Bir zamanlar günün konusunu Cengiz Çandarlar, Ahmet Altanlar, Hasan Cemaller belirlerdi...

Tüm yazılarının ana fikri “Batı bizi adam edecek”di.

ABD’nin tehditlerini süslü yazılarla burnumuza dayamak, FETÖ’yü “zararsız bir sivil toplum derneği” gibi göstermek, PKK’yı “özgürlük örgütü” olarak parlatmak temel görevleriydi.

Batı’dan fonlana fonlana konuşurlardı...

Halkını küçümsemeyi meslek edinmiş liberallerin çoğu gitti azı kaldı...

Kalanlar şu anda Kıraç’ın peşinde.

Tezgah kurdukları “mahalle”de vatansever bir çıkış gördükleri anda Hasan Yalçın’ın deyişiyle “binlerce kişinin ortasında donsuz yakalanmış gibi bağırıyorlar.”

Çünkü gerçek sinirlerini bozuyor ve ne yapacaklarını şaşırmış durumdalar.

Kıraç’ın Türkçe çıkışına verdikleri yanıtlar beyinlerdeki tahribatın boyutunu ortaya çıkardı.

Cumhuriyet gazetesi yazarı Zafer Arapkirli ve Ümit Kıvanç, Kıraç’a “hıyar” diyerek cevap verdiler. Diğerleri de “cahil, deli” dedi. “Faşist” ithamıyla da avladıkları solcuları denetim altında tutmaya çalışıyorlar. Böyle fikirleri daha önce Taraf ve Radikal gazetesi yayıyordu.

Aynı ekip aynı hakaretleri yakın zamanda Erdal Beşikçioğlu ve Bülent Ortaçgil’e de yaptı.

Dün Fetullah Gülen’le birlikte ulusalcı dalgayı aşacaklardı şimdi ulusalcı dalganın altında boğulmamak için çırpınıyorlar. Üstelik bu dalga bu sefer muhafazakar kitleyi de etkisi altına alarak geliyor...


Aydınlık