Cumhuriyet Halk Partisi'nin Maltepe'deki mitinginde Atatürk ve Altı Ok kenara itildi. HDP ve FETÖ'ye ise selam gönderildi. Kemal Kılıçdaroğlu'nun devasa resmi vardı ama Türkiye'nin güvenlik ve ekonomik sorunlarına çözüm yoktu. Atlantik'e biat programı tekrar ilan edildi.

İŞTE MİTİNGDEN DİKKAT ÇEKENLER:

1 Sahnede Atatürk ve Altı Ok yer almadı: Mitingde 120 metrelik dev sahne kuruldu. Kemal Kılıçdaroğlu'nun şimdiye kadar görülmeyen büyüklükte bir fotoğrafı asıldı. Ama Atatürk ve Altı Ok sahnede yer almadı.

2 HDP'ye destek: CHP lideri, terör örgütü PKK'nın siyasi uzantısı HDP'yi kastederek “Partileri kapatmaya hazırlanıyorlar.” dedi. Kılıçdaroğlu'nun “Konserleri yasaklıyorlar, Kürtçeye bile tahammül edemiyorlar.” şeklindeki sözleri dikkat çekti.

3 Silivri korkusu yaratmaya çalıştı: Kılıçdaroğlu, beş yıl önce yaptığı Adalet Yürüyüşü'nü hatırlattı. Terör bağlantılarını görmeden siyasi yasaklılar olduğunu ileri süren Kılıçdaroğlu, “Silivri korkusu olmadan konuşmak istiyorsanız bize katılın.” dedi. Adalet Yürüyüşü'ne HDP ve FETÖ destek vermişti.

4 Harp Okulu öğrencileri serbest bırakılacak: Kılıçdaroğlu'nun FETÖ bağlantıları nedeniyle TSK ile ilişkileri kesilen ya da darbe girişimine katıldıkları gerekçesiyle Harp Okulu'ndan atılanların serbest bırakacaklarını ilan etti.

5 Barış Akademisyenleri görevine dönecekmiş: CHP lideri, Türkiye'nin terörle mücadelesini hedef alan, devleti “katliamcı”, “sürgüncü”, “işkenceci”, “Kürt düşmanı” ilan eden ve bu yüzden görevden uzaklaştırılan Barış Akademisyenlerinin görevine iade edileceği taahhüdünü verdi. 

6 Her şey yasakmış!: Kılıçdaroğlu, iktidarın her şeyi yasakladığını ileri sürdü. Kılıçdaroğlu, “Eğlence yasak, müzik yasak, mizah yasak, özgürlük yasak. Özetle gençlik yasak.” diye konuştu.

7 Gazeteciler hapiste yalanı: Kılıçdaroğlu, yalnızca siyasilerin değil gazetecilerin de hapse atıldığını ileri sürdü. Oysa Türkiye'de hapiste bulunan “gazeteci”ler, yaptıkları haberlerden değil FETÖ ve PKK gibi terör örgütü bağlantıları nedeniyle içerideler.

8 Uyuştucu kaçırıyorlar iddiasında bulundu: CHP lideri, “Siyasallaşmış yargı, mafya, uyuşturucu baronları, paramiliterler, beşliler, troller korku iklimi yaratmak için birlikte çalışıyor.” diyerek kaos söylemlerine devam etti. Oysa Türkiye'de ele geçirilen uyuşturucu sayısı artarken, madde kaynaklı ölümler düşüyor.

9 Soylu'yu hedef aldı: Kılıçdaroğlu'nun hedefindeki kişilerden biri de Gladyo ile, terörle, uyuşturucu ticaretiyle kararlı mücadele yürüten İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve ekibiydi. CHP lideri, “Suç işleri bakanlığının elinden yetkiyi alacağız.” dedi 

10 'Eşkıya' ABD'yi görmedi: Kılıçdaroğlu, Erdoğan ve Soylu'yu “eşkıya” olarak nitelendirdi. “Eşkıya hükümdar olmaz” türküsü söyledi. Oysa dünyanın en büyük eşkıyası olan, milyonlarca müslümanı ve insanı katleden, 15 Temmuz'u yapan ABD'ye bir söz dahi söylemedi. 

