Önce Emin Çölaşan’ın yazısındaki Masonlukla ilgili bölümü okuyalım:
“Sevgili okuyucularım, Masonluk ilginç bir dünyadır. Ya da dışarıda olanlara öyle görünür. Pek çok şeyi gizli tutulur, loca toplantılarında özel giysiler giyilir, ilginç törenleri vardır, ast üst ilişkileri sağlamdır.
Masonlar kıdem sırasına göre rütbe kazanır ve her rütbenin ayrı simgeleri, bize yabancı gelen ayrı unvanları vardır
Bildiğim kadarıyla en büyük özelliği Tanrı’ya inanırlar. Onu “Evrenin ulu mimarı” olarak adlandırırlar. İçlerinde din ayrımı yapılmaz. Tanrı’ya ve belli ilkelere inanan herkes, çeşitli soruşturmalardan geçtikten sonra mason olabilir.
Mason localarında siyasi tartışma yapılmaz. Particilik yoktur ve kesinlikle yasaktır. Ama masonlar genelde laik, yurdunu seven, Atatürk ilkelerine bağlı, ülkenin bütünlüğüne sahip çıkan insanlardır. Bu bilgileri verince benim mason olduğumu sanmayın. Kesinlikle değilim, hiçbir zaman olmadım (Çölaşan masonlara övgüde bir hayli cömert olduğunun farkında görüldüğü gibi.)
Masonluk bir dernektir. Cemiyetler Kanunu uyarınca çalışır ve her açıdan bulunduğu ülkenin yasalarına tabidir.
Bizde şeriatçı kesim ve sağ iktidarlar, bir sürü abartılı ve yalan nedenler uydurarak masonlardan nefret eder.”
Emin Çölaşan, Mason Locasında Kavga Var, Sözcü gazetesi, 26 Ocak 2012
**
Çölaşan’a göre Masonlar laik, yurdunu seven, Atatürk ilkelerine bağlı, ülke bütünlüğüne sahip çıkan insanlar.
Şeriatçı kesim ve sağ iktidarlar bir sürü abartılı ve yalan nedenler uydurarak masonlardan nefret eder. Ülkeyi onlarca yıl yöneten Süleyman Demirel’i düşündüğünüzde Çölaşan’ın söyledikleri kara mizah türünden.
Özcesi siz Atatürkçü, Cumhuriyetçi, yurtsever ve ulusalcıysanız masonları desteklemelisiniz, yoksa şeriatçılarla aynı saflarda olursunuz diyor Çölaşan.
O zaman Çölaşan, Mustafa Kemal Atatürk’ün Mason Localarını neden kapattığını da lütfedip açıklar mı?

Ali Rıza Üçer
İLK KURŞUN