CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, HDP’nin “Millet İttifakı”na nasıl katılacağının işaretini verdi. HDP’nin “Güçlendirilmiş Parlamenter Sisteme” geçişte yanlarında olacağını vurguladı.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı PKK ile doğrudan ilişki içinde olan ve teröre destek veren HDP hakkında kapatma davası açarken “Millet İttifakı”nı oluşturan partiler HDP’nin kapatılmasına karşı çıktı. Ak Parti’den kopan Ahmet Davutoğlu ve partisi Gelecek Parti ile yine Ak Parti’den kopan Ali Babacan ve DEVA Partisi de HDP’nin kapatılmasına itiraz etti. Halkın tepkisi nedeniyle HDP’nin “Millet İttifakı” içinde doğrudan sokulması için çalışmalar temkinli sürerken, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu HDP’nin “Millet İttifakı”na nasıl doğrudan sokulacağının işaretini verdi. Kılıçdaroğlu T24’te Murat Sabuncu’nun hazırladığı programda, “Millet İttifakı, HDP’yi nerede tutacak?” sorusuna şu yanıtı verdi:

“Şimdi bizim Millet İttifakı’nın içinde HDP yok. Ama HDP’nin yöneticileri de zaman zaman ‘Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’den söz ediyorlar. Onların da hakkını yememek lazım. Dolayısıyla, bu düzenleme bir anayasal değişikliği gerektiriyor. Dolayısıyla, anayasal bir değişiklik olduğu zaman, parlamentoda bütün partilerin destek vereceği bir düzenlemeyi istersiniz. ‘Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’e geçerken, Cumhur İttifakı’nı oluşturan pek çok milletvekili, var olan sistemin hatalarını gördüler, bunun Türkiye için bir felaket olduğunu gördüler. Dolayısıyla, güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçmeyi onlar da kabul edeceklerdir diye düşünüyorum. HDP’yi de bu bağlamda düşünmemiz lazım.”

Kılıçdaroğlu HDP’ye de sahip çıkarak, “HDP, elbette ki siyasal yaşamımız açısından, siyasi partiler demokrasinin vazgeçilmez unsurlarıdır. HDP de bu unsurlardan birisi zaten” ifadelerini kullanması da dikkat çekti.

İYİ PARTİ’NİN TAVRI

Kılıçdaroğlu “İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in Millet İttifakı’nın genişleyebileceği” yönündeki sözlerine ilişkin de şu değerlendirmeyi yaptı:

“Var olan sistemden ya da rejimden rahatsız olan bütün partilerin ortak geliştirdikleri bir söylem var. ‘Güçlendirilmiş Parlamenter Siteme yeniden dönelim.’ Güçlendirilmiş Parlamenter Sisteme dönelim derken eskiye dönelim değil. Millet İttifakı’nın bileşenleri olarak güçlendirilmiş parlamenter sistemden ne anlıyoruz, bizim bunu da vatandaşın önüne koymamız lazım. Biz bir çalışma yapıyoruz. Sayın Davutoğlu bir çalışma yaptı ve çalışmayı bize ve diğer partilere sundu. Sayın Babacan bir çalışma yapıyor. Biz bir çalışma yapıyoruz. Çalışmamızı bitirdik, Merkez Yönetim Kurulu’na sunduk. Daha sonra bunu ilkeler haline getirmemiz lazım. O ilkeleri belirledikten sonra da herhalde oturulup, Millet İttifakı’nı oluşturan partiler bir araya gelip bir karar vereceklerdir.”

HDP’NİN TAŞLARI DÖŞENİYOR

Kılıçdaroğlu’nun açıklamasını siyasi kulislerde “Kılıçdaroğlu HDP’yi Millet İttifakı’na sokmak için taşları döşüyor” şeklinde değerlendirildi. Kılıçdaroğlu’nun yakın çevresi HDP’nin doğrudan ittifaka sokulmasına destek verirken, bu işin diğer ortaklarla koordine edilerek gerçekleştirilmesini istediler. FETÖ’nün Deniz Baykal’a kurduğu kumpas sonrası Kılıçdaroğlu ile bir süre birlikte çalışan ancak daha sonra yolları ayrılan CHP’li yöneticiler Kılıçdaroğlu’nun sözleri ile ilgili olarak Aydınlık’a şunları söylediler:

“Kemal Bey konuyu Meclis’te bir anayasa değişikliği gibi anlatıyor. HDP’yi bu çerçevede ele alıyor. Ama siyasete kenarından bulaşmış olanlar bile bugünkü Meclis'te anayasa değişikliği yapılamayacağını bilir. Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem seçim propagandasının ana temalarından biri olacak. Halk bu çerçevede saflaştırılacak. HDP’ye tepkiler de bu şekilde engellenecek. HDP masumlaştırılacak. Konuşulmuş ve üzerinde çalışılan bir plan olduğu anlaşılıyor.

“Kemal Bey kararlarını parti organlarında değil, başka yerlerde alıyor. Her kritik konuda böyle yaptı. Ekmeleddin İhsanoğlu’nun Cumhurbaşkanlığı adaylığı bunlardan biridir. Hiçbirimizin haberi yoktu. Bu nedenle HDP konusunun da parti organlarında ele alınacağını sanmıyoruz. Adalet Yürüyüşünde biz tam anlamamıştık. Sonra her şey ortaya çıktı. Şimdi daha ileri bir aşamaya geçiliyor. Biz İyi Parti’de de sorun çıkacağını sanmıyoruz. Onlarda da durum aynı. Kararlar parti organları dışında alınıyor. Ses çıkarmayın denilirse ses çıkarmazlar. Karar verecek olanlar Ak Parti’den daha fazla oy koparmak için farklı taktikler izler ve yeni bir ittifak gündeme getirebilirler. Bu durumda da CHP-HDP ittifakı olacaktır. Bu işlere karar verenler HDP’yi ortada bırakmazlar.”

Aydınlık