11 Satılmayan Tank Paleti geri alacakmış!: Kılıçdaroğlu'nun “Tank Palet Fabrikası Katar’ın elinden alınsın diyorsanız bize katılın.” sözlerinin alkışla yanıt bulması dikkat çekti. Oysa Tank Palet Fabrikası'nın satıldığı iddiaları yetkililerce yalanlandı ve mülkiyetinin Milli Savunma Bakanlığında olduğu belirtildi.

12 Gezi'de yoktu Gezici oldu: FETÖ tertiplerine ve milli bayramları yasaklama hamlelerine karşı dalga dalga büyüyen halk hareketinin zirvesi olan Gezi eylemleri sırasında ortalarda görünmeyen Kılıçdaroğlu, sahnesini Gezi davasında ceza alanların ailelerine bıraktı. 

13  KHK'lılar katıldı: Maltepe Mitingi'ne PKK ve FETÖ bağlantısı nedeniyle Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile atılanlar da destek verdi. “KHK'lar iptal edilsin” pankartları açan KHK'lılar, “KHKlar Gidecek Biz Kalacağız” sloganları attı.

14 İsyan var ama ekonomide çözüm yok: Kılıçdaroğlu, ekonomideki krize dikkat çekmek için toplumun çeşitli kesimlerini sahneye çıkarttı. Ekonomik sorunları adaletsiz yönetimden kaynaklandığını belirten Kılıçdaroğlu, bu sorunları nasıl çözeceğine dair hiçbir şey söylemedi.

CHP günlerdir hazırlık yaptığı ‘Milletin Sesi’ mitingini İstanbul Maltepe Meydanı’nda yaptı. CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu hakkında Yargıtay tarafından da onanan 4 yıl 11 ay hapis cezasına tepki amacıyla İstanbul’da yapılan mitingde Kılıçdaroğlu öne çıktı. Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanlığı adaylığının ilanı olarak değerlendirilen mitingde CHP yöneticileri de Aydınlık’ın sorularını yanıtladı.

Yargıtay'ın CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu'nun 4 yıl 11 ay 20 gün hapis cezasını onamasının ardından CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Bursa'da yapılacak olan 'Milletin Sesi' mitinginin İstanbul'da yapılacağını duyurmuştu. Miting için CHP il örgütlerinden ve İstanbul'daki ilçe başkanlıklarından otobüsler kaldırıldı, Maltepe sahiline feribot seferleri düzenlendi. Saat 18.30 civarında başlayan mitingde  milletvekilleri, parti meclisi üyeleri, Ekrem İmamoğlu, Mansur Yavaş ve Tunç Soyer'in de aralarında bulunduğu CHP'li büyükşehir belediye başkanları, İstanbul ilçe belediye başkanları da yer aldı. Ardından İl Başkanı Kaftancıoğlu kürsüye davet edildi ancak programda Kaftancıoğlu’na selamlama konuşması dahi yaptırılmaması dikkat çekti. CHP İstanbul İl Başkanlığı mitinge 600 bin kişinin üzerinde katılım olduğunu duyurdu.

İMAMOĞLUYAVAŞ GERGİNLİĞİ

Miting alanına geldiği sırada protokoldeki kalabalıkla tek tek tokalaşan Ekrem İmamoğlu, Mansur Yavaş ile tokalaşmadı. İmamoğlu'nun geldiği sırada oturduğu görülen Mansur Yavaş'ın kafasını çevirmesi ve yüzünün asık olması gözlerden kaçmadı. Mitingde vatandaşlara dağıtılan suların İBB Markası Hamidiye yerine özel bir şirkete ait marka olması da dikkat çekti.

Mitingde Gezi’de hayatını kaybedenlerin ve Gezi davasında tutuklananların aileleri de kürsüye çağrıldı. Ardından kağıt toplayıcısı, tornacı, kasap, temizlikçi gibi meslek gruplarından vatandaşlar sahneye çıkıp yaşadıkları sorunları anlattılar.

'JİN JİYAN AZADİ'

Alana yürüyüş koluyla gelen CHP Gençlik Kolları, PKK'nın sıkça kullandığı "Jin, Jiyan, Azadi' (Kadın, yaşam, özgürlük) sloganını attı. Eyleme FETÖPKK başta olmak üzere terör iltisakı nedeniyle kamudan ihraç edilenlerin oluşturduğu KHK platformları da katıldı. CHP lideri terör örgütü PKK'nın siyasi uzantısı HDP'yi kastederek “Partileri kapatmaya hazırlanıyorlar.” dedi. Kılıçdaroğlu'nun “Konserleri yasaklıyorlar, Kürtçeye bile tahammül edemiyorlar.” şeklindeki sözleri dikkat çekti. HDP'ye üstü kapalı sıcak mesajlar veren Kılıçdaroğlu, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu için ise "suç işleri bakanı" ifadesini kullandı.

