CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ABD'ye kendisiyle birlikte giden heyette de yer alan ve ABD’nin fonladığı Derin Yoksulluk Ağı kurucusu Hacer Foggo ile Twitter hesabından bir video yayınladı. Kılıçdaroğlu videoda, “Türkiye’de bir metamfetamin salgını var. Saray'ın düzeni bu salgını besliyor.” dedi. Kılıçdaroğlu, “Saray da çok iyi biliyor ki bu uyuşturucuları kendileri davet ettiler bu ülkeye. Paralarınızı getirin. Her şeye göz yumacağız dediler. Ve göz yumdular. Türkiye’nin cari açığını kirli parayla finanse ettiler.” ifadelerine yer verdi. Kılıçdaroğlu’nun, özellikle İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yu hedef alması dikkat çekti.

CHP Lideri’nin bu açıklaması, önceki hafta, Şebnem Korur Fincancı’nın hekim kimliğini bir kenara bırakarak PKK’nın kanalına çıkıp Türkiye’nin “kimyasal silah kullandığı” iftirasını atmasından hemen sonraya denk gelmesi dikkat çekici. Kılıçdaroğlu’nun bu açıklaması, Türkiye’ye yönelik uluslararası bir operasyonun bir parçası olarak yorumlandı. Bu uluslararası operasyonun amacı, Türkiye’nin kimyasal silah kullanan, ekonomisini uyuşturucu ticaretine yol vererek döndüren “bir suç devleti” olarak göstermek.

OPERASYONUN ARKASINDAKİ İRADE

Operasyonun arkasındaki irade ABD yönetimi. ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Narkotik Kontrolü Strateji Raporu’nun Mart 2022 tarihli raporunda Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarıyla birebir örtüşme dikkat çekiyor. Raporda, Türkiye’nin “yasadışı finansmana yönelik yetersiz kontrolleri” nedeniyle uyuşturucu ticareti için elverişli bir rota haline geldiği ileri sürülüyor. Ayrıca, raporda şöyle deniyor:

“Türkiye içinde ve çevresinde faaliyet gösteren terör grupları, uyuşturucu kaçakçılarına lojistik, koruma ve diğer destekleri sağlıyor. Ulusötesi suç şebekelerinin İran sınırına yakın eroin dönüştürme laboratuvarlarında çıkarları olduğu bildiriliyor. Suç örgütleri, Güney Amerika ve Meksika'dan Avrupa ve Asya'ya büyük miktarda eroin, kokain ve metamfetamin sevkiyatını kolaylaştırıyor. Suriyeli uyuşturucu kaçakçıları, Türkiye'nin uyuşturucu ticaretinde önemli bir rol oynamaktadır. Türkiye'de yasa dışı uyuşturucu kullanımı bölge ülkelerine kıyasla nispeten düşüktür, ancak kenevir yerel tüketim için ithal edilmekte veya yurt içinde yetiştirilmektedir.

Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı da Kılıçdaroğlu hakkında suç duyurusunda bulunacağını açıklarken AK Parti Grup Başkanvekili Yılmaz Tunç ve Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Nusret Senem de Kılıçdaroğlu'na tepki gösterdi.

SOYLU: BİR VATANDAŞA YAKIŞMIYOR

Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarına İçişleri Bakanı Süleyman Soylu tepki gösterdi. Soylu, "Kılıçdaroğlu'nun Amerika'da hamburgercide aldığı siparişler yavaş yavaş ortaya çıkıyor. Aslı Baykal'ın istifasını hazmedemediği açık. Eşkıya takımının Yalova Mahkemesi baskınını, ortalığa dökülen MLKP, PKK, FETÖ ve DHKPC ittifakını, kayıp 8 saatini, belediyelerinin yolsuzluklarını, bunları örtmek için Türkiye Cumhuriyeti Devletine, polisine, jandarmasına, askerine 'uyuşturucu parası ile cari açığı kapatıyorlar' iftirasını atması elbette ki Türkiye Cumhuriyeti Devletinin bir vatandaşına yakışmıyor, bırakın genel başkan olmasını." ifadesini kullandı.

