Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile Antalya'daki görüşmesinin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Lavrov, Türk mevkidaşı ile Suriye, Libya, Karabağ, ticaret, turizm ve ortak aşı üretimi gibi çok sayıda konuyu ele aldıklarını söyledi.

Bir soru üzerine Lavrov, “Montrö Sözleşmesi'nin uygulanması konusunda Türk dostlarımız ve meslektaşlarımızla olan etkileşimden memnunuz. Herhangi bir suretle İstanbul Kanalı'nın yapılması, yabancı ülkelerin askeri birliklerinin orada yer almasına zemin hazırlamayacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.

İki ülke arasındaki askeri işbirliğine de değinen Lavrov, “Türkiye'nin askeri ve teknik iş birliğini geliştirme konusunda çalışmalarını destekliyoruz. Dostlarımızın kendi güvenliği için S400 sistemlerini kullanmalarını takdirle karşılıyoruz.” ifadelerini kullandı.

SURİYE'DEKİ GELİŞMELER

Suriye'ye ilişkin dikkat çekici açıklamalarda bulunan Lavrov, şunları kaydetti:

“Astana Formatı üye ülkeleri olarak, ileride de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) 2254 sayılı kararının hedeflerinin uygulanmasına katkıda bulunulması konusunda anlaştık. Suriye Anayasa Komitesi'nin etkili şekilde çalışması yönünde tutarlı adımlara destek verilmesinin önemini teyit ettik. Suriye'nin kuzeydoğusundaki durumu da ele aldık. Rusya ve Türkiye arasındaki askerden arındırılmış İdlib bölgesi hakkında 5 Mart 2020 tarihli protokolün uygulanması dahil İdlib ilindeki durumu ele aldık. Suriye'de terörizmin tamamen yok edilmesinin ve tüm Suriyelilere istisnasız insani yardımın yapılması gerektiğini vurguladık.”

Suriye konusunda Fırat'ın doğusunda ayrılıkçı eğilimlere destek verildiğini gördüklerini de belirten Lavrov, “Belirli gruplara maddi olarak destek veriliyor. Bunlara müsaade edilemez.” diye konuştu.

Lavrov, Astana Formatı'ndaki ilkeler kapsamında çalışmaya devam etmek gerektiğine dikkati çekerek, “Bu kapsamda Suriye'yi parçalamamak için gerekeni yapmamız lazım. Astana toplantısı birkaç hafta sonra yapılacak. Bu müstesna bir format.” dedi.

LİBYA'DAKİ GELİŞMELER

Libya'ya ilişkin son dönemdeki gelişmelere ilişkin değerlendirmeleri sorulan Lavrov, “Geçen sonbaharda Cenevre'de kabul edilen kararların uygulanmasını istiyoruz. Burada anayasal reformlar için bir zemin hazırlanmasını istiyoruz. Seçimlerin zamanında yapılmasını istiyoruz.” yanıtını verdi.

Lavrov, Libya konusunda nihai çözüm sürecine istisnasız Libya'daki bütün tarafların katılması, eski rejimin taraftarlarının da buna dahil olması gerektiğini söyledi.

Berlin'de bütün yaklaşımların ele alındığını aktaran Lavrov, “Libyalılar kendi ülkesinin ev sahibi olmalı. Kendi toprak bütünlüğünü sağlamalı.” diye konuştu.

KARABAĞ'DAKİ GELİŞMELER

Karabağ konusunda Türkiye'nin rolüne ilişkin soru üzerine Lavrov, Türkiye ve Rusya'nın tüm imkanlarını kullanarak tarafların uzlaşmasına destek vermekte mutabık olduğunu belirtti.

Lavrov, “Hem Ermenilerin hem Azerbaycanlıların bu arazide yan yana iyi komşular olarak varlıklarını sürdürmesini istiyoruz.” ifadesini kullandı.

Gayretlerin istişareler şeklinde olmadığını kaydeden Lavrov, aynı zamanda TürkRus gözlem merkezinin sahada faaliyette bulunduğunu, burada ateşkesin riayet edilip edilmemesi konusunda başarılı şekilde çalıştıklarını dile getirdi.

