Son aylarda koronavirüs aşısı tartışmalarının odağına oturan AstraZeneca'dan art arda flaş haberler gelmeye devam ediyor. Avrupa İlaç Ajansı (EMA) yan etki konusunda yeni kararını açıklarken aşının kendi ülkesi İngiltere de kritik bir adım attı. Ülkede 30 yaş altı kişiler bundan böyle AstraZeneca aşısı yaptıramayacak.

Sağlık Bakanı Matt Hancock konuyla ilgili yeni bir açıklama yaparak 18-29 yaş aralığındaki kişilere Pfizer ya da Moderna aşılarından biri kendi seçimlerine göre yapılacak derken 'aşılardan elimizde çokça var, endişeye mahal yok.' ifadesini kullandı.

Öte yandan aşı krizini çözmeye çalışan ülkeden dünyayı heyecanlandıran bir açıklama daha geldi.

College London Üniversitesi'nin (UCL) oluşturduğu modellemeye göre İngiltere önümüzdeki pazartesi günü yani 12 Nisan'dan itibaren sürü bağışıklığına girecek. Üniversitenin modellemesi kovid-19'a karşı bağışıklık kazanan nüfusun %73.4'e ulaşması sayesinde oluşturuldu.

UCL tarafından yayınlanan araştırmada, koronavirüse karşı aşı yoluyla veya önceden geçirdiği enfeksiyonlar sayesinde korunan kişi sayısı 12 Nisan'da yüzde 73,4'e çıkacağı bildirilirken bu rakamın ülkeyi sürü bağışıklığına kavuşturmaya yetecek oran olduğu belirtildi.

Araştırma raporunda 14 Mart'tan bu yana 7,1 milyon kişiye daha aşı uygulandığı belirtilirken, aynı zamanda ülkede 24 gün içerisinde yaklaşık 100 bin yeni Kovid-19 vakası tespit edildiği bildirildi.

DOĞUŞTAN BAĞIŞIKLIK VAR MI?
Araştırmada yer alan uzmanlar her 10 kişiden birinin daha önce gerçekleşen enfeksiyonlar (koronavirüsün farklı türleri) nedeniyle doğuştan bağışıklığı olduğu belirtirken bunun dışında kalan kişilerin de t hücreleri sayesinde bağışıklık kazandığı açıklandı.

Araştırma ekibinden UCL profesörü Karl Friston, "Sürü bağışıklığı tahminleri beni şaşırttı" ifadesini kullanırken, "Bağışıklığı tetikleme açısından aşılamanın tahmini etkinliği hesaba katılırken, bu modele göre nüfusun yaklaşık yüzde 70'inin bağışık olduğu anlamına geliyor" ifadelerini kullandı.

SÜRÜ BAĞIŞIKLIĞI NEDİR?
Sürü bağışıklığı sürü etkisi , topluluk bağışıklığı , nüfus bağışıklığı veya sosyal bağışıklık olarak da adlandırılır. Bireylerin büyük bir kısmının bağışıklığa sahip olduğu bir popülasyonda, bu tür insanların hastalık bulaşmasına katkıda bulunma olasılığı düşüktür, enfeksiyon zincirlerinin bozulma olasılığı daha yüksektir, bu da hastalığın yayılmasını durdurur veya yavaşlatır.

Bir toplumdaki bağışıklık bireylerinin oranı ne kadar büyük olursa, bağışıklık sahibi olmayan kişilerin bulaşıcı bir bireyle temas etme olasılığı o kadar az olur, bu da bağışıklık olmayan bireylerin enfeksiyondan korunmasına yardımcı olur.

Bireyler, daha erken bir enfeksiyondan iyileşme veya aşılama yoluyla bağışıklık kazanabilir . Belirli bir eşik değere ulaşıldığında, sürü bağışıklığı, bir popülasyondaki hastalığı yavaş yavaş ortadan kaldırır. Bu eliminasyon, dünya çapında başarılırsa, eradikasyon adı verilen enfeksiyon sayısında sıfıra kalıcı bir azalma ile sonuçlanabilir.

DSÖ 'AHLAK DIŞI' DEMİŞTİ
Ghebreyesus, son günlerde virüsün yayılmasına izin vererek, sözde "sürü bağışıklığına ulaşma" kavramı hakkında bazı tartışmalar yaşandığına dikkati çekerek, aslında "sürü bağışıklığının" aşılama için kullanılan bir terim olduğunu vurgulamıştı. "Örneğin, kızamığa karşı sürü bağışıklığı, nüfusun yaklaşık yüzde 95'inin aşılanmasını gerektirir." diyen Ghebreyesus, kalan yüzde 5'inin ise kızamığın aşılananlar arasında yayılmamasıyla korunacağına işaret etmişti.

Ghebreyesus, "Diğer bir ifadeyle sürü bağışıklığı, insanları virüse maruz bırakarak değil, virüsten korumakla sağlanır." uyarısını yapmıştı.