Atlantik Konseyi Küresel Enerji Merkezi tarafından çevrim içi gerçekleştirilen "Enerji Diplomasi ve Transatlantik İşbirliği: Güney Gaz Koridoru'nun Açılması" başlıklı toplantıda konuşan Nasirov, doğal gazın fosil yakıtlar arasındaki en temiz kaynak olduğunu söyledi.

Petrol ve doğal gaz şirketlerinin çevreyle ilgili değişen dinamiklere uyum sağlaması gerektiğini dile getiren Nasirov, "Artık çok hızlı düşünmek zorundayız. BP, Alman ve Japon şirketlerle hidrojen teknolojileri üzerinde görüşüyoruz. Bu kapsamda SOCAR olarak TANAP üzerinden Avrupa'ya hidrojen taşınması için araştırma ve analiz çalışmalarımızı tamamladık. Boru hattının yüzde 20'si herhangi bir ek yatırım gerekmeksizin hidrojen taşımak için kullanılabilir." diye konuştu.

"YENİ PAZARLARA ULAŞMAK İSTİYORUZ"

Nasirov, Güney Gaz Koridoru'nun tamamlanmasıyla SOCAR'ın Avrupa piyasalarına gaz taşımaya başladığını anımsattı.

SOCAR olarak Avrupa'da Balkanlar başta olmak üzere yeni pazarlara ulaşmak istediklerini ifade eden Nasirov, "Doğu Akdeniz'de İsrail gazının Türkiye üzerinden TANAP'a bağlanarak Avrupa'ya iletilmesi ekonomik olarak en uygulanabilir opsiyon ve biz bunu destekliyoruz." dedi.

Güney Gaz Koridoru, Şah Deniz2 yatağı ve Güney Kafkasya Boru Hattı ile TANAP ve Trans Adriyatik Doğal Gaz Boru Hattı'nı (TAP) içeriyor. Toplam 3 bin 500 kilometre uzunluğundaki projede Azerbaycan, Gürcistan, Türkiye, Bulgaristan, Yunanistan, Arnavutluk ve İtalya yer alıyor.

Yaklaşık 40 milyar dolarlık bir değer zincirinden oluşan Güney Gaz Koridoru'nun en önemli kısmını ise TANAP oluşturuyor. Türkiye, hizmete girdiği Haziran 2018'den bu yana TANAP üzerinden 9 milyar metreküpün üzerinde doğal gaz aldı.

Güney Gaz Koridoru geçen ay TAP üzerinden Avrupa'ya ticari gaz akışının başlamasıyla tamanlandı.