İyi Parti, “Kırım Tatar Türk halkının lideri” olarak sunulan Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdulcemil Kırımoğlu'nun Nobel Barış Ödülü'ne aday gösterilmesi için TBMM'ye dilekçe hazırladı.


Turuncu darbelerin foncusu National Endowment For Democracy'nin (NED) ilgi gösterdiği isimlerden olan Kırımoğlu, 2018'de NED Demokrasi Ödülü'ne de layık görülmüştü.

İyi Parti'nin Mustafa Cemil Kırımoğlu'na Nobel ödülü adaylığı desteği sürüyor. İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, geçen ay yaptığı grup toplantısında Polonya tarafından Nobel Barış Ödülüne aday gösterilen Kırımoğlu'na destek istemişti. İyi Parti şimdi de hazırladığı dilekçeyle Kırımoğlu'nun Türkiye tarafından da desteklenmesini istedi.

TURUNCU DARBELERİN FONCUSUNDAN ÖDÜLLÜ

İyi Parti'nin destek verdiği Kırımoğlu, turuncu devrimlerin foncusu National Endowment For Democracy'nin (NED) ilgi gösterdiği isimlerden birisi. ABD'nin Federal Bütçesi'nden tahsisat alan, dünyada ulus devletleri hedef alan projelere verdiği fonlarla bilinen Ulusal Demokrasi Vakfı (National Endowment for DemocracyNED), her yıl dağıttığı 'Demokrasi Ödülü'nü 2018'de Kırımoğlu'na verdi. Ödül takdiminden sonra konuşan Kırımoğlu, “NED madalyası ile ödüllendirilmek benim için büyük bir sürpriz oldu. Bu, öncelikle çok zor şartlarda yırtıcı, güçlü saldırgana karşı koyan vatandaşlarımız için büyük manevi destektir.” dedi.

BARTHOLOMEOS'TAN DESTEK İSTEDİ

Aynı zamanda Ukrayna milletvekili de olan Kırımoğlu, 1113 Ocak günleri arasında Türkiye’ye çeşitli temaslarda bulunmak üzere gelen Ukrayna heyetinde de yer almıştı. Heyet program kapsamında Fener Rum Patrikhanesi’ni de ziyaret etti. Ziyarette heyet üyeleri, Bartholomeos için “İstanbul Ortodoks Patrikhanesi Ekümenik Patriği ve İstanbul Başpiskoposu” ifadesini kullandı. Kırımoğlu, ziyarette yaptığı konuşmada, “Biz kendi halkımızın bağımsızlığını düşünürken sizleri de göz ardı etmiyoruz. Halkımız, devletimiz çok büyük tehlikede. Savaş çıkma ihtimali an meselesidir. Brüksel’de inşallah bir anlaşma olabilir. Bizim sizlere ihtiyacımız var. İnançlarımız bizlere güç verecek.” diye konuştu.

WASHİNGTON'DA SHERMAN'LA GÖRÜŞTÜ

Kırımoğlu, ABD'li yetkililerin de odağında... Kırımoğlu, 2014'te gittiği Washington'da ABD Dışişleri Bakanlığında temaslarda bulundu, Bakanlığın Siyasi İşlerden Sorumlu Müsteşarı Wendy Sherman ile görüştü. Sherman, görüşmede Tatar halkının siyasi haklarına destek verdi. Geçen günlerde Ankara'ya da gelen Sherman, Dışişleri Bakan Yardımcısı Sedat Önal ve Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın'la görüştü. Sherman, daha sonra aralarında Ukrayna Büyükelçisi Vasyl Bodnar'ın da olduğu Türkiye'deki 10 yabancı büyükelçiyle bir araya geldi. Görüşmeyi değerlendiren emekli diplomatlar, amacın Türkiye ve Rusya arasındaki ilişkilerin bozmak olduğuna dikkat çektiler.

KIRIM PLATFORMUNU AÇTI

Kırımoğlu, Kiev’de 23 Ağustos 2021 tarihinde düzenlenen, Rusya'yı sıkıştırma hamlesi olan  “Kırım Platformu”nda da görev aldı. Platformun düzenleyicileri arasında yer alan Rüstem Umerov ve İskender Bariyev gibi isimler ABD ve FETÖ bağlantılarıyla dikkat çekti. Rusya’ya yönelik baskı sağlayacak uluslararası mekanizmaları harekete geçirmeyi ve Kırım’ın Ukrayna’ya geri dönüşünü sağlamayı hedefleyen platformun açılış konuşmasını Kırımoğlu yaptı. Kırımoğlu konuşmasında Rusya'yı hedef aldı.

'YARDIMLARA EL KOYDU'

Kırımoğlu hakkında, Kırım Tatarlarına Türkiye'den yapılan yardımlara el koyduğu da iddia ediliyor.

Kırım Tatarı kökenli Rus Gazeteci Yazar Diana Kadi 27 Kasım 2019'da Aydınlık'ta yayınlanan "Kırım sorununun altında yatanlar" başlıklı yazısında Kırımoğlu'na işaret etti. 20142015'te Kırım'da yaşanan eylemlerden Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu ve Rıfat Çubarov’un sorumlu olduğunu belirten Kadi, Kırımoğlu için şunları yazdı:

"Bu grup, Kırım’a giden gıda yardımını bloke etmiş ve özellikle 20142015 yılları arasında yarımadadaki elektrik altyapısını tahrip etmiştir.

"Kırım’ın Ukrayna’ya bağlı olduğu dönemde, Türkiye’den durumu kötü olan Tatar ailelere yapılan yardımlara el koyduklarına şahit oldum. Cemilev ve Çubarov’un da içinde bulunduğu Meclis liderleri, Ankara’dan gelen yardımları başkalarıyla paylaştılar. Ankara’ya sunulan yardıma muhtaç aileler listesine, kendi ailelerini eklediler. Söz konusu listeleri, Meclis’te çalıştığım dönemde kendi gözlerimle gördüm. Cemilev ve diğer isimlerin yaptığı yolsuzlukları görünce, görevimden ayrılmaya karar verdim.”