KAFTANCIOĞLU BAHANE

Miting alanına kurulan yaklaşık 120 metre uzunluğundaki sahnede, Atatürk portresinin ve partinin logosu olan 6 okun bulunmaması dikkat çekti. Miting alanının arka kısımlarında Atatürk ve Türk Bayrağının iplere asıldığı görüldü. Mitingin ana sloganı ‘Milletin Sesi Kılıçdaroğlu’ oldu. Sahnede de Kılıçdaroğlu’nun kollarını açmış büyük bir fotoğrafı ‘Milletin Sesi Kılıçdaroğlu’ sloganıyla birlikte kullanıldı. Miting, Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı adaylığı mitingi olarak değerlendirildi. Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından öne çıkanlar şu şekilde:

"İktidar değişti, hak hukuk geldi diye yetinmeyeceksiniz. Bir hata gördüğünüz zaman eleştirmekten çekinmeyeceksiniz. Biz kazanacağız, söz veriyoruz, biz kazanacağız. Ülkemiz ağır bir buhranın içindedir. Bu ekonomi adaletsiz yönetimin sonucudur. Enflasyon yükseldi, onlar emeklilere tek bir zammı dahi çok görüyor.  En değerlilerimizi kaybediyoruz, gençlerimiz yurt dışına gitmek istiyor. 550 bini gitti bile. Onların hamasi söylemlerinden de, yalanlarından da bıktık. Ağızlarını açtıklarında 2053, 2071, Almanya bizi kıskanıyor, maddelerde gizli anlaşmalar var. Bunlar yalan. Uzun süredir söyleyecekleri elle tutulur hiçbir şey kalmadı artık. Uzun zamandır değişim rüzgarları esiyor. Türkiye değişime hazır.

'GİTMEK ZORUNDALAR'

“Kollarımızı sıvayıp hemen çalışmak, ekonomiyi yeniden inşa etmek zorundayız. Kul hakkı yiyenlerin kim olduğuna bakmadan kafalarına inmek zorundayız. Biz 5'li çetelerin kurduğu düzeni bozacağız. Bunlara, mafyalara, baronlara ses çıkarmayanlar, iyilikte yarışan belediyelerimize baskı kuruyorlar. Ama belediye başkanlarımız, bütün kumpasları aşarak halka hizmetlerini sürdürüyor.

“İki kadın gazeteci, sadece işlerini yaptıkları için tehdit ediliyor. Kendini derin devlet olarak ilan edenler, olur da bu onurlu gazetecilerin tırnağına zarar gelirse siz kendinizi unutun.  “Ben suçla mücadeleye inanıyorum. Bunların hepsini toplumdan söküp atmaya inanıyorum. Ülkeye gelen sığınmacıların ülkelerine geri gönderilmeleri gerektiğine inanıyorum. Bu sınırları koruyamayanlar devleti yönetemezler. Devletimiz artık bu yükü taşıyamıyor. Bu nedenle gitmek zorundalar. Davulla, zurnayla, kardeşçe göndereceğiz. Biz ırkçılığa karşıyız. Asla bu temiz milletin alnına bir kara leke sürülmesine asla izin vermeyeceğiz. Ortadoğu Barış ve İşbirliği Teşkilatını kuracağız. Suriye'ye Ortadoğu'ya barış getireceğiz. İlkemiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 'Yurtta Barış Dünyada Barış' ilkesidir. Herkese, 84 milyona 'Ülke elden gidiyor, birlikte mücadele etmek zorundayız' diyorum. Tıpkı Atatürk'ün önderliğinde kazandığımız gibi, eski tartışmaları bir tarafa bırakıp mücadele etmek zorundayız.

'İKTİDAR OLDUĞUMUZDA DEĞİŞMEYECEĞİM'

"Biz birlikte iktidar oluyoruz. Ve ben iktidar olduğumuzda asla değişmeyeceğim, ben neysem oyum! Kibar olmayı, dinlemeyi, anlamayı değiştiremem. İyi insan olmayı zayıflık olarak gösterenler, bir yüzükle yola çıkıp bugün milletin celladı haline geldiler. Kendi celladınızı seçmeyin. Vicdanımızı dinlemek zorundayız.

