Fetullahçı Terör Örgütü'ne (FETÖ) yönelik soruşturmada gözaltına alınıp itirafçı olduktan sonra adli kontrolle serbest bırakılan tuğgeneral Serdar Atasoy'un rütbesi söküldü.

Alınan bilgiye göre, piyade kurmay albay rütbesindeyken 30 Ağustos 2020 Yüksek Askeri Şura kararıyla tuğgeneralliğe terfi ettirilen Serdar Atasoy, ardından Kara Kuvvetleri Komutanlığı İstihbarat Başkanlığına atandı.

Milli İstihbarat Teşkilatı ve emniyet birimlerinin çalışması sonucunda FETÖ ile irtibatı tespit edilen Atasoy, bu göreve başlamadan kısa süre önce Kara Kuvvetleri Komutanlığı Harekat Başkanlığı, daha sonra da 4. Kolordu Komutanlığı emrine verildi, ardından emekliye ayrıldı.



İTİRAF ETMİŞTİ

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu'nun talimatıyla, 27 Ocak'ta gözaltına alınan Atasoy, "etkin pişmanlık"tan yararlanarak FETÖ içinde "Servet" kod adını kullandığını, kurmaylık sınav sorularının örgüt tarafından kendisine verildiğini ve teğmen rütbesini örgüt elebaşı Fetullah Gülen'in taktığını itiraf etti.

Adli soruşturmanın başlamasının ardından Atasoy hakkında yürütülen idari soruşturma kapsamında, Milli Savunma Bakanının onayı ile rütbesi sökülerek, er statüsüne düşürüldü ve askeri kimlik kartı geri alındı.

MAHREM İMAMLARLA ANKESÖRLÜ TELEFONDAN İRTİBAT KURDUĞUNU İTİRAF ETMİŞTİ
Savcılıktaki ifadesinde mahrem imamlarla ankesörlü telefonlardan iletişime geçip örgütsel toplantılar yaptıklarını anlatan Atasoy, çok sayıda operasyonel hat kullandığını da itiraf etmişti.

APOLETLERİ SÖKÜLEN GENERALİ "NERİMAN" KURTARMIŞ

İtirafçı olan eski tuğgeneral Serdar Atasoy'un, 2019 yılındaki FETÖ soruşturmasından, ardışık aramaların arasında "Neriman" isimli bir öğretmen olduğu için kurtulduğu ortaya çıkmıştı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından 2017 yılında Erzincan'da gözaltına alınan tuğgeneral Serdar Atasoy hakkında 2019'da takipsizlik kararı verdi. Atasoy, 2020 yılı YAŞ kararlarıyla tuğgeneral yapıldı. Kara Kuvvetleri Komutanlığı İstihbarat Daire Başkanlığı emrine atanan Serdar Atasoy, geçtiğimiz ocak ayında emekli oldu. Ancak FETÖ'ye yönelik başlatılan operasyonda 2 tuğgeneralle birlikte hakkında yeniden gözaltı kararı verildi. Serdar Atasoy bu kez itirafçı oldu. Etkin pişmanlıktan yararlanarak serbest bırakıldı. Serdar Atasoy'un 2017'de başlayan FETÖ soruşturmasından nasıl kurtulduğu merak konusuydu.

Hürriyet'in haberine göre Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 1 Nisan 2019 tarihinde hazırladığı 4 sayfalık takipsizlik kararında şu tespitler yer aldı:

"EMREDERSİNİZ KOMUTANIM" MESAJI

Serdar Atasoy 15 Temmuz hain darbe girişimi sırasında Dakka Askeri Ataşesi olarak görevliydi. Darbeciler arasındaki Sinan Sürer tarafından kurulmuş olan "Ataşeler" isimli WhatsApp grubuna üyeydi. Sinan Sürer darbe olduğunu bu gruptan duyurdu, tüm yurtdışı temsilciliklerin buna göre hareket etmesini istedi. Serdar Atasoy bu mesaja "emredersiniz komutanım" diye yanıt verdikten sonra büyükelçi izinde olduğu için ikinci katibi bilgilendirdi. Başsavcılığın hazırladığı takipsizlik kararında bu bilgiler yer alsa da, bunlara ilişkin bir değerlendirme yoktu. Sadece Atasoy'un yurt dışında mevzuata uygun bir şekilde görevlendirildiği anlatıldı.