'İFTİRALARINI YANINA BIRAKMAYACAĞIZ'

Kılıçdaroğlu hakkında hem şahsının hem de güvenlik kurumlarının suç duyurusunda bulunacağını belirten Soylu, şunları kaydetti:

"Eğer bu attığın iftiranın bir kuruşunu ispat etmezsen namertsin diyoruz. Tabii namertliğin elbette ki kendisi açısından bir değeri varsa. Anlaşılan o ki Kılıçdaroğlu, 'Türkiye Yüzyılı'nı, anlaşılan o ki Türkiye'nin arabası TOGG'u, anlaşılan o ki Türkiye'nin başarılarını, her halde bu yıllardır uluslararası istihbarat örgütlerinin hemen hemen her dönem attığı bu bayatlamış iftiraları ve yalanları tekrar Türkiye'ye atarak gündemi değiştireceğini zannediyor. Ama yakanı bırakmayacağız. Yalanlarını yanına bırakmayacağız. İftiralarını da yanına bırakmayacağız."

Ertesi gün partisinin TBMM Grup Toplantısında Soylu’ya yanıt veren Kılıçdaroğlu, “Sırbistan'da kırmızı bülten ile aranan ülkenin en kanlı suç örgütü lideri Vukotiç İstanbul'da öldürüldü. Azerbaycanlı mafya lideri Elnur Gasimov, Ataşehir'de öldürüldü. İstanbul'un ortasında, AVM'lerde Gürcü ve İranlılar silahla çatıştılar. Antalya'da bir başka mafya lideri 'Lotu quli' öldürülmüştü. Afgan baronları zaten İstanbul'da. Ortadoğu'nun en büyük uyuşturucu baronunu ise hapishaneden çıkarıp bıraktılar. Bana diyorlar ki 'İspat' et. Bana dönüp diyorsun ki 'İspatla'. İşte ispatladım, ne yapacaksın. Onurun varsa, şerefin varsa istifa edersin!” dedi.

EMNİYET VE JANDARMADAN AÇIKLAMA

Diğer yandan Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) ve Jandarma Genel Komutanlığı, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu hakkında suç duyurusunda bulunacağını duyurdu. EGM ve Jandarma Genel Komutanlığının sosyal medya hesaplarından yapılan paylaşımda, "CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Emniyet ve Jandarma teşkilatlarını 'cari açığı kapatmak için uyuşturucu ticareti yapmak'la suçlaması sebebiyle suç duyurusunda bulunulacağı" belirtildi.

'UYUŞTURUCUYLA MÜCADELEYE İFTİRA SUÇTUR'

AK Parti Grup Başkanvekili Yılmaz Tunç konuyla ilgili olarak Twitter hesabından açıklamalarda bulundu. Tunç şunları ifade etti:

"183 yıllık Jandarma Teşkilatımızı, 177 yıllık Emniyet teşkilatımızı 'Cari açığı kapatmak için uyuşturucu ticareti yapmak'la suçlamak büyük bir iftiradır. Gençlerimizin geleceğine büyük bir tehdit olan uyuşturucu belasıyla nasıl mücadele edildiği ortadadır. Yapılan operasyonlar, gözaltılar bilinmesine rağmen uyuşturucu ile mücadele edenlere bu şekilde iftira atılması suçtur. Sayın Cumhurbaşkanımızın uyuşturucu ile mücadeledeki hassas tavrı ve kararlılığı tüm milletimiz tarafından bilinmekte, İçişleri Bakanlığımız ve güvenlik birimlerimiz bu hassasiyetle hareket etmektedir. Türk Ceza Kanunu’nda uyuşturucu suçlarına yönelik cezaları dünyada en ağır ceza olarak düzenleyen, bu suçlara yönelik infaz sistemini terör ve cinsel saldırı suçlarında olduğu gibi ağırlaştıran bir siyasi anlayış vardır. Terörle mücadeledeki kararlılığımız da olduğu gibi uyuşturucu ile mücadeleden de asla taviz vermeyeceğiz."

