Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı tarafından düzenlenen 30. Ankara Uluslararası Film Festivali başladı. Moğollar’ın sahne aldığı etkinlikte Soma katliamında hayatını kaybeden işçiler de unutulmadı. Ayrıca 68 kuşağının ABD emperyalizmine verdiği mücadele de fotoğraflarla yansıtıldı

SEDA AKYÜZ / ANKARA

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteğiyle Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı tarafından düzenlenen, 30. Ankara Uluslararası Film Festivali 1828 Nisan tarihleri arasında Ankaralılarla buluşacak. Festivaldeki filmlerin gösterimine bu yıl Büyülü Fener Kızılay Sineması ev sahipliği yapıyor. Festivalin açılışı önceki gün Milli Eğitim Bakanlığı Şura Salonu’nda yapıldı. Festivale çok sayıda ünlü ismin yanı sıra yabancı ülkelerin diplomatları da katıldı. 28 Nisan akşamı sona erecek festivalde kısa ve uzun metrajlı filmler ile belgesellerin gösterimi yapılacak.

BU YIL AYTAÇ ARMAN’SIZ...

Amatör sanatçılar ile tecrübeli isimleri buluşturan ve 30 yıldır devam eden bu gelenek bu yıl bir eksikle tamamlanacak. Yıllardır festivale katkılarını sunan ve şubat ayında kaybettiğimiz Yeşilçam’ın ünlü aktörlerinden Aytaç Arman’ın yarattığı boşluk etkinlikte hissedildi. Arman’ın fotoğrafının ekrana yansıtıldığı sırada izleyiciler uzun süre ayakta alkış tuttu.

SOMA, SİVAS VE İŞÇİ CİNAYETLERİ UNUTULMADI

Türkiye’de yıllardır yarattığı komedi türündeki yapımlarla adından sıkça söz ettiren senarist, yazar ve oyuncu Gülse Birsel bu yılki festivalde Kitle İletişim ödülünün sahibi oldu. Sanatçı Çınarı ödülünü de Nazlı Eray aldı. Ödüllerin verilmesinin ardından etkinlik Moğollar konseriyle devam etti. Cem Karaca’dan Barış Manço’ya, çok sayıda film müziğinin de çalındığı konserde Soma ve Sivas katliamlarıyla, 68 kuşağının 6. Filo’ya karşı mücadelesiyle ilgili mesajlar verildi.

‘KISA FİLMİN KALESİ’

Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı Başkanı İrfan Demirkol festivali Aydınlık’a değerlendirdi. Önemli yönetmenlerin Ankara’dan çıktığını belirten Demirkol, “Ankara Film Festivali’ne kısa filmlerin de kalesi deniliyor. Bu yıl festivalde yine birçok yarışma olacak. Yarışma dışında dünya festivallerinden de seçmeler olacak” dedi. Ünlü sinema oyuncusu Aysel Sümercan da festivalin kurucularından biri olduğunu belirtti. Sümercan, “Çok mutluyum. 30 sene büyük fedakârlıklarla bu festival buraya geldi. Daha fazla fedakârlık yapmadan bu festivalin büyümesini istiyorum” diye konuştu.

Salonlar tekellerin

elleri altında

Sinemalarda hep Amerikan filmlerinin gösterildiğine dikkat çeken gazeteciyazar Faruk Bildirici de şöyle konuştu: “Sinema salonları belli tekellerin elleri altında. Hep Amerikan filmleri gösteriliyor sanki başka bir şey yok gibi. Ankara film festivali dünya sinemasını da ayaklarınıza getiriyor. Sinemaya bir nefes aldırıyor.”


Aydınlık