'Birlikte çalışmaya devam edeceğiz'

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da mevkidaşı ile çok sayıda konuyu ele aldıklarını bildirdi. Çavuşoğlu, Suriye, Libya, Afganistan ve Karabağ'daki barış, huzur ve istikrarın kalıcı olması gerektiğine işaret ederek, “Özellikle Suriye'de siyasi bir süreç için, sahada sükunetin devamı için Rusya'yla birlikte çalışmaya devam edeceğiz.” dedi.

Çavuşoğlu, Suriye'nin sınır ve toprak bütünlüğüne bağlı olduklarını tüm görüşmelerde vurguladıklarını söyledi. Suriye'de de tek çözümün siyasi çözüm olduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, şunları kaydetti:

“Suriye'nin de sınır, toprak bütünlüğüne bağlı olduğumuzu tüm görüşmelerimizde vurguluyoruz. Bunun için de siyasi süreci canlandırmamız gerekiyor. Şu anda en etkili mekanizma birlikte kurduğumuz İran'ın da dahil olduğu Astana Formatı'dır. Gelecek hafta arkadaşlarımız yine Nur Sultan'da bu formatta bir araya gelecekler. Orada görüşülmesi gereken bazı konuları da bugünkü görüşmelerimizde ele aldık. Astana Süreci sayesinde canlandırdığımız, başlattığımız Anayasa Komisyonu toplantısının altıncı turu da sonuç odaklı olması lazım. Rejim, muhalifler ve sivil toplumun yeni bir anayasa yazım çalışmalarına artık başlaması gerekiyor. Bunun neticesinde de tabii ülkenin bir seçim ile birliğinin tesis edilmesi gerekiyor.”

Suriye'nin sınır bütünlüğüne tehdit oluşturan terör örgütlerinden ülkenin temizlenmesi gerektiğine işaret eden Çavuşoğlu, IŞİD'i etkin bir mücadeleyle yendiklerini dile getirdi. Ancak YPG/PKK terör örgütünün ayrılıkçı gündemine devam ettiğini ifade eden Çavuşoğlu, ülkede hala yabancı terörist savaşçıların mevcut olduğuna işaret etti.

KANAL İSTANBUL

Toplantının soru cevap kısmında Kanal İstanbul'a yönelik soruya da yanıt veren Çavuşoğlu, şunları kaydetti:

“Bazen tartışmalar oluyor. Kanal İstanbul'un Montrö Anlaşması'na bir etkisi var mı? Şunu net söylemek isterim; ne Kanal İstanbul'un Montrö Anlaşması'na bir etkisi var ne de Montrö Anlaşması'nın Kanal İstanbul'a bir etkisi var.”

Montrö'nün sadece Boğaz'dan geçişleri düzenlemediğine değinen Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

“Karadeniz'de kıyıdaş ve kıyıdaş olmayan ülkelerin gemilerinin ne kadar kalacağını ve tonajını düzenliyor. Ayrıca Montrö Anlaşması'nın nasıl sonlandırılacağı da anlaşmanın içinde var. Kanal İstanbul'un inşa edilmesiyle Montrö Anlaşması'nda herhangi bir değişiklik olmayacak. Türkiye bugüne kadar Montrö Anlaşması'nı harfiyen uygulamış sadık bir ülkedir. Kanal İstanbul'u inşa ederek Boğaz'daki trafiği hafifleteceğiz. Özellikle ticari gemilerin uzun uzun bekleme süreleri var. Boğaz için İstanbul için risk oluşturan patlayıcı madde taşıyan gemilerin geçmesine de izin vermiyoruz. Tüm bunlar Kanal İstanbul ile birlikte yeniden düzenlenecek ama Montrö Anlaşması ile herhangi bir ilgisi yoktur. Kanal İstanbul bizim iç hukukumuza tabi olacak. Montrö Anlaşması'nın Kanal İstanbul'a herhangi bir etkisi olmayacak.”


Aydınlık