AYDINLIK / ANKARA

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Gladyo’ya kılıç çekti. Özel Harp Dairesi’nin kuruluşuna dikkat çeken Soylu, bu yapının parasının ABD tarafından verildiğini hatırlattı. Türkiye’ye yönelik operasyonun arkasında ABD olduğunu vurgulayan Soylu, bu operasyonda rol alan yasa dışı örgütlerin parasal kaynaklarını ve faaliyetlerini hedef aldıklarını bildirdi. PKK liderlerinden Karayılan’ın da erken seçim istediğini, erken seçim olmazsa buharlaşacaklarını söylediğini aktaran Soylu, eski Ak Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu ile ilgili de önemli bilgiler verdi.

'BİREYLER DEĞİL SİSTEM'

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Habertürk televizyonunda Kübra Par’ın sunduğu “Açık ve Net Özel” programında gazeteciler Mehmet Akif Ersoy, Veyis Ateş, İsmail Saymaz ve Merdan Yanardağ’ın karşısına çıktı. Yaşananları değerlendiren Soylu, Gladyo faaliyetlerine işaret ederken, “Özel Harp ne zaman kuruldu? Parasını kim verdi? Bunu rahmetli Ecevit söyledi. 6-7 Eylül olaylarını kontrgerilla örgütledi. Paşa kitapta ‘biz yaptık’ diyor. Sabri Yirmibeşoğlu. Bugünün işi mi? Erhan Tuncel ile Sedat Peker’i kim ortak yapar? Bu sorunun cevabını bana verin. Erhan Tuncel kim? Sedat Peker’e Erhan Tuncel’i kim emanet eder? Bireylerden değil bir sistemden bahsediyorum. Erhan Tuncel yıllardan beri bu ülkenin en önemli meselelerinden birisi olan Hrant Dink cinayetinin azmettiricisi gözükmüyor mu? Hangi anlayış emanet eder?” diye konuştu.

'KAYNAKLARINI KURUTACAĞIZ'

Türkiye’ye yönelik operasyonlarda kullanılan tüm suç örgütlerinin üzerine gittiklerini, uyuşturucu ve diğer para kaynaklarını kurutmaya kararlı olduklarını ifade eden Soylu, bu konuda sonuna kadar gideceklerini söyledi.

‘EKEN VE EYMÜR GİBİ TİPLER…’

“Korkut Eken gibi tipleri sevmediğini”, geçmişte yaptıkları görevlerden dolayı “Cevat Öneş, Mehmet Eymür gibi tiplerin bugün hala söz söylemelerinin devlet adabıyla uyuşmadığını” vurgulayan Soylu, “Devlet bana bir sır emanet etmiş. Eğer ben hukukun dışında bir iş yapmışsam, yaptığım işin peşine takılmam. Eski abilerimizin bizi bir şeyin önüne atıp, devletin savcılarını göreve davet etmesine katılmıyorum” dedi.

Mehmet Ağar’la da siyasi yaşamında hep rakip olduklarını vurgulayan Soylu, “Sayın Ağar’ın marinada görev alması doğru mu? Mehmet Ağar’ın bir marinada görev alması doğru değil, ben olsam 48 saat içinde ayrılırım. İçişleri Bakanı olarak söylüyorum. Bu tip insanlar bir yerde bulunduğu zaman bunları bu meselenin üzerinden yormak kolaydır” değerlendirmesinde bulundu.

'DAYISININ YERİNE GELİNCE SİLAHLI ADAMLAR BASTI'

Genel Merkez tarafından Mehmet Ağar'ın dayısı Yalçın Akçadağ’ın yerine il başkanı olarak atandığını anlatan Soylu, “Tam 5.5-6 ay benim ilimi silahlı adamlar bastı. 3 ay belimde silah, arkadaşlarımla beraber. Ben sosyeteden gelmiş bir adam değilim. Kimseye sırtımı dayamadım bugüne kadar. Orada üç ay boyunca Tansu Hanım 'Allah'ını seversen burayı bırakma' dedi. İçeri girdiler, silahlı çatışmalar oldu” ifadelerini kullandı.

Soylu programda gazetecilerin sorularını yanıtlarken şu bilgileri verdi:

“Bir organize suç şüphelisinin, suçlusunun, yıllarca Türkiye’de herkesin bildiği, tanıdığı, hayatının nereden geldiği belli olan bu ismin iftiraları, iddiaları saçmadır. Bu iddialarla muhatap değiliz, bunu doğru bulmuyoruz. İddiaları ve iftiraları devleti hedef alıyor. Türkiye'ye güya kendi adına bir vesayet ortaya koymaya çalışıyor, neredeyse herkese 'ipiniz elimde' diyor. Ve bir sessizlik hakim. 