'FİNCANCI'NIN İFTİRASININ BENZERİ'

Aydınlık'a konuşan Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Avukat Nusret Senem ise şunları söyledi:

"Şebnem Korur Fincancı'nın başlattığı Türk Silahlı Kuvvetlerine iftiranın bir benzeri bu ifadeler. Emniyet güçlerimiz ve jandarmamız PKK terör örgütünü inlerinden çıkamaz hale getirdi. Şimdi bu güçleri, uyuşturucu ticaretinde zaaf içerisinde göstermek ya da bu işe onların göz yumduğunu iddia etmek şeklinde bir iftira söz konusu. Bu aynı zamanda batılı emperyalist ülkeleri Türkiye'nin iç işlerine müdahaleye davet anlamına geliyor. Kılıçdaroğlu artık ne söyleyeceğini karıştırmış durumda. Batılı ülkelerin Türkiye'ye müdahalesini sağlayabilmek için Türkiye'ye yapmadığı kötülük kalmıyor. Cumhuriyet Halk Partisi'ni dönüştürdüğünü ifade etmişti. Anladığım kadarıyla Cumhuriyet Halk Partisi içerisindeki vatanseverler de dönüşmüş durumda. Onlardan da ses çıkmıyor. Ama Kılıçdaroğlu'nun attığı iftiraların emniyet güçlerimize, jandarmamıza bulaşması mümkün değildir. Uyuşturucu ile mücadelede bu iki kuvvet esas mücadele eden kuvvetlerdir. Uyuşturucuya Karşı Anneler Hareketi diye Cumhuriyet Kadınları Derneği ile birlikte uyuşturucuya karşı yürütülen faaliyetler de var. Buralarda Kılıçdaroğlu'nu görmüyoruz."

FONCU KURULUŞTA FAALİYET YÜRÜTÜYOR

Kılıçdaroğlu’yla birlikte videoda yer alan Hacer Foggo’nun kurucu üyesi olduğu faaliyet Açık Alan Derneği, resmi internet sitesinde, ABD merkezli Ulusal Demokrasi Enstitüsü (NDI) tarafından desteklendiği belirtiliyor. Amerikan istihbaratının yan örgütlerinden NDI, ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı ve ABD Dışişleri Bakanlığı’yla ortak çalışmalar yürütüyor. Yöneticileri arasında eski ABD dışişleri bakanları ve yöneticileri bulunan Enstitü’ye Sorosçu Açık Toplum Vakfı’nın da destek verdiği belirtiliyor.

Ayrıca Açık Alan Derneği’nin Ocak 2020Aralık 2021 faaliyet raporunda 2020 yılı itibariyle hibe aldığı kurumların Sivil Toplum Destek Vakfı, Heinrich Böll Vakfı, Dalyan Vakfı, AB Etkiniz Programı ve NDI olduğunu belirtiyor. Heinrich Böll Vakfı’nın Türkiye’de başka kuruluşlara da fon sağladığı biliniyor. Türkiye karşıtı haberleriyle bilinen Bianet, resmi internet sitesinde 1997’den beri Heinrich Böll Vakfı’ndan maddi destek aldığını belirtiyor.

 

NARKOTİĞİN METAMFETAMİN KİTABI

Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığının “Metamfetamin Türkiye ve Dünyadaki Durumu” başlıklı kitabında metamfetamin üretilen laboratuvarların yüzde 84’ünün ABD’de olduğu belirtilmişti. Kitapta Türkiye'de metamfetamin yakalanma oranının arttığına işaret edilerek, "En keskin artış 2020 yılında yaşanmış ve metamfetamin yakalama miktarı bir önceki yıla göre dört kat artış göstererek 4 bin 168 kg’a ulaşmıştır. 2021 yılında ise metamfetamin yakalama miktarı 5 bin 528 kg olmuştur. 2022 yılının ilk yedi ayında görülen metamfetamin yakalama miktarı ise 8 bin 600 kilograma ulaşmıştır." denilmişti.

