Asrın felaketi olarak nitelendirilen Kahramanmaraş merkezli 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremler 11 ilde büyük yıkıma neden olurken çifte felakette hayatını kaybedenlerin sayısı 50 bini aştı.

Çifte felaketin ardından birçok vatandaş farklı şehirlere göç etti. Türkiye'yi derinden sarsan depremler, İstanbul halkında korkuya neden oldu. Gözler olası İstanbul depremine çevrilmişken vatandaşlar, mega kenti terk etmeye başladı.

TBMM Deprem Araştırma Komisyonu’nda sunum yapan, AFAD Deprem ve Risk Azaltma Genel Müdürü Prof. Dr. Orhan Tatar, Türkiye’de 14 bin 500 kilometre uzunluğunda 485 diri fay bulunduğunu, her birinin 5 ve üzerinde deprem üretme potansiyeli taşıdığını söyledi.

Türkiye’deki her fayın parametresinin ortaya konulması gerektiğini, bu kapsamda Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü’nün (MTA) 485 fayın 172’si, üniversitelerin de yaklaşık 70’i üzerinde çalışma yaptığını belirten Tatar, şu ifadeleri kullandı;

“Son depremlerin ardından hemen aksiyon aldık, TÜBİTAK MAM, AFAD, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, MTA ile 25 üniversiteden alanında uzmanlarla, geniş bir grupla çalışma yapılacak. Bu yıldan itibaren 80 civarında, yani eli kulağında diyebileceğimiz, her an deprem üretme potansiyeli bulunan faylara öncelik verecek şekilde bunların çalışılmasını planlıyoruz. Köpek havladığında, kedi miyavladığında insanlar kaçışıyor. Psikolojik olarak bu noktaya gelindi” 

''İSTANBUL'DA RİSKLİ OLMAYAN SEMT YOK''

Prof. Dr. Orhan Tatar, ''Boğaziçi Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi, Ortadoğu Teknik Üniversitesi ile İstanbul Teknik Üniversitesi’nden onlarca uzmanın hazırladığı planda bulunan uyarıların çok azı hayata geçirildi. Planda, kentin kalburüstü semtleri olarak bilinen Koşuyolu ve Levent Mahalleleri’ndeki konut stoğunun çoğunun değişikliğe uğradığı belirtilerek “Levent’te yemeiçme, ticaret, ofis, eğlence işlevlerine dönüşüm nedeniyle binaların özgün durumlarından çok farklılaştığı gözlenmektedir. Plana göre, Bakırköy kıyılarından Marmara Denizi’ne dökülen Ayamama Deresi’nin sağlı sollu yaklaşık 500’er m’lik çevresinde tehlikeli heyelan, taşkın ve sıvılaşma alanı bulunuyor. Anadolu Yakası’nda Moda Burnu’nun doğusundan Marmara’ya dökülen Kurbağalı Dere’nin sağlı sollu 300’er m’ik yakın çevresi, Moda Burnu’nun batı kıyıları ile Moda Burnu’ndan Kartal Tren İstasyonu civarına kadar 25 km uzunluğunda ve 250 m genişliğinde bir kıyı şeridi heyelan ve sıvalaşma alanı olarak belirlendi. Planda, “Kadıköy Belediye Başkanlığı binası, Kadıköy Evlendirme Dairesi binası ve Şükrü Saracoğlu Stadyumu gibi yapılar belirlenen bu risk alanı içerisinde yer almaktadır. Sahil Yolu, demiryolu ve bazı yerleşim alanları da yine bu risk alanda” dedi.

HEYELAN RİSKİ BAKIMINDAN TEHLİKELİ YERLER

Master Planda, Beşiktaş, Şişli gibi merkez ilçelerinin büyük bir bölümünün bitişik nizam konutlardan oluştuğu, bu bölgelerin yoğun nüfus barındırdığı değinilirken “Yolların darlığı nedeniyle binaların yıkılmaları durumunda erişme riskleri ve eğimli alanlarda ise bitişik düzende yapılaşmış yapıların kat hizalarının çakışmaması durumunda binalarda ağır hasar yaratma riski oluşmaktadır” tespiti yapıldı. İstanbul’da Florya, Menekşe, Küçükçekmece, Avcılar, Gürpınar ve Büyükçekmece’nin heyelan riski bakımından tehlikeli yerler olduğu vurgulanırken “Bu bölgede su aldığı zaman likit limitleri değişen, kil gibi oturma olasılığı artan birimler de yer almaktadır. Yamaç eğiminin yüksek olduğu göl kenarları ile Marmara Denizi’nin kuzeyindeki kıyı şeridi, heyelan riski fazla olan bölgeler olarak belirlenmiştir” ifadelerine yer verildi.