Ergenekon avukatlarından Zeynep Küçük ve kumpas mağduru Levent Temiz, CHP Lideri’nin Dink suikastıyla ilgili “Asıl suçlular aydınlatılamadı.” sözlerine tepki gösterdi: “FETÖ'nün değirmenine su taşıyor.”


Ergenekon tertibinde FETÖ'nün güvenlik güçlerinde ve yargısındaki üyeleriyle birebir mücadele eden isimler, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Dink suikastının aydınlatılamadığı yönündeki ifadelerine tepkili. Uzun yıllar suikastın bir FETÖ eylemi olduğunu kamuoyuna anlatan, arkasındaki suçluları tespit eden isimler, 15 Temmuz girişiminin ardından Dink suikastı davasında gelinen aşamayı memnuniyetle karşılamıştı. Çünkü cinayetin yargıda, emniyette, jandarmada ve sivil ayağındaki FETÖ'cü sorumluluları Türk yargısının önünde hesap verdi.

1915 olaylarının yıldönümü olan 24 Nisan öncesi dikkat çeken bir ziyaret yapan CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Hrant Dink Vakfı'na gitti, ardından suikastla ilgili ilginç bir çıkış yaptı. FETÖ cezaevinde cezasını çekerken bunu perdeleyerek 'faillerin bulunamadığını' söyledi! Failleri 'karanlık odaklar' olarak tanımladı ve 'yeraltı dünyasıyla iş tutan devlet görevlileri' diye işaret etti. Kılıçdaroğlu'nun Dink davasının sona erdiği, FETÖ'nün mahkum edildiği bir ortamda yaptığı çıkış soru işaretleri yarattı.

'KARANLIK ODAK' LAFI, FETÖ AĞZI

Ergenekon tertibiyle hedef alınan, FETÖ'ye karşı mahkeme salonlarında vatan savunması yapan isimlere bu soruları yönettik. Avukat Zeynep Küçük “FETÖ'yü aklıyor” dedi ve sözlerini şöyle açtı:

“Faili beğenmediği zaman 'aydınlatılamadı', böyle bir hukuk yok. FETÖ'nün fail olarak yargı tarafından işaret edilmesi Kılıçdaroğlu'nun hoşuna gitmemiş. Başka odaklar olsun istiyor. FETÖ'nün tarafından bakıyor. 'Karanlık odak' lafı, FETÖ ağzıdır. FETÖ o gün cinayeti kime yıkmak istiyordu, bugün de Kılıçdaroğlu aynı yerde durup yorum yapıyor.

ARAYANIN ARADIĞININ, ARADIĞININ, ARADIĞI...

“Dink suikastı net delillerle ispat edilmiş bir FETÖ cinayetiydi. Suikastta FETÖ'nün izleri o kadar açıktı ki... Bir çizelgeyle suikastı Ergenekon davasına bağlamak istediler. Bunun için büyük çaba gösterdiler. Unutulmaz, Ergenekon davasına bir çizelge sunmuşlardı. Arayanın, aradığının, aradığının, aradığı Ergenekon sanığı diye! Dörtlü zincir oluşturmuşlar. O kadar zorlamayla gittiler. Mesela o zincirle, o mantıkla Kılıçdaroğlu'na da gidebilirsin... İşte o FETÖ'cülerin 'karanlık odak' dediği buydu. Şimdi Kılıçdaroğlu da FETÖ'cülerle aynı yerden bakıyor.”