TÜRKİYE’YE OPERASYON

“Bugün Kuzey Suriye'de bir devlet kurulmaya çalışılıyor. Suriye'nin içerisinde ABD'nin üsleri 6'dan 14'e çıktı. 2020 ve 2021'de. Bir taraftan bütün bunlar sağlanırken Türkiye'ye karşı bir ekonomik saldırı var. Bunu hep beraber yaşadık. Türkiye dağılsın, ekonomik olarak küçülsün, hareket kabiliyeti olmasın... Bizim istediğimiz bir anayasası olsun. Türkiye, Suriye, Lübnan, Irak gibi ülkelerin konumuna düşsün. 17-25 Aralık, 6-7 Ekim, 15 Temmuz... Bütün süreçlerin içerisinde Türkiye bir operasyona tabi tutuluyor. Dikkat ederseniz Türkiye'nin faizi 4-4.5'tu. Bugün 20 seviyelerinde. Burada Türkiye'nin üzerine getirilmeye çalışılan tam da budur. Bu bir operasyondur. Hedef Türkiye’dir. ABD’ye Türkiye’ye operasyon yaptırmayacağız.”

‘FG’ PLAKALI ARAÇ

“Bir yalan makinesiyle karşı karşıyayız. ‘FG’ plakalı araç konusu. ‘Bu arabayı kiraladım’ diyor. 2014’te kullanılıyor. Plakasının (34 FG 0202) 01 olmamasının sebebi nedir? Fetullah Gülen’e ayıp olmasın diye. Bugün sabah komiser yardımcısı ile emniyet görevlisini açığa aldım. Bu suç örgütüyle ilişkide bulunan herkes bedelini ödeyecektir. Hiç kimse bunun aykırısında bir şey düşünmesin. Bedelini ödeyecektir. 

İSTİFAYI HİÇ DÜŞÜNMEDİM

“İstifa etmeyi hiç düşünmedim. Ben Türkiye’de en çok istifası istenen adamlardan bir tanesiyim. Parlamento sistemi içinde en çok gensoru verilen adam benim. Bir deli kuyuya taş atmış. Yarın bu deli çıkar derse ki, ‘Ben sadece onu değil, şunu da şunu da’ dedikten sonra. ‘Ben Süleyman Soylu’ya 5 milyon dolar para gönderdim’ diyebilir mi?

 Der. ‘Ben 20 yıldır buna yatırım yaptım’ diyor. Hayatımın hangi noktasında var? CHP, ben böyle adım atınca 'bu yetmez' diyor. Ben savcılığa başvurdum. İddiaların araştırılmasını istiyorum, soruşturacaklar. Ben de gideceğim, anlatacağım.

‘İŞKENCE İLE İLGİLİ TESPİT YOK’

“Türkiye’de işkence ile ilgili tespit yok. Kötü muamele ile ilgili tespit var. O nerede biliyor musunuz, uyuşturucu örgütleriyle mücadelede. Ben 'bacaklarını kırın' dedim ya, benden kaynaklanıyor. Uluslararası Af Örgütü 4.5 yılda benim önüme işkence ile ilgili hiçbir şey koymadı.

‘BBC TÜRKÇE DEZENFORMASYON KANALI’

“Bir sürdürülebilir dezenformasyon süreciyle karşı kaldığımızı söyleyebilirim. Şuna bakar mısınız? BBC Türkçe dezenformasyon kanalıdır. Çalışma Bakanlığı’ndan beri takip ediyorum. Bunun için dostum olan İngiltere İçişleri Bakanı’nı defalarca aramış kişiyim ben. Bakın burada bir yanlışlık var, burada dezenformasyon yapıyor Türkiye’de. Bunu kendi bakanlıklarıma sokmadım, sokmayacaksınız. Bununla karşılaşmayacaksınız.

‘DAVUTOĞLU MYK’YI DİNLETTİ’

“Ahmet Davutoğlu’nun ağzından, Ak Parti Genel Başkanı ve Başbakan olduğu dönemde, 7 Haziran seçimleri öncesindeki bir MYK toplantısında ‘Biz HDP ile anayasa yapabiliriz’ diye bir cümle çıktı. Hepimiz baktık. Seçim geçtikten sonra Ak Parti çoğunluğu elde edemedi, tek başına iktidar kurabilme kabiliyeti oluşmadı. Büyük bir mücadele başladı. Bir taraftan HDP ile anayasa yapabilme kabiliyeti ortaya koyan birisi. Diğer tarafta bizler. Sonra CHP ile koalisyon görüşmeleri başlatıldı. Burada amaç Recep Tayyip Erdoğan’ı etkisizleştirmek, onu külliyede enterne edip, hareketsiz halde bırakmak, ABD’nin Avrupa üzerinden uyguladığı politikayı Türkiye’de hakim kılmaktı. Bunun doğru olmadığını söyledik. Tartışmalar o kadar şiddetli oluyordu ki, bir ara Sayın Davutoğlu, tam anlamıyla dengesi kayboldu, ‘Hepinizin odalarında neler konuştuğunu dinletiyorum’ dedi. MYK üyelerine söyledi bunu. Biz donduk, arkadaşlarımızla birbirimize baktık.” 

