Ali Babacan nihayet konuştu.

Bir televizyon kanalında görüşlerini açıkladı.

Zamanlama ilginçti.

Ak Parti, CHP kumpasla uğraşırken, sahneye çıktı.

Sadece o mu?

İmamoğlu da aynı programda boy gösterdi.

NE OLUYOR?

Ankara kulislerinde bu gelişme koşuluyor.

Eski günlere atıf yapılıyor.

“Türk siyasetine müdahale mi var?”

Bu soruya yanıt aranıyor.

Ortaya çıkan isimlerin ilişkileri sorgulanıyor.

BABACAN’IN AÇIKLAMALARI

“Kapalı kutu” çalışıyorlardı.

Her şeyleri gizliydi.

Kritik bir anda sahneye çıktı.

Ama çok önceden hazırlık yaptığı belliydi.

Türkiye’nin ihtiyaçları, halkın duyarlılığı;

Cumhuriyet ve Atatürk sevgisi;

FETÖ’ye karşı tutumu,

Suriye ile doğrudan ilişki talebi, ...

Hepsi hesaplanmış.

MASKE

Babacan maske ile karşımızda.

“Görevde olduğu dönemde yaptıklarını;

Kemal Derviş politikalarına desteğini;

Bakanlığındaki Atatürkçülerin nasıl tasfiye edildiğini;

FETÖ kumpası ‘İzmir Casusluk ve Fuhuş Davası’ sonrasında yaşananları;

Hazine’deki FETÖ’cülerin faaliyetlerini;

Hareketin arkasındaki güçleri;

Uluslararası destekçileri, ...” bilmesek inanacağız.

2003’DE YAŞANANLAR

ABD’nin Irak’ı işgali öncesi.

Daha Meclis’e tezkere bile gelmemişti.

Ama ABD askerleri Türkiye’deydi.

Irak sınırına kadar yerleşmeye başlamışlardı.

Fiili durum yaşanıyordu.

Meclis’in yetkileri açıkça çiğneniyordu.

Ne kendisi ne de Gül hiç itiraz etmedi.

Fiili durumu yasal kılıfa sokmaya çalıştılar.

AT PAZARLIĞI

ABD Hazine Bakan Vekili Taylor Ankara’ya geldi.

Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın 2 katında toplantı yapıldı.

Bir tarafta 4 Türk bakan, diğer tarafta Taylor.

Reklamdan sonra devam ediyor 

Toplantıda ben de vardım.

Babacan ne devleti biliyordu, ne diplomasiyi.

Konuşmaya başlayınca Kürşad Tüzmen dayanamadı.

“Ali sen sus” diye müdahale etti.

Sonrasında yaşananlar...

“At pazarlığı”(!)ile Türkiye’nin düştüğü durum...

Hangi birini sayalım...

AÇIKLAMALAR

Gelelim Babacan’ın açıklamalarına.

Ak Parti’nin 2012’ye kadar olan dönemini savundu.

Yani;

“ABD ile birlikte;

Uluslararası mafyalaşmış finans kuruluşları ile uyumlu;

FETÖ ile ortaklık;

PKK ile açılım, ...” dönemini.

Sonrasını reddetti.

Reddettiği dönemde olanlar:

“Türkiye ABD’nin baskılarına direndi.

Rusya ile dostluk öne çıktı.

Avrasya’ya yönelindi.

‘Açılım’ sona erdi.

PKK hendeğe gömüldü.

FETÖ ile ortaklık bitti.

Kıbrıs’ta Denktaş politikasına dönüldü.

Suriye’de 2011 politikası terk edildi.

...”

Babacan’ın tavrı ortada.

BORÇ BULMA

Açıklamanın püf noktası: Borç bulma.

Babacan izleyeceği ekonomi politikasını açıkladı.

Üretimi artırma diye bir hedefi yok.

Türkiye’yi duvara toslatan politikalarda ısrarlı.

“Borcu borçla çevirme” peşinde.

“Borç parayı ancak ben bulurum”havasında.

Programda Altaylı soruyor:

“Ali Babacan Bakan iken dünyada para bolluğu vardı. Türkiye’ye para giriyordu. Ali Babacan bugün gelse para pul bulamaz deniliyor.”

Babacan’ın yanıtı özetle şöyle:

“Amerikan Merkez Bankası 2002’ye göre dünyaya 4 kat fazla para vermiş.

Avrupa Merkez bankası piyasalara 6 misli daha fazla para aktarmış.

Şu anda Türkiye’de yaşadığımız varlık içinde yokluk.

Likiditenin en bol olduğu dönemdeyiz.”

Yoruma gerek var mı?

Türkiye aynı hataya tekrar düşer mi?

NOT:

Pazar günü: Babacan’ın da mimarı olduğu Türkiye’nin borç durumu


Aydınlık