Diyarbakır'da 33 gündür HDP il binası önünde oturma eylemi yapan kanser hastası Ayşegül Biçer, dağa kaçırıldığını belirttiği tek oğlu Mustafa’ya (18) kavuşacağına inandığını söyledi.

Diyarbakır‘da 33 gündür HDP il binası önünde oturma eylemi yapan kanser hastası Ayşegül Biçer, dağa kaçırıldığını belirttiği tek oğlu Mustafa’ya (18) kavuşacağına inandığını söyledi. Biçer, “Ben, Türkiye’de yaşıyorum. Sancağım dalgalanıyorsa, ona ihanet etmeyeceğim. Allah’ın izniyle oğlum da geri dönecek Türk askeri olacak. Ben onlara evladımı bırakmam” dedi.

Diyarbakır’da oturan Rauf Ayşegül Biçer çifti, 11 aydır kayıp olan tek oğulları Mustafa için 3 Eylül Salı günü HDP Diyarbakır İl Başkanlığı önünde oturma eylemi başlattı. Oturma eylemini başlatan ilk ailelerden olan Biçer ailesi, oğullarına kavuşabilmek için 33 gündür HDP il binasın önünde bekleyişini sürdürüyor.

Kanser hastası Ayşegül Biçer, HDP aracılığıyla PKK’lı teröristlere götürüldüğünü söylediği oğluna kavuşma inancını yitirmediğini belirtti. Oğlu Mustafa’nın 17 Kasım 2018’de evden çıktığını anlatan Ayşegül Biçer, 19 Kasım’da gelen bir telefonda Mustafa’nın YPG’li teröristlerle birlikte olduğunu öğrendiğini söyledi.

Her sabah umutla HDP önüne geldiklerini ifade eden Ayşegül Biçer, “3 Eylül’den itibaren HDP önünde oturma eylemine başladık. Biz buraya oturduğumuzda ‘ya zafer ya ölüm diye oturmuştuk, evlatlarımız gelene kadar kalkmayacağız. Evlatlarımızı kurtaramazsak bile bundan sonra gençlerin gitmesine engel olabiliriz. Ben oğlumun sağ olduğunu hissediyorum, oğlumun döneceğini hissediyorum. Her sabah bir umutla buraya gelip oturuyoruz, bizim bu umudumuzu kırmalarına izin vermeyeceğiz” dedi.

‘HDP’NİN KÜRTLER ÜSTÜNDE OYNADIĞI OYUNA BİR SON VERECEĞİZ’

Reklamdan sonra devam ediyor 

Oturma eyleminde çocuklarına kavuşmanın yanı sıra HDP’nin Kürtlerin üstünde oynadığı oyuna son vermeyi amaçladıklarını belirten Ayşegül Biçer, şöyle devam etti:

“Biz, anneler olarak aklımız başımıza geldi. Yeter artık. HDP’nin Kürtler üstünde oynadığı bu oyuna bir son vermeye geldik. Bir Kürt olarak Kürdistanı kesinlikle kabul etmiyorum. Ben Türkiye’de yaşıyorum, sancağım yukarıda dalgalanıyorsa, altında yaşıyorsam ona ihanet etmeyeceğim. Allah’ın izniyle oğlum da geri dönecek Türk askeri olacak. Ben onlara evladımı bırakmam. Zaman zaman burada hakaretlere uğruyoruz. Burada şiddete uğruyoruz, karşılıklı olarak tartışmalarımız oluyor. Sürekli bizi para aldığımızla itham ediyorlar. Çocuklarının yüzüne bakamıyorum. 2 kız çocuğum daha var yüzlerine bakamıyorum, ağabeylerini kurtaramadığım için sürekli vicdan azabı duyuyorum. Bir anne olarak oğluma karşı görevim, onu kurtarmak, ben bunu yapacağım, Allah’ın izniyle bu mücadelenin sonunda zaferle çıkacağız. Sadece kendim için değil, burada oturan bütün anneler ve gelmeyen bütün anneler için burada bir mücadele başlattık, sonuna kadar da sürdüreceğiz.”

‘KAFAMIZA SİLAH DAYADILAR’

Baba Rauf Biçer ise yaptıkları eylem nedeniyle başlarına silah dayanarak tehdit edildiklerini söyledi. Biçer, “Eylemin 5’inci günüydü. 23.00 sıralında evimizin önünde pusu kurmuşlar, eşimle kafamıza gençlik kolları tarafından silah dayandı. ‘Siz eğer HDP binasına giderseniz önce dağdaki evladınızı, sonra sizi öldürürüz dediler.’ Ondan sonra biraz yürüdüler, geri döndüler, Bize dediler ki; ‘Evladınız eğer bu yaptığınız görüntüleri görürse kendi kafasına sıkar’ Bizim canımız var rabbimizedir, hiç kimseden korkmuyoruz, iman gücümüz var bizim, istedikleri kadar tehdit etsinler. Bu toprak, bu vatan, bu sancak inmeyecek. Nasıl Çanakkale’de birlik, beraberlik, kardeşlikle savaş verdiysek, bu mücadelemiz sonuna kadar devam edecek. Üç dört çapulcuya, haçlı Siyonistlere biz bu sancağı teslim etmeyeceğiz” diye konuştu.