SETA’DA BÖLÜCÜ PLAN

“1 Kasım seçimlerinden sonra bu mücadele devam etti. Ahmet Davutoğlu’nun etkili olduğu think-tank kuruluşlarından birisine (SETA) bugün HDP’nin eş başkanlarından Mithat Sancar getirildi. Bir şey söyledi orada. Özeti şu: Bir, Apo içeriden çıkacak. İki, Kuzey Suriye’de bir devlet kurulacak. Üç, Türkiye’de özerk bir anayasa yapılacak. Ki biz bunu daha sonra CHP, İYİ Parti, HDP’nin kendi içerisinde gördük. Söz konusu açıklama SETA’da yapıldı.

PEKER'İN DOSYASI KAPATILMIŞ

“Bu kadar cürümün içerisinde olan bir kişi tecavüz etmiş bir kıza. Karakola gidiyor, kız teşhis ediyor, ‘Budur’ diyor. Dosya orada kapanıyor. İddia yok belge var. Tecavüzden dolayı karakola götürülen Sedat Peker. Netice itibarıyla orada her şey kapatılıyor. Ak Parti Türkiye’de mafyayı bitirdi. 355 suç şebekesini çökerttik, 393 uyuşturucu çetesi çökerttik. Eğer siz buna yalan derseniz ben her şeyi kabul edeceğim. “

PEKER’İN KORUMALARI

“DHKP/C’nin Sedat Peker’i tehdit ettiği ifade ediliyor. 16 Ocak 2015’te ‘Ben koruma istemiyorum’ diyor, 26 Ocak’ta ‘Ben istiyorum’ diyor. Tekrar komisyon toplanıyor, istihbarat ve terör bir araya geliyor ve kendisine koruma veriliyor. Şimdi şu adam, Nurettin Demir. Nurettin Demir Kadıköy eski ilçe emniyet müdürü. Kardeşi DHKP/C ile iltisaklı. İstanbul’da her dönem kimlere koruma verildiğini bilemeyebilirim. Yakın koruma, tehditlere yönelik korumalar, il emniyet tehditleri belirler. Bu riskli bir iştir. Benim dönemimde koruma 5 bine düştü. Bunun yüzde 40’ı da hakim ve savcılardır. Öğrendiğimde ne oldu? Başında ben bu korumayı verir miydim? Vermezdim. Öğrendiğimde 2018’in ortalarıydı. İstihbarat Başkanı ‘Bir operasyondayız, biraz sabredin’ dedi. ‘Biz bunları dinliyoruz, bir iş üstündeler, ne olursunuz sabredin’ dedi. Netice itibarıyla biraz sabrettik, sonra da aldık onları.”

YARGI ÇAĞIRSIN 10 BİN DOLARI AÇIKLAYAYIM

“10 bin dolar meselesi... 10 bin dolar meselesinde savcıya konuşacağım. Bu kişi siyasetçidir. Biraz daha ötesi var. Ben yargıya başvurdum değil mi? Yargı beni çağıracak. Ben şunları söyleyeceğim. ‘Bu suç örgütü lideri dosyası, Bursa'daki şu olayda, siz hazırladınız, 9+9 kişi tutuklandı. Bu dosya niçin ayrıldı? Niçin yakalama çıkarmadınız?’ Ankara'da bunu söyleyeceğim. İstanbul'da 2018'de başlayan soruşturma, 2019 Kasım ayında suç örgütü elebaşı yurt dışına çıktı. Emniyet'ten dosya fezlekeyle adliyeye gitti. Adliyeden üç gün sonra yurt dışına çıktı. O tarihten, bundan 3 ay öncesine kadar İstanbul Emniyet Müdürü 'bu dosyayı ne yapacağız' dediği zaman 'gereğini yerine getirin' dedim. İşlem niçin yapılmadı? Bunun sorumlusu ben değilim. Ben bu meselenin nasıl olduğunu, hukuki izahatını isteyeceğim.”

