Anasayfa
13 Şubat 2019 ( 35 izlenme )

Acil durum önlemidir kalıcı çözüm sağlamaz

‘Tanzim satış’ merkezlerinin ilk örneği 1974’de İzmir’de uygulandı. Ancak özelleştirme politikalarıyla yıllar içinde yok oldu. Yıllar sonra yeniden kurulan tanzim sistemini uzmanlar Aydınlık’a anlattı


FÜSUN İKİKARDEŞ

Hükümet yükselen sebze ve meyve fiyatlarına çözümü 70’li yıllarda uygulanan ‘tanzim satış’ merkezlerinde buldu. Ankara ve İstanbul’da açılan ‘tanzim satış’ noklarında vatandaşlar ucuz yiyecek için kuyruklar oluşturdu. ‘Tanzim satış’la mahsül üreticiden, belediyeler aracılığıyla direk tüketiciye sunuluyor. Vatandaşların en fazla üç kilo alabildiği ürünlerin ilk gün satışı, İstanbul’da 224.7 tona ulaştı. ‘Tanzim satış’ merkezlerinin yerel seçimlere kadar açık kalacağı belirtilirken, deterjan gibi birçok ürünün de satışına başlanacağı açıklandı.

70’Lİ YILLARDA ET İLE BAŞLADI

İzmir Konak Belediyesi CHP Meclis Üyesi Av. Nimet Haytabay, yaklaşık 50 yıldır belediyecilik ve tanzim satış denetçiliği konularında görev yapıyor. Belediye tanzim satış merkezlerinin ilk kuruluşundan kaldırılışına kadar süreci Aydınlık’a anlatan Av. Haytabay, ilk tanzim satış merkezinin kuruluşunu, kooperatiften (Tariş) zeytin, Toprak Mahsulleri Ofisi’nden (TMO)’dan mercimek alındığı günlerden başlayarak anlattı.

Haytabay, şöyle konuştu: “İlk tanzim satışlar 1974-75 yıllarında, 1973-1980 yıllarında İhsan Alyanak’ın Belediye Başkanlığı döneminde, Tepecik pazar yerindeki ‘Et Tanzim Satış Yeri’nde başladı. Mezbaha belediyeye bağlıydı, uygun fiyattan et satışı yapılıyordu. Ardından talep yoğunluğu nedeniyle diğer pazar yerlerinde de küçük dükkancıklar halinde tanzim satış noktaları yayıldı. Tarim Satış Kooperatifleri Birlikleri’nden (TARİŞ) yağ; TMO’dan mercimek, fasulye, pirinç alınarak et satışına bunlar da eklendi. 1976 yılında Konak’ta, şimdiki İZSU binasının bulunduğu yerde, Belediye Tanzim Satışlar Müdürlüğü’ne bağlı ilk büyük ‘Tanzim Satış Mağazası’ açıldı. Bu 80 darbesinden sonra atanan belediye başkanları döneminde de devam etti. 1984 Mart ayında seçimle ANAP’lı Burhan Özfatura Başkan seçildi. ANAP’ın politikası şirketleşmeydi. Buna uygun olarak İzmir Tanzim Satışlar Müdürlüğü’nde yapılan hizmetler şirkete dönüştürüldü.”

SATILMAMASI İÇİN DAVALAR AÇILDI

Haytabay, şiketleşmeyle Tanzim Satışlar Anonim Şirketi’nin (TANSAŞ) kurulduğunu söyledi. Haytabay şöyle devam etti: “Belediye arsaları üzerine kurulan mağaza zincirleri yapıldı. Yüksel Çakmur’un başkanlığı döneminde (1989-94) şirketlerin çapı büyüdü, TANSAŞ’lar ciddi bir düzenleme ile piyasayı, fiyatları kontrol altında tuttu. 1994-99 arasında ikinci Burhan Özfatura dönemi geldi, bu kez TANSAŞ hisseleri büyük şirketlere satılmaya başlandı. Benim de aralarında bulunduğum bazı Belediye Meclis üyeleri, davalar açıp satışların iptalini istedik. Bazılarını kazandık, ama geri alınamadı.”