"CHP'de geçmişte şöyle böyle yaptı diyorlar. Evet hatalar oldu. Hatalarımızdan ders çıkarmasını bilen bir partiyiz. Allah şahidimizdir ki kendimizi geliştirmek için çok çaba harcıyoruz. Tam anlamıyla mükemmel olmasak da mükemmel bir göreve talibiz. İşsizlere iş sağlamak, hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği bölgesinde saygın bir ülkeyi yeniden inşa etmek. Bu söylediklerimize inanıyorsanız, akıllı bir ekonomi yönetimi istiyorsanız, Silivri korkusu olmadan konuşmak istiyorsanız, Harp Akademisi öğrencileri serbest bırakılsın istiyorsanız, eğitime ve sağlığa güzel bir bütçe ayrılsın istiyorsanız, 128 Milyar doların kime satıldığını öğrenmek istiyorsanız, ödediğiniz vergilerin nereye gittiğini öğrenmek istiyorsanız, asgari ücretli açlığa mahkum olmasın istiyorsanız bize katılın. Çocuklarınızın geleceğini düşünüyorsanız bize katılın."

'DİPLOMASİ YOLU TERCİH EDİLMELİ'

Kemal Kılıçdaroğu konuşmasında İsveç ve Finlandiya'nın NATO üyeliği konusuna girmekten çekinirken Aydınlık konuyu alanda bulunan CHP yöneticilerine sordu.  Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, resmen NATO'ya üyelik başvurusu yapmaya karar veren İsveç ve Finlandiya'nın üyeliklerine ilişkin yaptığı açıklamada "NATO'da tam ittifak gerekiyor. Bir ülke hayır derse alamazlar. İsveç tam bir terör odağıdır, terör yuvasıdır. Kararlı bir şekilde bu politikamızı sürdüreceğiz ve NATO'ya Finlandiya ve İsveç'in girmesine hayır diyeceğimizi söyledik ve yolumuza böyle devam edeceğiz” demişti. Erdoğan’ın tavrını değerlendiren CHP’li isimler görüşmelerin ikili düzeyde yapılması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin terör tehdidinde bulunan ülkelerle ilgili rezervler kurmasının normal olduğunu belirten CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, diplomasi yolunun tercih edilmesi gerektiğini söyledi. Altay şöyle konuştu:

İSVEÇ GERİ ADIM ATACAKTIR

“Bir yandan da görüşmeler devam ediyor. Erdoğan’ın bu tür erken çıkışlarını, sonradan çark ettiğinin sayısız örneği var. Bakalım göreceğiz biz de. Bu konuda şu an bir değerlendirme yapamayız. Elbette Türkiye’ye terör tehdidi olan ülkelerle ilgili Türkiye’nin belli rezervler kurması normaldir, beklenendir. Ama diplomasiyle özellikle de İsveç’in bu konuda geri adım atacağını, teröre destekleri noktasında geri adım atacağını ummak istiyoruz.

'İSVEÇ VE FİNLANDİYA TÜRKİYE'YE DESTEK VERİYOR'

Genel Başkan Başdanışmanı Ünal Çeviköz: Türkiye ile İsveç ve Finlandiya arasındaki ikili ilişkileri düşünmek lazım.  Bu 2 ülke aslında Türkiye’nin AB’ye girişinde fevkalade güçlü destek veren ülkeler. Hep bize yakın ve bizden yana tavırlar almışlardır. PKK terörüne dönük birtakım yanlışları var. Bu yanlışları düzeltmenin yolu da ikili olaraktan çözülmelidir.  Türkiye’nin eğer İsveç ve Finlandiya’nın PKK terörüne destek vermesinden dolayı şikayeti varsa bunu o ülkelerle ikili düzeyde ele alması gerekir. İkili düzeyde ele alınacak sorunları da çok taraflı örgütlere taşımamak gerekir.

'TAM BİLGİ SAHİBİ DEĞİLİM'

CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu: “Eksik bilgiyle yanlış bir şey söylemek istemem. Ama önemli olan Türkiye’nin milli çıkarlarıdır. Tam bilgi sahibi olsak bir şeyler söylerdik. Ama bizim için önemli olan Türkiye’nin milli çıkarlarıdır.”