DİFÜZYON ENGELİ

“İçişleri ve Adalet Bakanlığı Peker’le ilgili mücadele ettik. Difüzyon denilen bölüme aldılar. Biz FETÖ’cüleri kırmızı bültenle arayamıyoruz. Müracaat ediyoruz, difüzyon bölümüne alıyor, ondan sonra da ‘ilgisizdir’ deyip geçiyor. Arkadaşlarımız ‘bu yanlıştır’ diye söylemelerine rağmen.”

KOKAİN ROTASI

“Kolombiya meselesini şöyle ifade etmek isterim. Bir, ne zaman Kolombiya'da tweet atıldı? 10 Haziran'da. Kolombiya'dan Mersin Limanı’na gitmekte olan bir şey yakaladık. Biz ne yapmışız? Pandemi var mı, var. Hemen irtibat kurduk. Dışişleri, Ticaret Bakanlığı ile. Biz adamlara ancak 25'inde ulaşabildik. Bu nedir dedik. Karşılıklı video konferans yapıldı. Dediler ki, Balkanlar grubunun işidir bu. Balkanlarda bu işleri kimler yapıyorlar? Bunu niye soruyorlar? Buradan nereye uzanacağımızı anlamak istiyorlar. 1.5 ton uyuşturucuyu kaç yılda yakaladığımızı biliyor musunuz? Tam üç yıl takip ettiğimiz operasyon. Toplam 3 yıl. Burada nereye geleceği, kime, nasıl geleceği, bütün bunlarla ilgili soruşturmalar. Kendi değerlendirmelerimiz sonucu gittiğimiz bir istikamet var. 

Panama meselesi... Yük İtalya'ya gidecek. Gemi gitmiyor, konteyner iniyor, üç gün bekliyor. Oraya mı gidecek, Türkiye'ye mi gelecek? Bunun soruşturmasını yapıyoruz. Almanya'da 27 Şubat'ta kokain yakalandı. Kokain rotasını Balkan limanlarına ve Ukrayna'ya taşımak istiyorlar. Biz mesela Van'ı basarız. Hakkari'ye deriz ki 'dikkat edin rota size dönebilir'. Biz 20 ton eroin yakaladık. Amerika, Afganistan'ı işgaliyle birlikte 380 bin dekara çıktı. Biz hem hedef hem transit ülkeyiz. Cumhuriyet tarihinin en büyük uyuşturucu mücadelesini ortaya koyduk. Türkiye'nin sentetik uyuşturucusu Belçika ve Hollanda'dan gelir Arap ülkelerine gelir. Bunlar bilinmez işlermiş gibi, esrarengiz bir şekilde ortaya koyup, Türkiye'yi böyle bir tabloyla karşı karşıya koymak vatanseverlik mi? Türkiye'de bugün Ak Parti hükümeti geldiği günden itibaren, Avrupa bizi övüyor, 'Bu mücadeleyi Türkiye yapıyor' diyor.”

DOĞU AKDENİZ, LİBYA, KARABAĞ BİZİM ABD'YE YANITIMIZDIR

“Türkiye Cumhuriyeti Devleti güçlü bir devlettir. Bunu klişe cümle olarak söylüyor değilim. Yaptıklarımız ortada. Doğu Akdeniz’de, Libya’da biz varız. Karabağ’da biz varız. Suriye’de biz varız. Kuzey Irak’ta biz varız. Bunların her biri Türkiye’nin rüyasında görüp de inanmayacağı adımlardır. 15 Temmuz’da ABD’nin, FETÖ’nün bize yaptıklarına karşı attığımız adımlardır. Bu suç örgütü lideri Türkiye Cumhuriyeti’nden özür dileyecek, gelecek adalete teslim olacak, cezasını çekecek. 

'BYLOCK KONUŞMALARINDA GEÇİYOR'

“Çıktıktan sonra etrafındaki şebekelerle hiçbir irtibat kurmayacak. Cezasını çekecek, bu bedeli ödeyecek. Bir taraftan FETÖ'ye burada methiyeler dizeceksin öyle mi? Çocuklarını mürebbiyeye verdin dedim. Daha da ötüsü var. ByLock konuşmalarını biliyoruz. Onun için nelerin ifade edildiğini tek tek biliyorum.”

KUTLU ADALI CİNAYETİ

“Peker’in kardeşinin alınmasının sebebi Kutlu Adalı cinayeti değil, yapılan ihbarla, ruhsatsız tabanca sebebiyle alındı. (Kutlu Adalı cinayeti) Tam da bunun için alınması lazım. Bugün bunun için, alınması için Emniyet Genel Müdürlüğüne, KOM Dairesine yazı yazdırdım. Benim mi yazdırmam lazım. Resen devreye girilmesi lazım değil mi? Bizim dönemimizde, AK Parti döneminde Hablemitoğlu ki o da FETÖ’nün işi, onun dışında bir faili meçhul cinayet yok.”