YAVER LİSTESİNDEYDİ "HABERİM YOK" DEDİ

Darbe mesajında imzası bulunan Cemil Turhan'da ele geçen CD'de, "Cumhurbaşkanı Başyaver Aday Havuzu" isimli bir liste vardı. Serdar Atasoy 139 kişilik bu listenin 10'ncu sırasındaydı. Emniyet bu liste için "Cumhurbaşkanlığı Başyaver adaylarının belirlenmesinde örgüt mensuplarına öncelik verildiği düşünülmektedir" şeklinde rapor hazırladı ve Başsavcılığa gönderdi. Takipsizlik kararında, Atasoy'un listede isminin geçtiğinden haberi olmadığına yönelik ifadesi olduğu belirtilerek, "General Amiral Şube Müdürü olarak Kurmay Subaylar içerisinden aday havuzuna şüphelinin isminin atılmış olmasının tek başına yine kamu davası açmaya ve raporda belirtilen kriterlere uymadığından yeterli delil ve emare kabul edilmediği anlaşılmıştır" denildi.

"NERİMAN" SAVUNMASI

Kars Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yaptığı ankesör soruşturmasında, Dursun A. adına kayıtlı işyerine ait sabit hattan, 22 Eylül 2007 tarihinde saat 12:16:43 12:20:56 aralığında önce askeri personel R.B, ardından öğretmen Neriman S. ve daha sonra Serdar Atasoy'un arandığı belirlendi. Takipsizlik kararında, bu aramanın ardışık arama olarak kabul edilemeyeceği savunularak, "R.B ile Serdar Atasoy'un arasında bir irtibat olmadığı HTS kayıtlarından anlaşılmaktadır. Neriman S. isimli kişinin ikinci sırada aranması nedeniyle ardışık olarak kabul edilemez. Mahrem imamın önce birinci askeri personeli arayıp, araya sivil ve bu suçlarla irtibat kaydı UYAP bilgi bankasında gözükmeyen kişi arayıp, son aşamada başka bir askeri personeli yani şüpheliyi aramasının hayatın olağan akışına uygun düşmediği, bu veri şüpheli açısından kamu davası açmaya yeterli delil olarak değerlendirilmemiştir" denildi. Oysa Atasoy itirafçı olarak verdiği ifadesinde, Kars'taki mahrem imamın kendisini ankesörlü hatlardan aradığını söyledi.

"SUZAN HAKİM" İSMİNİ VERMEDİ

Takipsizlik kararında, darbe yöneticisi İlhami Polat'ın eşi eski hâkim Suzan Polat'ın birçok personel hakkında ithamda bulunduğu ancak Serdar Atasoy'dan bahsetmediği belirtildi. Başsavcılık, İlhami Polat ile Serdar Atasoy'un Suzan Polat'ın telefonu üzerinden kurduğu irtibatı "mesleki ilişki" olarak değerlendirdi. Kararda, Serdar Atasoy'un hakkında soruşturma yürütülen bazı şüpheliler ile telefon irtibatı bulunmasının örgüt ile organik bağını gösterecek bir bulgu ya da analiz olmadığı, şüpheli bir durumun bulunmadığı belirtildi.

Kararda, Serdar Atasoy'un halen bağlı bulunduğu askeri birlikte görevine devam ettiği, kurum açısından risk teşkil eden bir durumunun tespit edilmediği de anlatılarak, "İfadesine göre kritik görevlerde yer aldığı gibi bugüne kadar ilgili kurum tarafından dosyamıza şüpheli aleyhine olabilecek bir verinin de gönderilmediği, kuruma ulaşan istihbarati bilgiler içerisinde şüpheli aleyhine bir kayda rastlanılmadığı" değerlendirmesi yapıldı.