'TİPİK FETÖ YÖNTEMİYLE ÖRGÜYÜ HAZIRLADILAR'

FETÖ'nün o dönem kullandığı taktikleri anlatan Küçük şöyle sürdürdü: “Ergenekon döneminde bir algı yarattılar. Dink suikastı, Danıştay cinayeti gibi tipik bir suikasttı. FETÖ bu örgüyü adım adım ördü. Taktik şuydu; Önce ulusalcıları hedefe oturttular. Zaten ellerinde bir takvim ve içeri alınacaklar listesi vardı. Bir yıl önce de listeyle yakalanmışlardı. Önce suçları yıkmak istedikleri insanlar hakkında, gazeteleri, kanalları aracılığıyla şüphe yaratacak bir sürü haber yaptılar. Şu algıyı oluşturmak istediler; Türkiye'deki ulusalcılar Dink'i hedef alıyor. Halbuki öyle bir şey yok. Birtakım hassasiyetler var ama bu hedef gösterme değil. Sonrasında planlı bir şekilde cinayeti işlettiler. O dönemki siyasi ortam suçu ulusalcılara yıkmak için uygundu. Çok yoğun bir haber bombardımanına giriştiler. Olağan şüpheliyi yarattılar. Bu bir FETÖ taktiğidir. Sonra 'karanlık odaklar' diyerek o kesimin üzerine yıkmak için bütün hamlelerini yaptılar.

'ÖRGÜTÜN ELİNİ YIKAMA OPERASYONU'

“Şimdi Kemal Kılıçdaroğlu, bunu açıktan söyleyemiyor, böyle dolambaçlı yollarla anlatıyor. Ancak ifadelerinin gittiği bir tek nokta var; FETÖ'yü aklamak. Bu, cinayette FETÖ'nün elini yıkama operasyonu... Halbuki FETÖ'nün eli kanlı! Bir siyasi parti başkanının sözlerinin neye hizmet ettiğini bilmesi lazım. Bu beyan neye hizmet ediyor? FETÖ'nün değirmenine su taşıyor.”

Dink suikastının amacının ve sorumlularının artık ortaya çıktığını ifade eden Küçük “Hrant Dink iddianamesinde bu var. FETÖ iddianamesinde de bu tespit yapılıyor. Danıştay da Hrant Dink cinayeti de Ergenekon'a yıkmak için yapıldı.” dedi.

Eski Ülkü Ocakları Başkanı, avukat Levent Temiz de Ergenekon tertibinde hedef alınan isimlerdendi. Bugün Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek'in Danışmanı olan Temiz, Kılıçdaroğlu'na “Katilleri aramak istiyorsa hemen yanıbaşına baksın. Kendisini kaset operasyonu ile CHP'nin başına getirenlere bakabilir.” dedi.

'KARANLIK GÜÇLER CEZAEVİNDE'

Dink suikastının aydınlatıldığını ifade eden Temiz sayın Kılıçdaroğlu Necip Hablemitoğlu cinayetinin üzerine neden gitmiyor?” diye sordu. 'Karanlık güçlerin' bugün artık cezaevinde olduğunu vurulayan Temiz “Karanlık güçlerin hepsi cezaevinde çoğu da kaçak. 15 Temmuz'da suçüstü yakalandılar, halen de yakalanmaya devam ediyorlar. Kılıçdaroğlu karanlık güçleri arıyorsa Türkiye'nin cezaevlerine bakacak. Hepsi içeri tıkıldı.” ifadelerini kullandı.

FETÖ'nün Ergenekon kumpasını Dink cinayeti üzerinden kurgulamaya çalıştığını belirten Temiz “Bunu başaramayınca Danıştay saldırısını tezgahlıyorlar. Silahlı bir terör örgütü yaratabilmek için peş peşe cinayetler işlediler. Hrant Dink cinayeti de onlardan biri.” diye konuştu. Temiz şunları söyledi: “Amaç FETÖ'yü aklamak. Kılıçdaroğlu'nun geçen aylarda yaptığı açıklamalara bakın. Helalleşme diyerek FETÖ'ye açık çek veriyor. Bu açıklamadan sonra kaçak FETÖ'cülerin saldırıları arttı. Bana da bu konu üzerinden saldırmaya başladılar. Burada organize bir saldırı var. Bir hazırlık içindeler. Organize hareket ediyorlar. Tesadüfi değil. En son bir video yayınladılar. Kara propaganda içerikli... Sürekli saldırıyorlar, tehditler... Sürekli şu dili kullanıyorlar; Bekleyin, hazırlıklı olun, geliyoruz, hepinizi yargılayacağız. Doğu Bey'e de aynı... Bunların en büyük takıntısı Sayın Genel Başkanımız. 'Sizi tekrar cezaevlerine tıkacağız' diyorlar. Ciddiye almıyoruz.

