Almanya’da ABD’nin çıkarlarını savunan FDP’nin Milletvekili Ulrich Lechte ‘Hong Kong’ta tek ülke iki sistemin tutmadığını,Tayvan üzerine yeniden düşünmek gerektiğini’ söyledi.German Foreign Policy,bu tavrı Tayvan’ın bölünmesinin desteklenmesi,‘Tek Çin Politikası’nın terkedilmesi olarak nitelendirdi.

ALİ MERCAN / FRANKFURT

Alman Parlamentosu’nun bir milletvekili "Tek Çin" politikasına karşı açıklama yaptı ve Tayvan’ın bağımsız olarak tanınmasını istedi. Tayvan’ın BM’ye üye bir devlet olarak kabul edilmesi için Batılı ülkelerin gayret göstermesini isteyen Alman Liberal Parti (FDP) Milletvekili Ulrich Lechte, Meclis Dışişleri Komisyonu Üyesi. (FDP, Almanya’da ABD çıkarlarını açıktan savunan bir parti) Tayvan’ın Başkenti Taipeh’te konuşan Lechte bu açıklamayı Washington’un Tayvan için silah yardımını tırmandırdığı bir sırada yaptı; Daha birkaç gün önce ABD Başkanı Donald Trump Taipeh’e 8 milyar dolarlık silah satışını onayladı. Bunlar arasında 66 adet F-16 savaş uçağı da var. ABD savaş gemileri yanında Fransız donanmasına ait gemiler de Beijing (Pekin) üzerindeki baskıyı artırmak için Tayvan Boğazı’ndan geçiyorlar. Bunun yanında Alman savaş gemilerinin de bölgeye gitmesi için yüksek sesle çağrılar yapılıyor.

G7 zirvesi, İran’la atom anlaşmasının kurtarılması, Rusya ile anlaşma, Suriye’nin inşasına katılma yanında Rusya-Çin arasındaki yaptırım tartışmaları gölgesinde geçti. Trump’ın Çin’e yönelik "rahatlatıcı" söylemlerine rağmen Çin karşıtı kampanya ve Pasifik’e yönelme planı sürüyor.

ÇİN TAYVAN’LA TEKRAR BİRLEŞMEK İSTİYOR

Alman Dışişleri Bülteni German Foreign Policy (GFP) Tayvan’ın oluşumunu özetliyor: "Çin’in güneyindeki adaya 1949’da devrimden sonra Komingtang çekildi, bir kısmı da İngiltere sömürgesi olan Hong Kong’a kaçtı. Ada, bazı devletlerce Çan Kay Şek’in Başkanlığında ‘Çin Cumhuriyeti’ olarak tanındı ve Güvenlik Konseyinde bir sandalye verildi. Ancak 1970’lerin başından itibaren durum değişti. Mao Zedung Liderliğinde ilerleyen Çin Halk Cumhuriyeti’nin ülkenin tek ve meşru temsilcisi olduğu talebi BM Genel Kurulunda 25 Ekim 1971’de (Tek Çin Politikası) kabul edildi. Çin Halk Cumhuriyeti ülkeye ait olan Tayvan’la tekrar birleşmek için çaba harcıyor. Diğer ülkelerden de bunu kabul etmelerini istiyor."

GFP, bütün bu gelişmelere rağmen Alman Parlamentosu’nda bir milletvekilinin "Tek Çin" politikasına aykırı davrandığını yazdı. Tayvan’ı ziyaret eden FDP’li Ulrich Lechte 5 Ağustos’ta sosyal medyadan Tayvan Dışişleri Bakanı Joseph Wu ile "Politik görüşmeler " için buluştuğunu açıkladı. Tayvan gazetelerinde çıkan demecinde Hong Kong’ta "Tek ülke iki sistemin tutmadığını, bu nedenle Tayvan üzerine yeniden düşünmek gerektiğini" söyledi. Lechte, Tayvan’ın bağımsız bir devlet olarak tanınması çabalarını destekliyor. GFP bu tavrı açıktan açığa Tayvan’ın bölünmesinin desteklenmesi, "Tek Çin Politikası"nın terkedilmesi olarak nitelendirdi.

Reklamdan sonra devam ediyor 

Lechte’nin bu açıklaması ABD’nin Çin üzerindeki baskılarının artığı, G7 zirvesi’nin ABD’nin Çin’e yönelik ticaret savaşları ve yaptırımlarının gölgesinde geçtiği sırada yaptı. Ayrıca Trump geçtiğimiz günlerde "Çin olmasa da olur" diye açıklama yapmıştı.

ABD 1 Ocak 1979’da Tayvan’la diplomatik ilişkileri kesti. Şu an ise Tayvan’ı destekliyor. Obama Tayvan’a 14 milyar dolarlık silah satışını onaylamıştı. Ayrıca ABD subayları danışman veya gözlemci olarak adaya konuşlandırıldılar. Trump Yönetimi ile birlikte adaya silah sevkiyatı arttı. "Yeni verilen 66 adet F-16, 1992’de gönderilen F-16 kafilesini güçlendirecek." (spiegel.de 21.08.2019.)

Son satışlar 8 milyar dolar tutarında. Bu durumda Çin ve ABD arasındaki gerginlik Trump’ın sözlerine rağmen artarak devam ediyor. Çin, satışlar gerçekleşirse ABD silah firmalarına karşı yaptırım uygulayacağını açıkladı. Ayrıca anakara ile ada arasındaki boğazdan Batı savaş gemileri geçmeye başladı. Temmuz sonunda ABD uzaktan kumandalı silahları engelleyen sistemlere sahip gemisini yüzdürdü. Çıkacak bir çatışmada ABD Tayvan’ı açıktan destekleyecek. ABD ile birlikte Fransa da benzer şekilde davranıyor. Çin, Fransa’ya daha önce planlandığı gibi "Çin Donanmasının kuruluşunun 70. yılı kutlamalarına dahil olması"nı hatırlattı.

ATLANTİK’TEN BAĞIMSIZ BİR KAHRAMANLIK BEKLENİYOR

25 Haziran 2019 tarihinde GFP’nin video yayınında şunlar belirtilmişti: "Çin sınırlarında Avrupa asla askeri güçten vazgeçmedi, acımasızca konuşlandırıldı: Kore ve Vietnam savaşında. Almanya, napalm ve fosfor bombasıyla yer aldı. ‘Vietcong’a, yalınayak asker, bir tür ‘Kırmızı Şeytan’, komşu Çin için ‘ejderha’ denildi. Halk ırkçı temellerle Çin’e karşı kışkırtıldı."

Transatlantik krizinin iyice yoğunlaştığı şu günlerde Berlin’de de ABD ve Fransa’nın hareketine katılma baskısına boyun eğip eğmemek tartışılıyor: "Şimdi Almanya’dan ABD’den bağımsızlığını gösterecek bir kahramanlık eylemi bekleniyor." (GFP)