Suriye Ordusu'nun İdlib’deki ilerleyişine paralel olarak Fırat’ın doğusundaki ABD güçlerine yönelik hamleler, Washington’da kaygıya neden oldu. Sosyal medyaya sık sık Suriye’nin kuzeyindeki ABD askerlerinin siviller tarafından taşlandığı, Suriye askerleri ile ABD askerlerinin karşı karşıya geldiği videolar düşerken, ABD birlikleri, Rus askeri polisiyle devriye sırasında “karşılaştı.” Herkes bu “tehlikeli yakınlaşma”nın nereye evrileceğini tartışırken Türkiye ve Rusya arasında İdlib krizi patlak verdi. Krizin tırmanması üzerine ABD, Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey’i apar topar Türkiye’ye gönderdi. Jeffrey, İdlib’de Türkiye’ye istihbarat ve teknik destek vermeye hazır olduklarını açıkladı.

‘PETROLÜ SURİYE ORDUSU’NDAN KORUMAK IŞİD’DEN KORUMAKTAN DAHA ZOR OLABİLİR’

Sahada gerginlik sürerken New York Times gazetesinde dikkat çekici bir haber yayınlandı. “Ruslar Suriye’nin kuzeyinde ABD’ye baskı yapıyor” başlıklı haberde, son dönemde Suriye’nin kuzeyinde ABD askerleri ile Suriye ve Rus askerlerinin karşı karşıya geldiği gerilimler ele alındı. “Amerikan askeri ve diplomatik yetkilileri, ABD’nin Türk sınır ötesi taarruzu (Barış Pınarı Harekatı) sonrasında bu alanın çoğundan çekilmesinin ardından, Rusya’nın Suriye’nin kuzeydoğusundaki ABD askeri güçleri üzerinde baskı kampanyası yürüttüğünü söylüyor” diye başlayan haberde Suriye ve Rus birliklerinin sadece karada değil havada da ABD’yi sıkıştırdığı anlatıldı. Haberde ABD’nin esas kaygısıyla ilgili en çarpıcı bilgi ise şu satırlarda yer aldı:

“Amerikalı yetkililer, İdlib kampanyası bittikten sonra Rusya ve Esad’ın tüm dikkatini kuzeydoğuya çevirebileceğinden ve bu olayların artabileceğinden korkuyor. Amerikalı yetkililer zaten Rus ve Suriyeli müttefikleriyle olan bu tehlikeli açmazların artacağını öngörmüştü. Geçen Kasım ayında Türkye’nin müdahalesinden hemen sonra Komutan Kennet McKenzie, verdiği demeçte ‘Petrol sahalarının Suriye ordusundan korunması, IŞİD’den korunmasından daha zorlu bir hal alabilir. Rejimin de burada meydana çıkacağını düşünüyorum’ demişti.”

‘SURİYE ORDUSUNA ALAN AÇIYOR’

New York Times’ın haberinde ABD’nin tutunmaya çalıştığı Suriye’nin petrol bölgelerinde Esad yönetimi ve Rusya tarafından sıkıştırıldığı şöyle anlatıldı: “Geçen sefer Suriye yanlısı hükümet güçleri ve müttefik Rus paralı askerleri petrol sahalarının yakınındaki Amerikan birliklerini tehdit etmişti ve Şubat 2018’de ABD 200-300 saldırganı öldüren hava bombardımanını düzenlemişti. ABD’li komutan: ‘2017’de Rusya ve ABD, Fırat’ın 45 mil uzunluğundaki taraflarında uçmayı kabul ettikleri bir anlaşma imzalamıştı fakat Rusya bu anlaşmayı defalarca kez ihlal etti.’ ABD’li yetkililer Rusya’nın bu aksiyonları ile ABD’nin kararlarını sınamak için yem attığını belirtti: Böylece ABD’li pilotların aceleyle karar vermesini sağlayıp Suriye ordusuna sahada ve diplomatik görüşmelerde alan kazandıracaklar.”

‘BİLİNÇLİ ŞEKİLDE PLANLADILAR’

Haberde, ABD’li yetkililerin Rusya’nın bu faaliyetleri bilinçli olarak sürttükleri değerlendirmesi dikkat çekti: “Rus askeri personeli gittikçe artan bir şekilde bölgedeki karayollarında ABD birlikleri ile anlaşmazlığa düştü ve iki ülke arasındaki anlaşmaları bozdu. Rus askeri helikopterleri ABD birliklerine yakın uçuşlar yapıyor. Çarşamba günü ABD liderliğindeki bir konvoy, Rusya tarafından da desteklenen Suriye’nin Cumhurbaşkanı Beşar Esad güçlerinin yönettiği bir kontrol noktasının yakınında saldırıya uğradı. Amerikalı yetkililer, Rusların ve onların Suriyeli müttefiklerinin bu olayı, sahadaki durumu değiştirmek ve ABD’nin oradaki varlığını zayıflatmak için bilinçli bir şekilde planladığını söylüyor.”