“Kılıçdaroğlu durup dururken neden vakfı ziyaret ediyor? 24 Nisan sözde soykırımın yıldönümü ya... FETÖ'ye, Atlantik'e göz kırpıyor. Derinlemesine aydınlatılmış bir cinayet üzerinden hala FETÖ'ye meşruluk kazandırma çabası var. Kılıçdaroğlu'nun son açıklamasıyla arkasındaki güçler net olarak ifşa oldu.”

NE DEMİŞTİ?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, dün beraberinde CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ve İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ile birlikte Hrant Dink Vakfı'nı ziyaret etmişti. 40 dakikalık ziyaretin ardından konuşan Kılıçdaroğlu “Hrant Dink'in, rahmetlinin tetikçisi hapiste ama gerçek katiller henüz aydınlığa çıkarılmadı, henüz bulunmadı. Eğer siz 'Karanlık güç odaklarıyla mücadele edeceğim' diye yola çıkıyorsanız gerçek katillere ulaşmalısınız ve onları bulmalısınız. O zaman bu toplumda biz helalleşme düzeyine gelmiş oluruz, helalleşebiliriz.” Hrant Dink'in eşi Rakel Dink'in "Bir çocuktan bir katil yaratan o derin karanlık" şeklindeki sözlerini de anımsatan Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti: “O derin karanlığı sorgulamazsak, üzerine gitmezsek, çetelerle, yeraltı dünyasıyla iş birliği yapan o derin karanlığı mutlaka aydınlatmak zorundayız ve devletin içine çöreklenen o kişileri, devletin içinden çekip çıkarmamız lazım. O zaman biz bu ülkede huzuru sağlarız.”

FETÖ PERDELEMESİNE GEREKÇE: 'KONU GENİŞ ÇERÇEVEDE ELE ALINMALI'

CHP’li Salıcı, Kemal Kılıçdaroğlu’nun Hrant Dink cinayetinde FETÖ perdelemesine, “Konu geniş çerçevede ele alınmalı.” dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı, partisinin MYK toplantısı sürerken basın açıklaması yaptı. Salıcı açıklama sonrası gazetecilerin sorularını yanıtladı. Ulusal Kanal muhabiri Salıcı’ya,  CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun “Dink’in tetikçisi hapiste, gerçek katiller bulunamadı” sözlerini hatırlattı ve arkasından, “Hrant Dink suikastı FETÖ tertibi olduğu biliniyor. Mahkemenin de bu yönde kararı var. Buna rağmen Kılıçdaroğlu böyle bir açıklama yaptı. Açıklama ‘FETÖ’yü aklama olarak yorumlandı.’ Nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusunu yöneltti. Salıcı soruya şu yanıtı verdi:

“Meseleyi FETÖ’yü aklama çabası olarak yorumlamak özel bir çaba gerektiriyor. Uzun bir dönem iktidarla FETÖ kol kola yürüdüler. Stadyumlardan ‘ülkeye dön’ çağrıları yapılıyordu. Böyle bir ortamda Türkiye’de birçok olumsuzluk, siyasi sorun yaşandı. Bunlardan bir tanesi de Hrant Dink’in katledilmesidir. Böyle bir ortamda siyasi iktidarın hiçbir sorumluluğu yok mudur? ‘Biz kandırıldık’ deyince bütün mesele kapanmakta mıdır? Ak Parti’nin bu yaşamış olduğumuz süreçte izlemiş olduğu politikalara daha derinlikli bakmalarını ve meseleyi sadece iktidarın içine yerleştirilen, iktidarla beraber büyüyen, iktidarla beraber güçlenen FETÖ meselesi olarak değil, çok daha geniş çerçevede ele almalarını tavsiye ederiz.”

AYDINLIK / ANKARA