Çarşıda, pazarda, süpermarketlerde sıkça görülen bir manzara var artık: İnsanlar yüksek derecede bulaşıcı olduğu bilinen yeni tip koronavirüsten korunmak için, giderek artan oranda sadece maske değil, eldiven de kullanıyorlar. Dünyanın dört bir yanındaki eczane ve marketlerde tek kullanımlık eldivenler haftalarca yok sattı. Bu eldivenleri kullanmanın hastalıktan korunmak için oldukça bariz bir yöntem olduğu düşünülebilir. Sonuçta bu virüs, sadece yakınınızda birinin öksürmesi ya da hapşırması ile, yani damlacık yoluyla değil, aynı zamanda yüzeylere temas yoluyla da bulaşabiliyor.

İkinci durumda, eğer üzerinde patojen, yani hastalığa neden olan bir organizma bulunan bir yüzeye dokunursanız, bunlar elinize bulaşıyor. Ve bu elinizle yüzünüze, gözünüze, burnunuza ya da ağzınıza dokunmanız durumunda, virüsler vücudunuza girip sizi hastalandırabiliyor.

Tek kullanımlık eldivenler, doktorlar ve paramedikler tarafından kan ya da diğer vücut sıvılarından kaynaklanan bulaşları engellemek için kullanılıyor olsa da eldivenlerin virüs veya bakterilerden koruma süresi oldukça kısa. Bunun sebebi, tek kullanımlık eldivenlerde geçirgen bir yapının olmasının yanı sıra uzun süreli kullanımda patojenlerin yüzeyi kaplamasının kolay olması.


Doktorların ve sağlık ekiplerinin tek kullanımlık eldiven kullanımından hemen sonra ellerini dezenfekte edip dikkatli bir şekilde temizlemesinin en önemli sebeplerinden birisi de bu. Yani çok açıkça, tek kullanımlık eldivenlerin hijyen kurallarına uymanın yerini tutacak bir şey olmadığı söylenebilir.

Doğru el hijyeni ve enfeksiyondan korunma aslında çok zor değil: Kirli olan elinizi sabunla en az 30 saniye yıkarsınız. Ardından kurularsınız ve eğer gerekliyse alkollü sıvı ile dezenfekte edersiniz. Dezenfektan kuruduktan sonra kremle nemlendirirsiniz.

YANILTICI KORUMA
Tek kullanımlık eldivenlerin yapısında olan vinil, lateks ve nitril kauçuk, bir sterilizasyon hissi verebilir ancak bu his yanıltıcıdır. Bu eldivenlerle alışveriş yaparken yüzünüze dokunmamak gerek. Ama insan kazayla da olsa yüzüne dokunabiliyor.

Dikkat edilmesi gereken bir nokta da şu: Eğer tek kullanımlık eldivenlerle elinizi pantolonunuzun cebine sokarsanız ya da cep telefonunuza dokunursanız, farkında bile olmadan bu eldivenlerin üzerindeki patojenleri büyük bir bölgeye bulaştırmış olursunuz. Virüs için, yüzünüze çıplak elle dokunduğunuzda mı, yoksa tek kullanımlık eldivenle dokunduğunuzda mı vücüdunuza girdiğinin bir önemi yok.



"GENİŞ ÇAPTA BİR HİJYEN KARMAŞASI"
Bu sebeplerden ötürü, doktorlar sürekli olarak tek kullanımlık eldivenlerin yarattığı yanıltıcı korunma duygusu konusunda uyarıyor ve hatta bu duygunun enfeksiyon riskini artırabileceğini belirtiyor. Riski artırabilecek olmasının nedeni, eldiveni giydiğinizde cildinizin çok daha kolay bir şekilde terlemeye başlaması. Bu sıcak ve nemli ortam, her türden bakteri ve virüs için uygun çevreyi sağlıyor. Almanya'nın kuzeyindeki Bremervörde kentinde çalışan doktor Marc Hanefeld, "Kamusal alanda cerrahi eldiven giymeyi bırakın. Bu geniş çapta bir hijyen karmaşasıdır" uyarısını yapıyor. Hanefel, "Bakteriler eldivenin altındaki sıcak ve nemli ortamda özgür bir şekilde çoğalabiliyorlar. Ve eldivenleri çıkardıktan sonra eğer dezenfektan kullanmazsanız, elleriniz bir lağıma dönüşüyor. Tebrikler!" diyor.



Dahiliye ve akciğer hastalıkları uzmanı doktor Jens Mathews de benzer bir görüşe sahip. Alman kamu radyosu SWR3'e verdiği söyleşide Mathews, tek kullanımlık eldivenleri "koronavirüs için bir torbaya" benzetiyor. Mathews'e göre, bu eldivenler elleri korumak bir yana, virüsün daha fazla çoğalmasını sağlıyor. Zira yeni yıkanmış bir ele oranla tek kullanımlık eldivenler kısa süre içerisinde çok daha fazla bakteriyi yüzeyinde toplama özelliğine sahip.

Bilim insanı doktor Jacquelyn Gill de, insanların tek kullanımlık eldivenlerin nasıl kullanılacağına dair ilgili sağlıklı bilgiye ihtiyacı olduğunu bir market alışverişi sırasında gözlemlemenin mümkün olduğunu söylüyor. Gill, "Kendini öldürücü kimyasallardan korumak için eldiven giyen bir bilim insanı olarak size bazı önerilerde bulunmama izin verin. Eğer elinizde eldiven varsa ve bir yere dokunduysanız onu kirlenmiş olarak kabul edin. Bu tek kullanımlık eldivenleri, yüzünüze, arabanızın kapısına ya da herhangi bir yüzeye dokunmadan önce çıkarıp atabileceğiniz derinizin üst katmanı olarak düşünün" diyor.



Avusturya Hastane Hijyeni Cemiyeti'nde yönetici olan Prof. Dr. Ojan Assadian da tek kullanımlık eldivenlerin yanlış kullanımı konusunda uyarıyor. Alman pflegenonline.de web sitesine konuşan Assadian, "Bu eldivenlerin tıbbi olarak eğitimden geçmemiş kişiler tarafından günlük kullanımını önermiyorum. Çünkü bu eldivenleri çıkarırken herhangi bir mikroorganizmanın elinizde kalmasını engellemek için belli bir düzeyde eğitim ve deneyim gerekli. Eldiven giyenler, aslında ellerine, bileklerine, kollarına ya da kıyafetlerine dokunmamalılar" uyarısında bulunuyor.

DOĞRU ÇIKARMA
Kendisini ve çevresindekileri koronavirüse karşı korumak isteyen kişilerin el hijyenini sağlamak için alacağı koruyucu önlemler şunlar: Ellerini sabunla yıkamak, mesafeyi korumak ve evde kalmak. Hâlâ tek kullanımlık eldiven giymek isteyen var ise eldiveni düzgün kullanmaya gayret etmesi ve asla ki çoğu kez bu yapılıyor dikkatsizce sağa sola fırlatmaması gerekiyor. Dikkatsizce eldivenini sağa sola atmak veya bilerek alışveriş arabasında bırakmak, ihmalkârlık olduğu kadar kamusal zarar da içeriyor. Almanya'da, verileri resmi olarak baz alınan Robert Koch Enstitüsü'nün önerisi basit: Tek kullanımlık eldivenler de tıpkı yüz maskeleri gibi, kullanımın ardından ağzı bağlı bir torbayla, geri dönüşüm olmayan bir çöp kutusuna atılmalı.