 

 UYUŞTURUCU OPERASYONLARINDAKİ BAŞARI

Aydınlık, uyuşturucu operasyonlarına ilişkin güncel rakamlara ulaştı. Edinilen bilgiye göre, 2022 yılında ekim ayı sonuna kadar 198 bin 94 uyuşturucu operasyonu yapıldı. 2021 yılında ise toplam 215 bin 229, ekim ayı sonuna kadar ise 176 bin 656 operasyon yapılmıştı. Bu yıl şu ana kadar 252 bin 590 gözaltı yapılırken 2021'de toplam 293 bin 905, 2021 ilk 10 ayında da 240 bin 809 gözaltı gerçekleştirilmişti. 2022'de şu ana kadar uyuşturucu suçlarından 22 bin 136 şüpheli tutuklanırken 2021 yılının genelinde ise toplam tutuklama sayısı 26 bin 128 olmuştu. 2021'in ilk 10 ayında ise 21 bin 162 şüpheli tutuklandı. Diğer yandan uyuşturucu suçundan cezaevinde olan 117 bin 287 kişi bulunuyor.

OPERASYON SAYILARI ARTTI

Uyuşturucu operasyonlarında da son yıllarda düzenli bir artış görüldü. 2018'de 147 bin 562, 2019'da 148 bin 818, 2020'de 158 bin 734, 2021'de 215 bin 229 uyuşturucu operasyonları yapıldı. 2022 yılının ilk 10 ayında ise bu sayı 198 bin 94 oldu. Uyuşturucu suçundan yapılan gözaltı sayısında da buna paralel bir artış gerçekleşti. 2018'de 204 bin 780, 2019'da 219 bin 964, 2020'de 229 bin 242, 2021'de 293 bin 905 şüpheli gözaltına alındı. 2022'nin ilk 10 ayındaki gözaltı sayısı da 252 bin 590 oldu.

UYUŞTURUCU ÖLÜMLERİ AZALDI

Doğrudan uyuşturucu madde bağlantılı ölümlerde ise son yıllarda düzenli olarak bir azalma görüldü. 2017 yılında 941 kişi bu şekilde hayatını kaybederken 2018'de 657, 2019'da 342, 2020'de 314, 2021'de 270, 2022 yılında da şu ana kadar 78 kişi doğrudan uyuşturucu madde nedeniyle hayatını kaybetti. Metamfetamin yakalama sayılarında da yıllara göre artış yaşandı. Yapılan başarılı operasyonlar sonucunda 2018'de 486, 2019'da 1042, 2020'de 3 bin 689, 2021'de 4 bin 776, 2022'de de şu ana kadar 6 bin 483 kilogram metamfetamin ele geçirildi.

 

‘İFTİRA HALKASININ DEVAMI’

Ak Parti Sözcüsü Ömer Çelik, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun ‘uyuşturucu’ iddiasına ilişkin "Utanç verici bir iftiradır. Sayın Kılıçdaroğlu'nun polis ve Jandarma teşkilatından açıkça özür dilemesi gerekir." dedi. Uyuşturucu söyleminin, TSK’ya ilişkin ortaya atılan “kimyasal silah kullanılıyor” yalanının devamı olduğunu söyledi. 

Partisinin milletvekilleriyle yapılan toplantının ardından gündeme dair açıklamalarda bulunan Çelik, şunları ifade etti:

“Demokrasilerde ana muhalefet partisi son derece kritik bir organdır ve demokrasi açısından da vazgeçilmez bir işlev ifade eder. Sayın Kılıçdaroğlu'nun böylesine bir organın işlevini yerlerde sürünecek hale getirmesini maalesef üzülerek izliyoruz. Polis Teşkilatımıza ve Jandarma teşkilatımıza dönük olarak bu onurlu teşkilatlarımızın uyuşturucu ticareti yaptığından ya da buna göz yumduğundan bahsetmek başlı başına utanç verici bir iftiradır. derece ayıptır, yakışıksızdır, provokatiftir. Kılıçdaroğlu'nun polis ve jandarma teşkilatımızdan açık bir şekilde özür dilemesi gerekiyor. Üst üste gelen provokasyonlar, sayın Kılıçdaroğlu'nun yaptığı bu provokasyon, polisler ve jandarmaya dönük yaptığı bu provokasyon yakın zamanda birkaç gün önce Türk Silahlı Kuvvetleri'ne dönük olarak kimyasal silah kullanıyor diye atılan iftira halkasının yeni bir utanç verici devamıdır.”