Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping 30 Ekim’de Roma’da toplanan 16. G20 Liderler Zirvesi’nde video bağlantısı ile yaptığı konuşmada, grup üyelerine ekonomilerini sürdürülebilir bir şekilde geliştirme, karbon gazı salımlarını azaltma ve belki de en önemlisi, Kovid19 salgınını en kısa zamanda sona erdirmek için acilen iş birliği yapmaları konusundaki küresel sorumluluklarını hatırlattı.

Bu önerilerin sonuncusu, Çin liderinin kendi Küresel Aşı İş Birliği Eylem Girişimi önerisini tanıtarak, bunun kesinlikle nasıl olabileceği üzerinde düşündüğünü gösterdi. Xi şunları belirtti:

“İlk olarak, aşılarla ilgili araştırma ve geliştirme çalışmalarının gelişmekte olan ülkelerle iş birliği içinde güçlendirilmesi zorunlu. İkincisi, gelişmekte olan ülkeler aşılara eşit erişime sahip olmalıdır. Üçüncüsü, aşı IP haklarından vazgeçilmeli ve bu tip teknolojiler gelişmekte olan ülkelere transfer edilmelidir. Dördüncüsü, sınır ötesi ticaret ham aşı malzemelerine erişim ve nihai ürünlerin eşit şekilde ihracı için artırılmalıdır. Beşincisi, bütün aşılara eşit şekilde davranılmalıdır. Ve altıncısı, gelişmekte olan ülkelerin aşı almak için finansal desteğe ihtiyacı var.”

‘GELİŞMİŞ ÜLKELER ÖRNEK OLMALI’

Küresel Aşı İş Birliği Eylem Girişimi oldukça pragmatik. Aslında Cumhurbaşkanı Xi’nin önerdiği yol haritasının izlenmesi gerekiyordu. Bunların henüz gerçekleşmemiş olması, bazı ülkelerin bencil politikalarının bilmeden salgını nasıl uzattığını gösteriyor. Bu ülkelerden Amerika Birleşik Devletleri (ABD) gibi bazıları, dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) bu yılın başındaki araştırmasının bilimsel verilerine saygı duymak yerine virüsün kökeni konusunda siyasi bir tavır takındı.

Xi ayrıca, sadece bilimsel ve teknolojik yeniliklere zarar vereceği uyarısında bulunduğu dışlayıcı blokların kurulmasını da eleştirdi. Büyük ekonomilerin, küresel ekonomi toparlanmaya başlamışken, gelişmekte olan ekonomilere olumsuz etkilerin olmamasını garanti altına almak için kendi ekonomilerini sorumlu biçimde yönetmeleri tavsiyesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Xi’nin iklim değişikliği ile ilgili sözleri de önemliydi. Gelişmiş ülkelerin karbon gazı salınımlarının azaltılması konusunda örnek olması gerektiğini söyledi. Bu, Çin’in geçen hafta çarşamba günü yayınlanan iklim değişikliği konusundaki beyaz belgesinde vurgulanan önerileri güçlendirecektir. Bu bakımdan gelişmekte olan ülkelerin gelişmiş ülkelerin yaptığının aynısını yapmalarını ya da eşit konumda olmalarını beklemek gerçekçi değil. Dolayısıyla gelişmiş ülkeler Xi’nin tavsiye ettiği gibi öncülük etmeleri gerekir. Xi’nin konuşmasının bu kısmı, örgütün insanlığa karşı küresel sorumluluklarını hatırlatmaya yaradı.

G20 dünyanın BM dışında en etkili ülkeler arası bileşimlerinden biri. Üyeleri, küresel ekonomi ve uluslararası ticarete en büyük katkıyı yapıyor. Buna ek olarak, dünya nüfusunun neredeyse üçte ikisine sahipler. Böyle de olsa, Çin gibi çok az sayıda gelişmekte olan ülke orada temsil ediliyor.

‘SIFIR TOPLAMLI DEĞİL ÇOK TARAFLI’

Çin Halk Cumhuriyeti en büyük gelişmekte olan ülke olduğu için, gelişmekte olan ülkelerin çıkarlarını savunma sorumluluğunu sürekli hissediyor. Bu, Xi’nin konuşmasında küresel ekonomik toparlanma, iklim değişikliğine karşı politikalar ve salgını sona erdirme çabalarını özellikle belirtmesinin, gelişmekte olan ülkeler pahasına gerçekleşmemesi gerektiğini neden belirttiğini açıklıyor. Aksine, gelişmekte olan ülkelerin çıkarlarına saygı gösterilmesi zorunludur, böyle olmadıkça küresel eşitsizlik sadece kötüleşir ve insanların hayatı çok daha zor hale gelir.

G20 liderlerinin Xi’nin tavsiyelerine uyması durumunda, her şey sonunda herkes için iyileşecektir. Çin’in yaratmak için çok çalıştığı “insanlık için ortak kader topluluğu” gerçeklik haline gelebilir. Geleceğe giden yol karşılıklı yararlı iş birliğidir, ABD gibi bazı büyük ülkelerin oynadığı sıfır toplamlı oyunlar değil. Sadece Çin’in desteklediği gerçek çok taraflılık, dünyayı yaşadığı birçok krizden kurtarabilir.

Kaynak: ANDREW KORYBKO/CGTN