‘RUSLAR AVANTAJ PEŞİNDE’

“Fakat yaklaşık 500 Amerikan askeri, petrol sahalarını korumak ve IŞİD kalıntılarına karşı savaşmak amacıyla Suriye’de konuşlandırılmaya devam ediyor. Rus destekli Suriye hükümet birlikleri Suriye’nin kuzeybatısındaki İdlib’deki isyancılara karşı bir saldırı başlatmışken, ülkenin kuzeydoğusundaki durum da Washington ve Moskova arasında düşmanca bir çatışmaya dönüşme riski taşıyor. ABD Deniz Kuvvetlerinin özel operasyon birliğinin başkan yardımcısı Tim Szymanski, ‘Baskı yaptıklarını biliyoruz’ dedi. Ve diğer yetkililerin söylediklerini tekrarladı: ABD ve Kürt müttefikleri tarafından devriye gezilen bölgelerde bile yani Rus askeri personelinin müdahale etmemesi gereken bölgelerde Ruslar, bir avantaj ve fırsat aramaya devam edecekler.”

‘ABD HAVA ÜSTÜNLÜĞÜNÜ AŞINDIRIYORLAR’

“Çarşamba günü, Amerikan ordusu önderliğindeki bir konvoy Kamışlı’nın doğusundaki Suriye ordusunun kontrol noktasında durduruldu. Bir Amerikan savunma yetkilisi, Suriye ve Rus güçlerinin sadece yerde değil, aynı zamanda havada da sorun çıkardığını, çok sayıda keşif uçağı ve diğer uçakların Amerikan hava üstünlüğünü aşındırdığını söyledi.”

'İDLİB S-400 SÜRECİNE ZARAR VERMİYOR'

ABD’nin yaptırım tehdidi ve Suriye’deki olaylara rağmen Türkiye ile Rusya arasındaki askeri işbirliği devam ediyor.

İdlib’te Serakib krizi sonrası Türkiye ile Rusya arasında son yıllarda gelişen işbirliğinin zedeleneceğini uman ABD’li yetkililer sürecin bu yöne evrilmediğini itiraf ediyor. Reuters’ın haberine göre, üst düzey bir ABD yetkilisi cuma günü yaptığı açıklamada, İdlib olayları sonrası yaşanan gelişmelerin Rus füze savunma sistemlerini konuşlandırma planlarını sarsamadığını söyledi: “Özellikle Suriye ve Libya’da Türk ve Rus çıkarlarının örtüşmediği görülüyor. Türk ortaklarımızın bunu görmesini umuyorum.”

İsmi açıklamayan ABD’li yetkili, Rusya’nın “yıkıcı rolünün” Türk makamları üzerinde etkili olduğunu, ancak S-400’lerde politika değişikliğine yol açmadığını sözlerine ekledi. Türkiye, geçen Temmuz ayında S-400 füze savunma sisteminin ilk partisini teslim aldı ve Nisan ayında etkinleştirmeyi planladığını açıkladı. Washington, sistemin NATO standartlarıyla bağdaşmadığı gerekçesiyle satın almaya karşı çıktı ve yaptırım olarak Türkiye’yi F-35 savaş uçağı üretim projesinden çıkardı. İdlib’deki olaylar kimi zaman gerginliğe sebep olsa da hem Türkiye hem de Rusya’dan ilişkilerin şimdiye dek edinilen kazanımları koruyarak sürdürüleceğine dair açıklamalar geliyor. Öte yandan ABD, Suriye’nin kuzeyinde PKK’ya destek vermeye devam ediyor.

TÜRK HEYETİ YARIN MOSKOVA'YA GİDİYOR

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “56. Münih Güvenlik Konferansı”na katılmak üzere bulunduğu Münih’te, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile bir araya geldi. Görüşmeyle ilgili Rus basınının sorularını yanıtlayan İdlib’deki girilimin S-400 anlaşmasını etkileyip etkilemeyeceği sorusuna, “Hayır, bu iki farklı konu” yanıtını verdi. Türkiye’nin, herhangi bir ülkeyle tek bir anlaşmazlık yüzünden ilkelerini ve politikasını değiştirmeyeceğini kaydeden Çavuşoğlu, Suriye sorununun iki ülke arasındaki işbirliğini ve ilişkileri bozmasına izin vermemeleri gerektiğini belirterek, “Bu yüzden birlikte çalışıyoruz” dedi.