‘Hastaya serum vermek gibi’

Vatan Partisi Çiftçi Bürosu Başkanı, Ziraat Mühendisi Prof. Cengiz Çakır, tanzim satışla ilgili, “Hastaya serum vermek gibi. Acil durumda alınacak bir önlem” değerlendirmesini yaptı. Çakır şunları kaydetti: “Besin maddelerinin piyasa koşullarına göre oluşan fiyatı makul seviyeleri aşarsa kamu yönetiminin devreye girmesi zorunlu hale gelir. Halkımızın temel besin maddelerini karşılayabilmesi gerekir. Gelir düzeyi yeterli olmayan kimselere de bunlar kamu eliyle temin edilmelidir. Unutulmasın ki ‘Cumhuriyet, kimsesizlerin kimsesidir’. Belediyelerin sebze işine el atması ve çözüm bulması mümkün değildir. Bunun tanzimi de satışı da kolay değildir. Asıl yapılması gereken ülke çapında temel besin maddelerinin üretimini ve dağıtımını güvence altına alacak, sağlıklı işleyen bir ekonomik düzeni yaratmaktır.”

Çakır şöyle devam etti:

“Tanzim satış; 'Fiyatların yükselmesini önlemek, kimi malların tüketiciye ulaşmasını sağlamak için belediye ya da başka kamu kuruluşlarınca yapılan satış” olarak açıklanmıştır. Halen birçok belediye tarafından yüksek kapasiteli fırınlarda ekmek çıkarılarak, özellikle yoksul insanların yaşadığı semtlerde ucuz ekmek satışı yapılması bunun bir örneğidir. Aynı şekilde Et ve Süt Kurumu'nun (eski adıyla Et- Balık Kurumu) bazı merkezlerde bulunan perakende satış mağazaları aracılığıyla uygun fiyattan et sattığı da bilinmektedir. Toprak Mahsulleri Ofisi'nin pirinç, mercimek, fındık yağı, kavrulmuş fındık sattığını da görüyoruz.

KAMU YÖNETİMİ SORUNU

Bir zamanlar İzmir'de TANSAŞ Mağazaları vardı. Tanzim Satış Mağazaları Anonim Şirketi'nin kısaltması olduğu adından belli. İzmir Belediyesi'nin kurduğu bu mağazalar bir hayli başarılı oldu. Nazilli ve Marmaris gibi yerlerde bile şubeler açtı. Daha sonra özelleştirme kurbanı oldu ve elden ele geçerek günümüzde aynı yerlerde başka ad altında satış yapar hale geldi. Ucuz satışıyla halkın gönlünde yer ettiği için olsa gerek, el ve ad değiştireli yıllar geçtiği halde, TANSAŞ adı insanların dilinden düşmüyor.

"Halkımızın temiz ve sağlıklı şekilde beslenmesini sağlamak kamu yönetiminin temel işlevlerinden biridir. Besin maddeleri vazgeçilmez olmaları yanında ticari birer metadır. Besin maddelerinin piyasa koşullarına göre oluşan fiyatı makul seviyeleri aşarsa kamu yönetiminin devreye girmesi zorunlu hale gelir.

BELEDİYE HALLEDEMEZ

Besin maddeleri bir biri yerine geçebilir. Bulgur pirincin yerini çok daha iyi tutan ve ucuz olan bir besindir. Ekmek, şeker, yağ, patates, soğan, lahana, hamsi, sardalya gibi balıklar, süt, yoğurt, çökelek gibi şeyler halkımızın temel besin maddelerini oluşturur. En azından bunların fiyatının herkesin edinebileceği bir düzeyde olması gerekir. Gelir düzeyi yeterli olmayan kimselere de bunlar kamu eliyle temin edilmelidir. Unutulmasın ki 'Cumhuriyet, kimsesizlerin kimsesidir'.

Türkiye'de yaş sebze tüketimi kişi başına yılda 300 kg düzeyinde olup bunun üçte birinden fazlasını domates oluşturur. Belediyelerin sebze işine el atması ve çözüm bulması mümkün değildir. Bunun tanzimi de satışı da kolay değildir. Tanzim satışı hastaya serum vermek gibi acil durumda alınacak bir önlem olarak düşünmek gerekir. Asıl yapılması gereken ülke çapında temel besin maddelerinin üretimini ve dağıtımını güvence altına alacak sağlıklı işleyen bir ekonomik düzeni yaratmaktır.

Her meyve ve sebzeyi mevsiminde tüketmek en iyisidir.”

Bunlar da İlginizi Çekebilir