Soylu, ATO Congresium'da düzenlenen "Aile İçi ve Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Toplantısı"nda yaptığı konuşmada, asayiş konularında yapılanları anlattı, terör ve uyuşturucuyla mücadelede gerçekleştirilenler hakkında bilgi verdi.

Bazı dönemlerde "Biz getiriyoruz, hakimler ve savcılar serbest bırakıyor." eleştirisinin yapıldığını söyleyen Soylu, "Öyle değil arkadaşlar, dosyayı tamamlamak zorundayız. Herkes görevini yapacak. Cezaevindeki uyuşturucudan tutuklu sayısı 3536 bindi, bugün 100 bini aştı. Dosyamızı en iyi anlamda oluşturacağız, sonra yargının önüne getireceğiz. O yukarıdan aşağıya bakacak." dedi.

Süleyman Soylu, çok sayıda kulvarda aynı anda koşmak durumunda bulunduklarını, karşı karşıya kalınan suçlarla ilgili analiz çalışmalarının yapıldığını ifade etti. Suç Önleme Ofislerinin kurulacağını bildiren Soylu, önleyiciliğin nasıl olacağının ortaya konulduğunda Türkiye'de huzurun ve sükunun sürekli millet lehine geliştiği tablonun elde edileceğini vurguladı. Telefon üzerinden yapılan dolandırıcılık suçlarının üzerinde çalışıldığını kaydeden İçişleri Bakanı Soylu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun (BTK) bu konuda 1 Mart'ta yeni bir karar alacağını ve bu kararın herkesi rahatlatacağını dile getirdi.

"Ben şikayetçi değilim diyenleri de takip ediyoruz"

Kadına yönelik şiddet konusunda önemli adımlar atıldığının altını çizen Soylu, kolluk birimlerine gecikmesi sakınca bulunan durumlarda koruyucu ve önleyici tedbir alma yetkisi verildiğini hatırlattı. Halen 499 kişinin elektronik kelepçeyle izlendiğini aktaran Bakan Soylu, Kadın Acil Destek (KADES) Uygulaması'nı cep telefonuna yükleyen kadın sayısının 3 milyonu aştığını açıkladı. KADES'in birçok olayın yaşanmadan önlenmesini sağladığını bildiren Soylu, "Sadece bize intikal eden değil, intikal edip de 'Ben şikayetçi değilim.' diyenleri de takip ediyoruz. Bunu bir hukuki, idari prosedür olarak görüyor değiliz. Bunu bir insanlık meselesi olarak görüyoruz. Buna belki korkmuştur, endişe etmiştir, kendisine o anda bir şey söylenmiştir anlayışıyla bakıyoruz." diye konuştu.

Süleyman Soylu, KADES üzerinden yapılan 169 bin ihbarın asıllı olduğunu, tehlike fark edilerek olaylara müdahale edildiğini anlattı. Kadına yönelik şiddetin önlenmesi için adımların atılmasına devam edileceğine işaret eden Soylu, "Meselenin her yönüyle ilgileniyoruz, her aracı kullanmaya çalışıyoruz. Tüm aktörlerle, tüm paydaşlarla sürekli yeni çözümler üretmeye çalışıyoruz. Sonuç almak için büyük gayret gösteriyoruz. Bizim sonucumuz şu, sıfır tolerans, sıfır şiddet. Buna biz ulaşmak zorundayız." dedi.

Soylu, 2017'de kadın cinayeti sayısının 353 olduğunu, 2021'de bu rakamın 307 olduğunu bildirdi.

"Her gayrete, desteğe açığız"

İhbarların daha kolay yapılabilmesi için yeni uygulamaların hayata geçirildiğini hatırlatan Bakan Soylu, şöyle devam etti:

"Bu konuda ne kadar adım atmak gerekiyorsa o kadar adım atılacaktır. Bir kadının şiddet görmesine, eziyet çekmesine, can güvenliğinden endişe etmesine gönlümüz de razı değil, sorumluluğumuz da buna imkan vermez. Buradaki samimi her gayrete, desteğe, istişareye kapımızın açık olduğunu ifade etmek isterim."

Yaşanan olaylara ilişkin hazırlanan haberlerde kullanılan dilin önemine değinen Soylu, bu konuda gazetecilerin de sorumlu olduğunu, tahrik edici değil problemleri ortadan kaldırıcı bir dil kullanılması gerektiğini söyledi. Soylu, "Failin yakalanmış görüntüsü verilirken, kendini haklı gösteren, hatta sanki asıl mağdur kendisiymiş, haksızlığa uğramış gibi yaptığı açıklamaları vermek doğru değildir." dedi.

"Karı kocayı barıştırmak en büyük sevaptır ama cinayet en büyük günahtır." diyen Soylu, şiddetin tekrarlanabileceğini, tedbirin alınması ve mağdurun korunması gerektiğini vurguladı.

Kadına yönelik şiddetle mücadelenin uzmanlık gerektirdiğine dikkati çeken Soylu, emniyet ve jandarma birimlerinde bu alanda görev yapanların belli dönem süresince görev yerlerinin değiştirilmemesi gerektiğini kaydetti.


AA