Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un “Halkımızın doğru haber alma hakkını, genel olarak medyamızın itibarını garanti altına almak için çalışacağız. Habertürk'ü kınıyoruz" açıklamalarına Habertürk televizyonu sunucusu Mehmet Akif Ersoy’dan yanıt geldi.

Ersoy “İletişim Başkanı’nın gazetecileri düzeltmek yerine bir kurumu doğrudan hedef alan açıklama yapması hakikaten şaşırtıcı. Ortada bir hata bile varsa, diyelim ki Habertürk yazarı hatalı birle yazmış olsa da, bu şunu getirir; parti içerisinde biri yanlış yaptığında o yanlışların içeriğini söylemeyeceğim doğrudan partiyi veya ittifakı hedef almak ne kadar makuldur?” diye konuştu.

Gazeteci Ersoy “Aynı zamanda Cumhurbaşkanlığı’nın prestiji Türkiye’nin prestijidir. Bu prestiji korumak herkesin vazifesidir. Dolayısıyla Cumhurbaşkanı’nı o yorgunlukla medya karşısına, canlı yayına çıkartmak bir kazadır, bir hatadır bence. Onu da geçiyorum. Bu, Türkiye’nin uluslararası alandaki prestiji açısından da bir sorundur. Bunu şapkamızı önümüze alıp düşünmemiz gerekirken çıkıp da bir yazarının yazdığı yazı üzerine Habertürk’ü bu şekilde itham etmenin haksızlık olduğunu düşünüyorum. Ben AK Parti’nin de böyle bir yaklaşımı olacağını düşünmüyorum. Herhalde AK Partili vekiller, bakanlar, meseleyi takip edenler fotoğrafa baktıklarında, o fotoğrafın ne ifade ettiğini objektif şekilde göreceklerdir diye düşünüyorum. Dolayısıyla Sayın Fahrettin Altun’un bu paylaşımını ben de kınıyorum” ifadelerini kullandı.

NE OLMUŞTU?

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Habertürk'e tepki göstermişti.

Altun, paylaşımında "Yalan haber, karalama ve dezenformasyon ile mücadelemiz sürüyor. Habertürk, karalama, dezenformasyon ve yalan haberden bir türlü vazgeçmiyor. Halkımızın doğru haber alma hakkını, genel olarak medyamızın itibarını garanti altına almak için çalışacağız. Habertürk'ü kınıyoruz!" ifadelerini kullanmıştı.

FATİH ALTAYLI'NIN KONUYA İLİŞKİN YAZISI

O GÖRÜNTÜYÜ YAYINA KİM VERDİ?

Önceki gün Cumhurbaşkanı’nın genel başkanı olduğu partinin mensuplarına yönelik bayram mesajı, Anadolu Ajansı eliyle medyaya servis edildi.

Mesaj Cumhurbaşkanlığı tarafından kaydedilmiş, Anadolu Ajansı ve TRT’ye verilmişti.

Anadolu Ajansı da bu mesajı tüm medyaya servis etmişti.

Birçok televizyon ajanstan gelen bu görüntüyü kullandı.

Bayramlaşma mesajını izleyenler gözlerine inanamadı.

Cumhurbaşkanı, sözlerinin ortasında derin bir iç çekiyor ve gözlerini kapatıyor, uyuklar gibi oluyor ve bir an, sanki içi geçmişçesine susuyordu.

Banttaki bu durum TRT tarafından banttan kesilmişti.

Ama görüntüyü Anadolu ajansından alan diğerleri aynen yayınladılar.

Hiç ama hiç iyi bir görüntü değildi.

Bu durumun nedenlerini bilemem.

Aşırı yorgunluk, rahatsızlık veya başka bin türlü şey olabilir.

Aklım ermez.

Ancak bu görüntülerin yayınlaması gerçek anlamda bir rezalettir.

Bu bir canlı yayın olsa anlarım.

Yapacak bir şey yoktur.

Ama çekilmiş, montajlanmış ve servis edilmiş bir bantta böyle bir durumun gösteriliyor olması çok ama çok fenadır.

Açık biçimde, çok yakınında birilerinin Cumhurbaşkanı’nı zor duruma düşürmek istediğine, zayıf göstermeye çalıştığına işaret eder.

Sonuçta bu görüntüyü sadece kendi vatandaşları ya da partilileri değil, tüm dünya izlemektedir.

Dünyanın hiçbir ülkesinde, o ülkenin liderinin böyle bir görüntüsü göz göre göre banttan yayınlanmaz.

Çünkü bu liderin durumunu dünya çapında tartışmaya açar.

Açık bir zafiyet göstergesi haline gelir.

Bu durumdan haberdar olup olmadığını sorduğum muhafazakar bir gazeteci arkadaşıma Anadolu Ajansı ve TRT’den “Görüntünün doğrudan Beştepe’den geldiği ve kendilerini de zor duruma düşürdüğü” yanıtı verilmiş.

Bu kabul edilebilir bir şey değildir.

Tam aksine bence bir ulusal güvenlik sorunudur.

Ama muhtemelen bu konuda hiçbir şey yapılmayacak, Cumhurbaşkanı’nın böyle bir görüntüsünün yayınlandığından haberi dahi olmayacaktır.