Çavuşoğlu, Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas ile de görüştü. Görüşme sonrası iki bakan ortak basın toplantısı düzenledi. Maas ile yaptığı görüşmede, İdlib konusunun gündeme geldiğini aktaran Çavuşoğlu, İdlib’de rejimin siyasi çözüm yerine askeri çözüme inandığını ve son zamanlarda saldırganlığını artırdığını söyledi. Çavuşoğlu, bu saldırıları durdurmak için Türkiye’nin, Rusya ile çaba sarf ettiğine değinerek, “Pazartesi günü bizim heyetimiz Moskova’ya gidecek, daha önce Rus heyeti Ankara’daydı. Görüşmelerimizi sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

‘GÖRÜNÜR DESTEK BEKLİYORUZ’

Ateşkesin tesis edilmesi için birlikte çaba sarf edilmesi gerektiğine işaret eden Çavuşoğlu, “İngiltere ve ABD’nin verdiği desteği, başta Almanya olmak üzere, Avrupa ülkelerinden ve Avrupa Birliği’nden (AB) de daha görünür şekilde görmek istiyoruz. Eğer biz bunu durduramazsak, büyük insani trajedi olacak” diye konuştu. Çavuşoğlu, şu anda Türkiye sınırına yaklaşan insanlar için Almanya’nın da desteğiyle briket evler yaptıkları bilgisini paylaşarak, bunun geçici çözüm olduğuna dikkati çekti. Asıl önemli unsurun ateşkesin sağlanması olduğuna işaret eden Bakan Çavuşoğlu, şunları kaydetti: “Biz istiyoruz ki; Rusya ile yaptığımız ve yapacağımız görüşmelerde, diplomasi yoluyla bunu başaralım ama eğer bu mümkün olmazsa, gerekli tedbirleri de alacağımızı zaten Cumhurbaşkanımız (Recep Tayyip Erdoğan) açıkladı. Çünkü rejim, sadece masum insanları hedef almıyor. Bizim sahadaki gözlem noktalarındaki askerlerimizi de hedef alıyor. Bizim buna müsamaha göstermemiz mümkün değil.”

Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, da “İdlib’deki saldırı ve çatışmaların durması için Rus tarafından beklentimiz, Esad rejimine olan nüfuzunu kullanması. Bunu bu sabah görüşmede, Rus tarafına ilettik” ifadelerini kullandı.

'ABD BU BÖLGEDEN ÇIKARILACAK'

İran dini lideri Ali Hamaney’in Uluslararası İlişkiler Danışmanı Ali Ekber Velayeti Ocak ayının sonunda yaptığı açıklamada Suriye ordusunun İdlib’den sonra Fırat’ın doğusuna yöneleceğini ve Amerika’yı bu bölgeden çıkaracağını söylemişti: “Irak’ta başarısız oldular. Bölgeyi terk etmek ve tutundukları üsleri bırakmak zorundalar. Irak parlamentosunun aldığı karar ve milyonlarca Iraklının katılımıyla yapılan yürüyüşlerin ardından ABD, mutlaka Irak’tan çıkmalı. ABD, Irak’tan çıkarsa Suriye’den de çıkmak zorunda kalacak. Çünkü Irak toprakları, ABD için Suriye’de lojistik destek niteliğindedir. ABD buradan çıkmazsa, Suriye yönetimi, müttefikleri ile birlikte İdlib’den sonra Fırat’ın doğusuna yönelecek ve ABD’yi bu bölgeden çıkaracak. Fırat’ın doğusu, ABD ve Siyonist İsrail rejiminin düşündüğünden kısa sürede özgürleştirilecek.”

MUTABAKATA VARILMIŞTI

Adım adım ülkede denetimi sağlayan Suriye ordusu, özellikle son bir yılda İdlib’den sonra Fırat’ın doğusuna yöneleceğinin mesajını veriyor. İdlib krizi patlak vermeden kısa bir süre önce Kamışlı’da Arap ve Kürt aşiretlerin ileri gelenleri ile iki toplantı yapan Şam yetkilileri, aşiretlerden ABD ile ilişkilerini kesmesini istemiş ardından MİT Müsteşarı Hakan Fidan ile Suriye Ulusal Güvenlik Bürosu Başkanı Ali Memlük Moskova’da bir araya gelmişti. Bu toplantıda Suriye’nin toprak bütünlüğü için kritik önemdeki Fırat’ın doğusu da ele alınmış ve işbirliği için mutabakata varılmış, şubat ayı içinde tekrar bir araya gelinmesi kararlaştırılmıştı. Ancak patlak veren İdlib krizi bu anlaşmayı şimdilik rafa kaldırdı. 

Aydınlık