinde olduğu kadar, iktisatçılar arasında da çok saygın bir yeri vardır.

Polonya kökenli Rosa Lüksemburg, Almanya Sosyal Demokrat Partisi ve uluslararası sosyalist hareket içinde önemli bir etkiye sahipti. Birinci Dünya Savaşı öncesinde savaşa karşı çıktı. Hapsedildi. 8 Kasım 1918 tarihinde serbest bırakıldı. 14 Aralık günü Spartaküs Hareketi’nin yeni programını yayımladı ve 1 Ocak 1919 tarihinde, diğer iki grupla birlikte, Almanya Komünist Partisi’nin kurucuları ve önderleri arasında yer aldı. Karşı olmasına rağmen, 1919 yılı Ocak ayında ayaklanma kararına uydu. Başlayan ayaklanma, sosyal demokratların önderi Friedrich Ebert’in emri üzerine sağcı güçlerce bastırıldı ve Rosa Lüksemburg ile Karl Liebknecht yakalandılar. Rosa Lüksemburg tüfek dipçikleriyle dövüldükten sonra, kafasına sıkılan bir kurşunla öldürüldü ve cesedi su kanalına atıldı. Karl Liebknecht de vurularak öldürüldü.

Özetle, Rosa Lüksemburg 1919 yılında sosyal demokrat Friedrich Ebert’in cumhurbaşkanlığı döneminde yargılanmadan katledilen önemli bir komünistti.

ROSA LÜKSEMBURG VAKFI

On yılı aşkın bir süre önce Türkiye’de ortaya Rosa Lüksemburg Vakfı çıktı ve “solcu” kuruluşlarla işbirliğine başladı. Örneğin, 2008 yılı Mayıs ayında Diyarbakır Bağlar Belediyesi, Rosa Lüksemburg Vakfı ve Toplumsal Araştırma ve Eğitim Merkezi (TAREM), Diyarbakır’da Uluslararası Yerel Yönetimler ve Kadın Konferansı düzenledi. Bazı başka sendikalar da ortak etkinlikler yaptı. Ayrıca, emekdunyasi.net sitesinin alt tarafında, bu sitenin Rosa Lüksemburg Vakfı tarafından desteklendiği açıkça yazıyordu.

2011 yılında TAREM (Toplumsal Araştırma ve Eğitim Merkezi) sendikalara bir yazı gönderdi. Genel Koordinatör Gökhan Biçici imzasıyla gönderilen yazıda şöyle deniyordu: “Sendikalar ve eğitim tartışmasında uluslararası işçi hareketinin deneyimlerinden yararlanmak elbette önem taşımaktadır. TAREM olarak Rosa Lüksemburg Vakfı’nın desteğiyle, Türkiye’den bir grup sendika eğitimcisinin Almanya’ya götürülmesi ve burada Alman sendikalarının ilgili birimleriyle karşılıklı deneyim alışverişi içinde bulunmasını sağlayacak bir ortak programın hayata geçirilmesini hedefliyoruz.”

Reklamdan sonra devam ediyor 

İşbirliğinin günümüzde başka örnekleri de var.

DEĞİRMENİN SUYU NEREDEN GELİYOR?

Rosa Lüksemburg Vakfı’nın 2016 yılındaki 57,7 milyon Euro’luk toplam gelirinin 57,2 milyon Euro’luk bölümü (yüzde 99,2Alman devletinin bağışları” idi. 2015 yılında ise 53,6 milyon Euro’luk toplam gelirin 53,5 milyon Euro’luk bölümü (yüzde 99,8Alman devletinin bağışıydı.” (Rosa Luxemburg Stiftung, Annual Report 2017).

Rosa Lüksemburg Vakfı’nın 2008 yılında yayımlanan 2007 yılı faaliyet raporuna göre, bu örgütün toplam geliri 17 milyon 323 bin Euro imiş. Bu paranın 17 milyon 258 bin Euro’luk bölümünü (yüzde 99,6) emperyalist Alman devleti vermiş. 2007 yılında 17 milyon 258 bin Euro’luk toplam devlet katkısının 8 milyon 517 bin Euro’luk bölümü, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Bakanlığı’nın projeler için ayırdığı paraydı. İçişleri Bakanlığı 4 milyon 192 bin Euro, Eğitim ve Araştırma Bakanlığı da 3 milyon 142 bin Euro katkıda bulunmuştu. Geriye kalan para da aralarında Dışişleri Bakanlığı’nın da bulunduğu diğer devlet kurumlarından sağlanmıştı (Rosa Luxemburg Stiftung, Jahresbericht 2005/2006, Berlin, 2006, s.92).

Rosa Lüksemburg Vakfı’nın 2006 yılındaki toplam 13 milyon 926 bin Euroluk gelirinin 13 milyon 870 bin Euro’luk bölümü (yüzde 99,6), emperyalist Alman devletinin bağışıydı. 2005 yılındaki 11 milyon 830 bin Euro’luk toplam gelirin 11 milyon 784 bin Euro’luk bölümü de Alman devletinin katkısıydı (Rosa Luxemburg Stiftung, Jahresbericht 2007/2008, Berlin, 2008, s.83).

Özetle; komünist Rosa Lüksemburg adı kullanılarak kurulan vakfın tüm gelirini Alman devleti karşılıyordu.

Soru şu: Alman devleti, 1919 yılı Ocak ayında yargılanmadan katlettiği bir komünistten özür mü diliyor; yoksa katlettiği komünistin adını kullanarak para canlısı bazı solculardan istihbarat toplamaya mı çalışıyor?

Şeytanın emperyalistlerden öğreneceği çok oyun var.


Aydınlık

Bunlar da İlginizi Çekebilir